İnfazın Ertelenmesi ve Konutta İnfaz: Hastalık, Yaş, Hamilelik ve Başvuru
Hapis cezasıyla karşılaşan kişiler “cezam ertelenebilir mi?”, “hastalığım nedeniyle evde kalabilir miyim?” veya “çocuğuma bakacak kimse yok, ne yapabilirim?” sorularını sıklıkla sorar. Bu durumlar için tek bir başvuru yolu yoktur. İnfazın geri bırakılması, hükümlünün isteğiyle erteleme, konutta infaz ve gece ya da hafta sonu infaz birbirinden farklı şartlara ve karar mercilerine bağlıdır.
Bu yazı 26 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilen 5275 sayılı Kanun esas alınarak hazırlanmıştır. İlgili koşulun bulunması, her durumda otomatik kabul anlamına gelmez. Talebin doğru hükme dayanması, gereken rapor ve belgelerle desteklenmesi ve yazılı kararın takip edilmesi gerekir.
Erteleme, konutta infaz ve cezanın ertelenmesi aynı şey mi?
İnfazın ertelenmesi veya geri bırakılmasında cezanın yerine getirilmesine bir süre başlanmaz ya da ara verilir. Konutta infazda ise hapis cezası, infaz hâkimince belirlenen özel usulle evde yerine getirilir. Hafta sonu veya gece infazında hükümlü belirlenen zamanlarda ceza infaz kurumunda bulunur.
TCK m.51’deki hapis cezasının ertelenmesi ise mahkûmiyet hükmü kurulurken değerlendirilen başka bir kurumdur. Kesinleşmiş ilam geldikten sonra infaz savcılığına yapılan erteleme talebi, mahkemenin vermediği TCK m.51 kararını kendiliğinden oluşturmaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik de bunlardan ayrı değerlendirilir.
Bu ayrım pratik sonucu belirler: “Cezaevine girmeyeyim” şeklindeki genel bir dilekçe yerine, sağlık nedeniyle geri bırakma mı, ailevi nedenle süreli erteleme mi, yoksa konutta infaz mı istendiği açıkça gösterilmelidir.
Hastalık nedeniyle infaz hangi durumlarda geri bırakılır?
5275 m.16, akıl hastalığı, diğer hastalıklar ve ağır hastalık veya engellilik nedeniyle hayatını yalnız sürdürememe hâllerini ayrı düzenler. Akıl hastalığına tutulan hükümlü için cezanın infazının geri bırakılması ve kanunda gösterilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi gündeme gelir. Bu kurumda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
Diğer hastalıklarda kural, tedavinin resmî sağlık kuruluşlarının hükümlülere ayrılan bölümlerinde sürdürülmesidir. Buna rağmen infaz kişinin hayatı için kesin tehlike oluşturuyorsa iyileşinceye kadar geri bırakma söz konusu olur. Yalnız kronik hastalık tanısı bulunması, bu koşulun mutlaka oluştuğunu göstermez; hastalığın ağırlığı, tedavi imkânı ve infaz koşullarındaki etkisi değerlendirilir.
Maddenin altıncı fıkrası, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını tek başına sürdüremeyen ve toplum güvenliği açısından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen kişiler için ayrıca imkân tanır. İşlevsel durumun raporda açıklanması, yalnız hastalık isimlerinin sıralanmasından daha belirleyicidir. Sağlık nedeniyle geri bırakma: 5275 m.16.
Hangi sağlık raporu gerekir, kararı kim verir?
M.16/3 uyarınca karar, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen veya Bakanlığın belirlediği tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verilir. Özel hastaneden alınan rapor veya tek hekim notu, sağlık durumunu belgeleyebilir; fakat kanundaki nihai rapor usulünün yerine kendiliğinden geçmez.
Başvuruda epikrizler, tetkikler, ilaç listesi, ameliyat ve yatış kayıtları, kişinin günlük yaşam desteği ihtiyacı ve cezaevinde tedavinin neden yetersiz kalacağına ilişkin somut bilgiler sunulmalıdır. Yetkili rapor sürecinin başlatılması açıkça istenebilir. Acil sağlık ihtiyacında rapor işlemi beklenirken muayene, tedavi ve sevk talepleri de ayrıca takip edilmelidir.
Geri bırakma süresince kalınacak yer ve karardaki yükümlülükler önemlidir. Sağlık durumu raporda belirtilen sürelerde; süre yoksa birer yıllık dönemlerde yeniden değerlendirilir. Koşulların ortadan kalkması veya yükümlülüklere aykırılık kararın kaldırılmasına yol açabilir.
Hamilelik ve doğumdan sonraki dönem
5275 m.16/4’e göre gebe olan veya doğumundan itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınlar yönünden hapis cezasının infazı geri bırakılır. Çocuğun ölmesi veya annesinden başka birine verilmesi hâlinde kanun, doğumdan itibaren iki ay geçince infazın yapılmasını düzenler.
