top of page

İnfaz Hâkimliğine Şikâyet ve İtiraz: Süreler, Dilekçe ve Hak Arama

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
26 Eki
6 dakikada okunur

Cezaevinde verilen bir disiplin cezasına, açık cezaevine ayrılmanın reddine veya bir infaz işlemine karşı hak aramak mümkündür. Ancak kurum müdürlüğüne yapılan talep, infaz hâkimliğine şikâyet ve hâkim kararına itiraz aynı işlem değildir. Doğru kararın, doğru süre içinde ve somut belgelerle denetlenmesini istemek gerekir.

Bu rehber, 26 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilen 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu esas alınarak hazırlanmıştır. Amaç, hükümlülerin, tutukluların ve yakınlarının ilk adımı doğru atmasını sağlamaktır. Başvuru yolunun seçimi, eldeki belgenin hangi makam tarafından ve hangi kanun hükmüne dayanılarak düzenlendiğine göre yapılmalıdır.

İnfaz hâkimliği hangi sorunları inceler?

İnfaz hâkimliği; cezaevine kabul, barındırma, beslenme, sağlık hizmetlerine erişim, dışarıyla ilişkiler ve çalıştırma gibi konulardaki işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri inceler. Açık cezaevine ayrılma, izin, sevk, nakil ve tahliye işlemleri ile disiplin tedbirleri ve cezaları da görev alanına girebilir. Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kararlarına karşı şikâyetleri ve kanunun kendisine verdiği diğer infaz işlerini de ele alır.

Örneğin tedavi talebinin gerekçesiz reddedildiği, bir kitabın somut gerekçe gösterilmeden teslim edilmediği veya açık cezaevine ayrılma şartlarının yanlış değerlendirildiği ileri sürülebilir. Her başvuruda işlem, işlem tarihi, kararı veren makam ve hukuka aykırılığın nedeni belirlenmelidir. “Cezaevindeki bütün uygulamalardan şikâyetçiyim” biçimindeki genel bir anlatım, hangi işlemin denetlenmesinin istendiğini açıklamakta yetersiz kalabilir.

İnfaz hâkimliği mahkûmiyet hükmünü yeniden yargılayan bir makam değildir. Suçun işlenmediği, delillerin yanlış değerlendirildiği veya hükmün bozulması gerektiği iddiaları ile kesinleşmiş cezanın uygulanışına ilişkin sorunlar ayrılmalıdır. Kanunun başka bir yargı merciine bıraktığı konularda o mercie ilişkin kurallar geçerliliğini korur. Görev sınırları 4675 sayılı Kanun'un 4. maddesinde düzenlenmiştir.

Şikâyet süresi 15 gün mü, 30 gün mü?

4675 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki şikâyet yolunda iki sınır birlikte bulunur: Karar, işlem veya faaliyetin öğrenilmesinden itibaren 15 gün ve her hâlde yapıldığı tarihten itibaren 30 gün. Bu süreler birbirine eklenerek 45 günlük başvuru süresi oluşturmaz. Öğrenme tarihi ile işlemin yapıldığı tarih ayrı ayrı kaydedilmeli ve her iki sınır gözetilmelidir.

İşlemden çok sonra haberdar olunduğunda, tebligat veya öğrenme tarihi tartışmalıysa ya da devam eden bir faaliyet söz konusuysa süre değerlendirmesi daha dikkatli yapılmalıdır. Bu tür durumlarda yalnızca sözlü bilgiye güvenilmemeli; karar, tebliğ belgesi, kurum kayıtları ve önceki başvurular incelenmelidir. Süre geçmiş olabileceği düşüncesiyle belge toplamaktan vazgeçmek de doğru değildir.

Kurum idaresinden açıklama istemek veya başka bir kuruma şikâyet göndermek, kanuni başvuru süresinin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. İdarenin yanıtını beklerken yargısal başvuru süresini kaçırmamak gerekir. Acil durumda, mevcut belgeler ve öğrenme tarihi açıklanarak süresinde başvurulması; elde bulunmayan kayıtların ilgili makamdan istenmesinin talep edilmesi önem taşır.

Kimler başvurabilir ve dilekçe nereye verilir?

Kanun, kendisiyle ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutukluya başvuru hakkı tanır. Ayrıca eşi, annesi, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi ve ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu da maddede sayılan başvuru sahiplerindendir. Yakınların başvuru hakkı, her dosya belgesine sınırsız erişim veya her işlemde hükümlünün yerine karar verme yetkisi anlamına gelmez.

Şikâyet doğrudan infaz hâkimliğine sunulabilir. Cumhuriyet başsavcılığı ya da ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. Kanuna göre hâkimlik dışında yapılan bu başvurular hemen ve en geç üç gün içinde hâkimliğe gönderilir. Sözlü şikâyet tutanağa bağlanır ve başvurana bir sureti verilir. Dilekçenin teslim tarihini gösteren kayıt veya alındı belgesi saklanmalıdır.

