top of page

TİCARET VE ŞİRKETLER HUKUKU

Ticaret ve Şirketler Hukuku Nedir

Ticaret ve şirketler hukuku; ticari işletmelerin, tacirlerin ve şirketlerin kuruluşundan günlük faaliyetlerine, sözleşmelerinden ortaklık ilişkilerine kadar uzanan hukuki konuları düzenleyen geniş bir hukuk alanıdır.

Ticari sözleşmeler, şirket kuruluş ve yönetim işlemleri, şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar, genel kurul kararları, ticari alacaklar, faturalar, çek ve bonolar ile haksız rekabetten kaynaklanan uyuşmazlıklar bu alanın başlıca konuları arasındadır.

Ticari uyuşmazlıklarda sözleşmelerin yanı sıra faturalar, ticari defter ve kayıtlar, banka hareketleri, elektronik yazışmalar, teslim ve sevk belgeleri, şirket kararları ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin geçmişi birlikte değerlendirilmelidir. Uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı, görevli mahkeme ve dava öncesinde arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği de somut olay bakımından ayrıca belirlenmelidir.

Ticaret ve Şirketler Hukuku Hangi Uyuşmazlıkları Kapsar?

Ticaret ve şirketler hukuku yalnızca şirketler arasındaki uyuşmazlıklardan ibaret değildir. Tacirlerin ticari işletmeleriyle bağlantılı işlemleri, şirketlerin iç ilişkileri ve ticari sözleşmelerden doğan çok sayıda hukuki ilişki bu alan kapsamında değerlendirilebilir.

Mal ve hizmet satışları, distribütörlük, bayilik, tedarik ve benzeri ticari sözleşmeler; şirket ortaklarının hakları, genel kurul kararları, şirket yönetimi, ticari alacaklar ve kıymetli evraktan doğan uyuşmazlıklar uygulamada sıklıkla karşılaşılabilecek konular arasındadır.

Uyuşmazlığın çözümünde tarafların tacir olup olmadığı, işlemin ticari işletmeyle bağlantısı, şirket türü ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği önem taşır.

Ticari Sözleşmeler

Ticari hayatın önemli bir bölümü taraflar arasında kurulan sözleşmeler üzerinden yürütülür. Mal veya hizmet tedariki, satış, dağıtım, bayilik ve benzeri ticari ilişkiler tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini doğurur.

Sözleşmenin hazırlanması aşamasında tarafların yükümlülüklerinin, ödeme koşullarının, teslim ve ifa esaslarının, sözleşmenin süresinin ve sona erme koşullarının açık biçimde düzenlenmesi ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Uyuşmazlık ortaya çıktığında yalnızca sözleşmenin metni değil, tarafların sözleşmeyi fiilen nasıl uyguladığı, yapılan ödemeler, teslim belgeleri ve ticari yazışmalar da birlikte değerlendirilmelidir.

Şirket Kuruluşu ve Şirketler Hukuku İşlemleri

Anonim ve limited şirketlerin kuruluşundan faaliyetlerinin sona ermesine kadar birçok işlem Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilir.

Şirket sözleşmesinin hazırlanması, sermaye yapısı, pay sahipliği, yönetim ve temsil yetkileri, pay devri ve şirket organlarının kararları şirketin hukuki yapısını doğrudan etkileyebilir.

Şirketin faaliyetleri sırasında gerçekleştirilecek işlemlerde şirket sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları ve şirket organlarının aldığı kararların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle ortaklar arasındaki yetki ve pay sahipliği ilişkilerinin açık biçimde belirlenmesi sonraki uyuşmazlıklar bakımından önem taşır.

Şirket Ortakları Arasındaki Uyuşmazlıklar

Şirket ortakları arasında şirketin yönetimi, kâr dağıtımı, bilgi alma ve inceleme hakları, pay devri veya şirketten ayrılmaya ilişkin uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.

Ortaklar arasındaki kişisel anlaşmazlık ile şirketler hukukundan doğan hak ihlalinin birbirinden ayrılması gerekir. Şirket türüne göre ortakların hakları, yükümlülükleri ve başvurabilecekleri hukuki yollar farklılık gösterebilir.

Uyuşmazlığın değerlendirilmesinde şirket sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları, genel kurul ve yönetim organı kararları, pay sahipliği durumu ve şirketin mali kayıtları önem taşıyabilir.

Genel Kurul ve Şirket Kararlarından Doğan Uyuşmazlıklar

Şirketlerin önemli kararlarının bir bölümü genel kurul veya şirketin diğer yetkili organları tarafından alınır. Bu kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve şirketler hukukunun temel ilkelerine uygun olması gerekir.

Genel kurul kararlarının alınmasında toplantı ve karar yeter sayıları, çağrı ve gündem kuralları, oy hakkının kullanılması ve toplantı tutanakları hukuki değerlendirmede önem taşıyabilir.

Kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde genel kurul kararlarının iptali veya hükümsüzlüğüne ilişkin hukuki yollar gündeme gelebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda başvuru koşulları ve süreler özellikle dikkate alınmalıdır.

Ticari Alacak ve Fatura Uyuşmazlıkları

Ticari ilişkilerde mal veya hizmet karşılığının ödenmemesi, eksik ödeme yapılması veya tarafların borcun varlığı ve miktarı konusunda anlaşamaması alacak uyuşmazlıklarına neden olabilir.