Bunun da istisnası vardır: Kapalı kuruma girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmelerine altı yıldan fazla kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar bakımından m.16/5 özel düzenleme içerir. Bu kişilerin ilgili dönemi kurumda uygun yerlerde geçirmesi öngörülür. Bu nedenle hamilelik bilgisi kadar infazın aşaması ve dosyanın diğer koşulları da önemlidir.
Gebelik raporu, doğum belgesi, çocuğun durumu ve ilgili kayıtlar başvuruya eklenmelidir. Başvuru yapılmasıyla otomatik olarak bütün çağrı ve teslim işlemlerinin askıya alındığı düşünülmemeli; kararın verilip verilmediği takip edilmelidir.
Ağır hasta veya engelli çocuğu bulunan kadın hükümlü
M.16/A; toplam on yıl veya daha az hapis cezası olan ya da adli para cezası hapse çevrilmiş kadın hükümlü için özel bir erteleme yolu düzenler. On sekiz yaşını doldurmamış çocuğun engellilik nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hasta olması ve hükümlünün toplum güvenliği yönünden ağır ve somut tehlike oluşturmaması değerlendirilir. İnfaz başlamış olsa da talep gündeme gelebilir.
Başsavcılık bir yıla kadar erteleme kararı verebilir; süre, her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir. Çocuğun durumu m.16/3’teki rapor usulüyle belirlenir. Kararda kanundaki yükümlülüklerden en az biri ve yurt dışına çıkamama yükümlülüğü yer alır.
Ertelemenin amacına aykırı davranış, yükümlülük ihlali, kasten işlenen suç nedeniyle kamu davası açılması veya çocuğun iyileşmesi kararın kaldırılmasını gündeme getirir. Başvuruda çocuğun raporu yanında bakım ihtiyacının ve aile koşullarının belgelenmesi de önemlidir.
Hükümlünün isteğiyle erteleme: Üç ve beş yıllık sınırlar
5275 m.17’ye göre kasıtlı suçlarda üç yıl, taksirli suçlarda beş yıl veya daha az hapis cezasının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün talebiyle başsavcılıkça ertelenebilir. Her erteleme en fazla bir yıl olabilir ve en fazla iki defa uygulanabilir. Bu süreler otomatik hak olarak değil, kanuni üst sınırlar olarak okunmalıdır.
Terör, örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar; mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulananlar ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar m.17’nin dışındadır. Sadece ceza miktarına bakarak bu istisnalar gözden kaçırılmamalıdır.
İnfaza başlanmışsa da yükseköğrenimin tamamlanması, maddede belirtilen ölüm, hastalık, aile işlerinin yürütülememesi veya bakım ihtiyacı gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde infaza ara verme değerlendirilebilir. Her ara verme bir yılı aşamaz ve iki defadan fazla olamaz. Talebin kabulü güvenceye veya başka bir şarta bağlanabilir. İsteme bağlı erteleme: 5275 m.17.
Yaş ve kişisel durum nedeniyle konutta infaz
4 Haziran 2025 değişiklikleri sonrasında m.110/2’deki toplam ceza sınırları şöyledir: kadınlar, çocuklar veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler için üç yıl; yetmiş yaşını bitirmiş kişiler için dört yıl; yetmiş beş yaşını bitirmiş kişiler için beş yıl; seksen yaşını bitirmiş kişiler için altı yıl veya daha az hapis cezası.
Bu sınırların altında kalmak tek başına yeterli değildir. Maddenin kapsam dışı bıraktığı hâller ve toplam ceza durumu incelenir; infaz hâkiminin kararı gerekir. Suçtan doğan zararın giderilmesine ilişkin hukuki sorumluluk da devam eder. Konutta infaz, tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Örneğin yetmiş yaşını bitirmiş ve toplam üç yıl altı ay hapis cezası bulunan bir kişi, süre açısından bu bent kapsamında değerlendirilebilir. Fakat suç türü ve diğer engeller kontrol edilmeden “evde infaz kesinleşti” denemez. Yaş sınırının hesaplanmasında nüfus kaydı ve ilgili tarihte tamamlanan yaş esas alınır.
Ağır hastalık nedeniyle konutta infazın farkı
M.110/3’te, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası dışında kalan hapis cezaları ve adli para cezasından çevrilen hapis bakımından özel bir sağlık yolu vardır. Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız sürdürememe, kanuni rapor usulüyle tespit edilmeli; toplum güvenliği açısından ağır ve somut tehlike oluşmayacağı değerlendirilmelidir.
Kararı infaz hâkimi verir. Sağlık durumu birer yıllık dönemlerle yeniden incelettirilir; iyileşme saptanırsa konutta infaz kararı kaldırılır. Toplam cezası on yıldan fazla olanların elektronik cihazlarla takibi zorunludur. Burada ceza evde infaz edilir; m.16’daki geri bırakmayla aynı sonuç doğmaz.
Doğum sonrası konutta infaz ne zaman istenebilir?