Yetkili hâkimlik, işlemin niteliğine ve infazın gerçekleştirildiği yere göre belirlenir. Cezaevi idaresinin işlemlerine ilişkin şikâyetlerde kurumun bulunduğu yer önemlidir. Başvurunun yalnızca kişinin ikamet ettiği yerdeki herhangi bir mahkemeye hitaben hazırlanması yerine, işlem ve kurum bilgileri üzerinden görevli ve yetkili merci belirlenmelidir.

Dilekçede hangi bilgiler ve belgeler bulunmalı?

Dilekçe, başvuranın ve ilgili hükümlü veya tutuklunun kimlik bilgilerini, kurumunu ve biliniyorsa infaz ya da dosya numarasını içermelidir. Şikâyet edilen kararın tarihi ve sayısı, kararı veren makam, tebliğ veya öğrenme tarihi açıkça belirtilmelidir. Karar örneği yoksa hangi belgenin elde olmadığı ve nereden getirtilmesinin istendiği açıklanabilir.

Olaylar tarih sırasıyla ve somut biçimde anlatılmalıdır. Önce ne talep edildiği, kurumun hangi gerekçeyle nasıl cevap verdiği ve bu gerekçenin neden hatalı olduğu gösterilmelidir. Sağlık sorununda rapor ve sevk kayıtları; disiplin işleminde tutanak, savunma ve kamera kayıtları; açık cezaevine geçişte kurul kararı ve müddetname gibi konuya uygun belgeler önemlidir. Dosyayla ilgisiz çok sayıda belge eklemek açıklığı azaltabilir.

Talep kısmında hangi işlemin iptalinin veya hangi faaliyetin durdurulmasının istendiği anlaşılmalıdır. Bir kararın yeniden değerlendirilmesini istemek ile doğrudan tahliye talep etmek aynı değildir. Dilekçenin sonunda tarih, imza ve ekler belirtilmeli; başvurunun ve eklerin bir kopyası korunmalıdır. Eksik belge varsa onun getirtilmesi açıkça talep edilmelidir.

Başvuru yapınca kararın uygulanması durur mu?

Şikâyet, kararın veya işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. 4675 sayılı Kanun'un 5. maddesinde geçici durdurma veya erteleme için iki koşulun birlikte bulunması aranır: Giderilmesi güç ya da imkânsız sonuçların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Bu nedenle dilekçeye yalnızca “yürütme durdurulsun” yazılması yerine, somut zararın ve açık hukuka aykırılığın açıklanması gerekir.

Örneğin gecikmenin sağlık bakımından doğuracağı tehlike ileri sürülüyorsa tıbbi kayıtlar, beklenen işlem ve aciliyet birlikte sunulmalıdır. Talep kabul edilmedikçe mevcut yükümlülüklerin ortadan kalktığı varsayılmamalıdır. Özellikle denetimli serbestlikte başvuru veya itiraz yapıldığı düşüncesiyle imzaya gitmemek yeni sorunlara yol açabilir. Denetimli serbestlik yükümlülükleri ve ihlal sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Disiplin cezasına karşı savunmada nelere dikkat edilir?

Disiplin süreci, yalnızca cezanın sonucundan ibaret değildir. İsnadın açıklanması, savunma imkânı verilmesi, olayın delillerle değerlendirilmesi ve kararın gerekçelendirilmesi gerekir. 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesine göre savunma alınmadan disiplin cezası verilemez; savunma isteminin bildirilmesinden itibaren üç gün içinde savunma yapılabilmesine ilişkin düzenleme bulunur. Savunma ve şikâyet aşamalarının süreleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Savunmada olayın zamanı ve yeri, isnat edilen davranış, varsa sağlık veya güvenlik koşulları, tanıklar ve kayıtlar somutlaştırılmalıdır. Kamera kaydı gibi sonradan erişilmesi güçleşebilecek delillerin korunması ve getirtilmesi zamanında istenmelidir. Tutanakta yer alan bir bilginin yanlış olduğu düşünülüyorsa yanlışlık ve karşı delil açıkça gösterilmelidir.

Disiplin cezasına yönelik şikâyette infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra karar verir. Kanundaki koşullarla avukatla birlikte veya avukat aracılığıyla savunma yapılabilir. Disiplin cezasının iyi hâl ve koşullu salıverilme bakımından sonuçları olabileceğinden, yalnızca cezanın kısa sürmesine bakılarak önemsiz sayılmamalıdır.

Açık cezaevi ve iyi hâl kararına nasıl karşı çıkılır?

İyi hâl değerlendirmesi, kişinin kurum içindeki davranışları ve kanunda sayılan ölçütler üzerinden yapılır. Olumsuz kararda hangi olayın, hangi değerlendirme döneminin ve hangi ölçütün esas alındığı incelenmelidir. Eski bir disiplin cezasının varlığı, güncel değerlendirme gerekçesinin ve diğer kayıtların incelenmesini gereksiz kılmaz.