Doğum sonrası konutta infaz da m.110/4’te ayrıca düzenlenir: Doğumdan itibaren altı ay geçmiş, ancak talep tarihinde bir yıl altı ay dolmamış olmalı; toplam hapis cezası beş yıl veya daha az olmalı ya da adli para cezası infaz sırasında hapse çevrilmiş bulunmalıdır. Bu yolun m.16’daki doğum nedeniyle geri bırakmayla ilişkisi dosyaya göre değerlendirilir.
Gece veya hafta sonu cezaevinde kalmak mümkün mü?
M.110/1, kasıtlı suçlarda toplam üç yıl; taksirle öldürme hariç taksirli suçlarda toplam beş yıl veya daha az hapis için özel usul öngörür. Hükümlünün talebi üzerine infaz hâkimi, kanundaki diğer koşullar mevcutsa gece veya hafta sonu infazına karar verebilir.
Hafta sonu usulünde cuma saat 19.00’dan pazar saat 19.00’a kadar kurumda kalınır. Gece usulünde hafta sonları dışında her gün 19.00’da girilip ertesi gün 07.00’de çıkılır. 2025 değişikliği, hafta sonu usulünün süresi aynı kalmak koşuluyla iş ve aile durumu ile kurum düzenine göre hafta içi günlerde de uygulanabilmesine imkân tanır.
Çalışıyor olmak tek başına kabul için yeterli değildir; suç türü, toplam ceza ve kapsam dışı hâller yine incelenir. Özellikle taksirle öldürme, bu fıkradaki beş yıllık taksirli suç imkânının dışında tutulmuştur. Geçerli mazeret olmadan giriş saatlerini kaçırmak özel usulün sona ermesine yol açabilir.
Özel infaz usullerinde kapsam dışı hâller ve ihlal
M.110/9, üçüncü ve dördüncü fıkralar hariç olmak üzere; terör ve örgüt suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, para cezasından çevrilen hapis, koşullu salıverilmenin geri alınması nedeniyle aynen infaz ve 105/A/6–7 uyarınca açık kuruma gönderilme gibi hâllerde sınırlamalar getirir. “Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç” ayrımı, sağlık ve doğum sonrası konutta infaz taleplerinde özellikle önemlidir.
Özel usul kararı, infaz başladıktan sonra da verilebilir. Geçerli mazeret olmaksızın gereklerine uyulmaması durumunda genel usulle cezaevinde infaza dönülür; özel usulde geçen süre mahsup edilir. M.110/7’nin uygulandığı hâllerde 105/A’nın uygulanmayacağı ayrıca düzenlenmiştir. Konutta kalma veya kuruma giriş programı bu nedenle dikkatle izlenmelidir.
Güncel m.110/5, özel infaz usulünde kişilerin tabi oldukları rejime göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasını öngörür. Özel infazdan yararlanan herkesin bu imkânlardan mutlak olarak dışlandığını söyleyen eski açıklamalar güncel değildir.
Başvuruda hangi belgeler sunulmalı?
Kesinleşmiş ilam, güncel müddetname, toplama kararları, kimlik ve yaş bilgileri, yerleşim adresi, varsa sağlık raporları, epikrizler, doğum belgesi, çocuğun sağlık ve bakım belgeleri, öğrenci belgesi veya çalışma çizelgesi talebe göre hazırlanmalıdır. Dilekçede hangi infaz usulünün istendiği, neden gerekli olduğu ve bunu hangi belgenin gösterdiği ayrı ayrı açıklanmalıdır.
Başsavcılık kararı ile infaz hâkimliği kararına karşı başvuru yolu aynı değildir. Ret kararının gerekçesi ve tebliği alınmalı, süre kaçırılmadan uygun yola başvurulmalıdır. Bir dilekçenin verilmesi, cezanın veya teslim yükümlülüğünün kendiliğinden durması anlamına gelmez. Şikâyet ve itiraz usulü.
Sık sorulan sorular
Engelli raporu yüzdem yüksek; otomatik olarak evde infaz olur mu?
Tek başına oran yeterli değildir. İlgili hüküm bakımından cezaevi koşullarında hayatı yalnız sürdürebilme, rapor usulü, güvenlik değerlendirmesi ve diğer şartlar incelenir.
Ailemin geçimini ben sağlıyorum; ceza kesin ertelenir mi?
Geçim durumu talebin gerekçelerinden biri olabilir, fakat otomatik erteleme oluşturmaz. Uygulanabilir madde, ceza sınırı, istisnalar ve somut zorunluluk belgelenmelidir.
Konutta infaz sırasında hastaneye gidebilir miyim?
Tedavi ihtiyacı, karardaki yükümlülükler ve ilgili denetim usulü çerçevesinde bildirilip yürütülmelidir. Acil hâlde sağlık hizmetine ulaşılırken durum ve belgeler yetkili birimlere gecikmeden aktarılmalıdır; kişi kendi kararıyla düzenli program oluşturamaz.
Resmî kaynaklar
5275 sayılı Kanun: m.16, 16/A, 17, 19, 105/A ve 110 · 7550 sayılı Kanun’un resmî metni · 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu.
İlgili yazılar: İnfaz hesabı ve müddetname · Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme.