Şikâyette kurul kararının somut gerekçelerine cevap verilmesi yararlıdır. Eğitim ve iyileştirme programlarına katılım, kurum kayıtları, önceki değerlendirmeler ve mevcut cezanın infaz bilgileri konuya göre sunulabilir. “Sürem doldu, otomatik olarak çıkmalıyım” yaklaşımı, iyi hâl ve diğer kanuni koşulların ayrıca incelendiği durumları gözden kaçırır. Ayrıntılar açık cezaevine geçiş rehberinde açıklanmıştır.

Müddetname veya infaz hesabı yanlışsa aynı yol mu kullanılır?

Her infaz uyuşmazlığı tek bir süre ve tek bir başvuru başlığı altında değerlendirilmez. 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesi, çektirilecek cezanın hesabında veya cezanın kısmen ya da tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğinde duraksama bulunması hâlinde infaz hâkimliğinden karar istenmesini düzenler. Mahkûmiyet hükmünün yorumunda tereddüt veya sonradan yürürlüğe giren kanun nedeniyle lehe değerlendirme yapılması ise aynı maddede hükmü veren mahkeme bakımından ayrıca ele alınır.

Dolayısıyla bir müddetname sorunu ile bir disiplin kararına şikâyet, belgeleri ve dayanağı incelenmeden aynı kalıba sokulmamalıdır. Hatalı olduğu düşünülen tarih, suç tarihi, kesinleşmiş hüküm, mahsup süresi ve uygulanması istenen hüküm belirlenmelidir. Bu başvurularda da infazın otomatik durduğu varsayılmamalıdır. İnfaz hesabı ve müddetname rehberi, hesap kontrolünde gerekli bilgileri açıklar.

İnfaz hâkimliği kararına itiraz süresi ne kadar?

Güncel düzenlemeye göre şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı, infaz hâkimi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. İnternetteki eski metinlerde geçen yedi günlük süre, yeni kararlar bakımından kullanılmamalıdır. İki haftalık süreye geçiş, 7499 sayılı Kanun uyarınca 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır; eski kararlar yönünden geçiş kuralı ayrıca gözetilir.

İtirazı inceleyen merci, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesidir. Dilekçe, Ceza Muhakemesi Kanunu usulüne göre kararı veren hâkimlik üzerinden itiraz merciine gönderilmek üzere sunulur. İtirazda hâkimliğin karar numarası, tebliğ tarihi, hangi gerekçenin neden hatalı olduğu ve hangi sonucun istendiği belirtilmelidir. İlk dilekçeyi açıklamasız biçimde tekrar etmek yerine, ret gerekçesine ve değerlendirilmemiş delillere cevap verilmelidir.

Sık sorulan sorular

Şikâyetim kaç günde sonuçlanır?

Kanunda dosya üzerinden bir hafta içinde karar verilmesi öngörülür; ancak hâkim gerekli araştırmayı yapabilir ve bilgi veya belge isteyebilir. Bu nedenle her dosyanın mutlaka yedi gün içinde kesin olarak sonuçlanacağı söylenemez. Aciliyet varsa gerekçesi ve belgeleri başvuruda ayrıca gösterilmelidir.

Avukat tutmadan başvurabilir miyim?

Kanun, hak sahibi kişinin doğrudan başvurusuna imkân tanır. Bununla birlikte süre, görev, birden fazla karar veya infaz hesabı tartışması varsa hukuki yardım, talebin doğru kurulmasını sağlayabilir. Başvuru hakkının bulunması, dilekçenin süresiz veya belgesiz kabul edileceği anlamına gelmez.

Kitap, avukat görüşmesi ve sağlık sorunları da incelenebilir mi?

Bu konular infaz hâkimliğinin görev alanına girebilir; ancak somut işlem ve başvuru yolu incelenmelidir. Kitap ve notlara ilişkin AYM Bişar Bilen kararı ile avukat görüşmelerine ilişkin AİHM Benli/Türkiye kararı, hakların değerlendirilmesinde işlemin gerekçesinin neden önemli olduğunu gösteren ilgili incelemelerdir. Bir yüksek mahkeme kararının varlığı, mevcut dosyadaki başvuru sürelerini bekletme gerekçesi değildir.

Kaynaklar ve ilgili rehberler

Sağlık ve özel yaşam koşulları nedeniyle cezanın uygulanışının değiştirilmesi talepleri için infazın ertelenmesi ve konutta infaz rehberini inceleyebilirsiniz. Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyada karar türü, tebliğ ve öğrenme tarihleri ile uygulanacak özel hükümler birlikte değerlendirilmelidir.

Bu konudan sonra ne okuyabilirsiniz?

Tüm başlıklara ve sorunuza uygun başlangıç noktasına İnfaz Hukuku Rehberi üzerinden ulaşabilirsiniz.

© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page