Fatura önemli bir ticari belge olmakla birlikte her uyuşmazlıkta tek başına alacağın bütün unsurlarını kanıtladığı kabul edilemez. Faturanın dayandığı temel ilişki, malın teslimi veya hizmetin yerine getirilmesi ve tarafların ticari kayıtları birlikte değerlendirilebilir.

Ticari alacağın tahsili için uyuşmazlığın özelliklerine göre icra takibi veya dava yoluna başvurulabilir. Dava şartı arabuluculuğa tabi bir talebin bulunup bulunmadığı da dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.

Çek, Bono ve Diğer Kambiyo Senetleri

Çek, bono ve poliçe ticari hayatta ödeme veya kredi aracı olarak kullanılabilen kambiyo senetleridir. Bu belgelerden doğan hakların kullanılması genel sözleşme ilişkilerinden farklı bazı kurallara tabidir.

Senedin şekil şartları, imza, vade, ibraz, ciro zinciri ve senedi elinde bulunduran kişinin hukuki konumu uyuşmazlığın niteliğine göre önem taşıyabilir.

Kambiyo senedine dayalı alacağın icra yoluyla takip edilmesi hâlinde özel takip hükümleri gündeme gelir. Bu nedenle senedin kendisi ile icra dosyasının birlikte incelenmesi gerekir.

Haksız Rekabet ve Ticari İlişkiler

Ticari faaliyetlerin dürüstlük kuralına uygun biçimde yürütülmesi gerekir. Rakipler, tedarikçiler veya diğer piyasa aktörleri arasındaki bazı davranışlar şartları mevcutsa haksız rekabet uyuşmazlığına neden olabilir.

Yanıltıcı açıklamalar, başkasının ticari faaliyetleri veya ürünleri hakkında gerçeğe aykırı beyanlar, ticari sırlarla bağlantılı davranışlar ve kanunda düzenlenen diğer uygulamalar somut olayın özelliklerine göre incelenebilir.

Haksız rekabet iddiasında davranışın niteliği, taraflar arasındaki rekabet veya ticari ilişki ve ortaya çıkan sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir.

Şirket Ortaklığından Çıkma ve Şirketin Feshi

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıkların ileri boyuta ulaşması bazı durumlarda ortağın şirketten çıkması veya şirketin sona ermesine ilişkin talepleri gündeme getirebilir.

Özellikle limited şirketlerde kanunda ve şirket sözleşmesinde öngörülen koşulların bulunması hâlinde çıkma veya haklı sebeple fesih gibi hukuki yollar değerlendirilebilir. Ancak ortaklar arasındaki her anlaşmazlık tek başına şirketin feshini gerektirmez.

Şirketin faaliyet durumu, ortaklık yapısı, uyuşmazlığın şirketin işleyişine etkisi ve daha hafif hukuki çözümlerin bulunup bulunmadığı somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk

Kanunda belirtilen bazı ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olması, her talebin kendiliğinden zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlamına gelmez. Talebin konusu ve niteliği dikkate alınarak dava şartının bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenmelidir.

Arabuluculuk süreci uyuşmazlığın dava açılmadan çözümlenmesine imkân sağlayabileceği gibi, anlaşma sağlanamaması hâlinde sonraki dava süreci bakımından da usulî sonuçlar doğurabilir.

Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Açmadan Önce

Ticari bir uyuşmazlıkta dava veya icra takibi başlatılmadan önce taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bütün olarak incelenmesi önemlidir.

Sözleşmeler, faturalar, banka hareketleri, ticari defterler, teslim belgeleri, elektronik yazışmalar ve varsa ihtarnameler bir arada değerlendirilmelidir. Şirket uyuşmazlıklarında bunlara şirket sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları ve şirket organlarının kararları da eklenebilir.

Uyuşmazlığın ticari dava niteliği, görevli ve yetkili mahkeme, zamanaşımı veya hak düşürücü süreler, zorunlu arabuluculuk ve alacağın icra yoluyla takip edilmesinin mümkün olup olmadığı dava öncesinde değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlar mı?

Faturanın ispat bakımından etkisi taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Faturanın yanı sıra sözleşme, teslim belgeleri, ticari kayıtlar, banka hareketleri ve diğer deliller önem taşıyabilir.

Şirket ortağı şirketten ayrılabilir mi?

Şirket türüne ve somut koşullara göre pay devri, çıkma veya şirketler hukukunda öngörülen diğer yollar gündeme gelebilir. Ortağın tek taraflı olarak ayrılmasının mümkün olup olmadığı şirket türü ve hukuki ilişkinin özelliklerine göre belirlenmelidir.

Şirket genel kurul kararına karşı dava açılabilir mi?

Kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde genel kurul kararları hakkında iptal veya kararın geçersizliğine ilişkin talepler gündeme gelebilir. Başvurabilecek kişiler, hukuki sebep ve süre somut karar bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Ticari alacak için doğrudan dava açılabilir mi?

Talebin dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı öncelikle belirlenmelidir. Dava şartının bulunduğu durumlarda dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Çek veya bonoya dayalı alacak için normal icra takibi yapılır mı?

Kambiyo senetleri için kanunda özel takip yolu bulunmaktadır. Bununla birlikte somut alacak bakımından hangi takip veya dava yolunun kullanılabileceği senedin niteliği, taraflar arasındaki temel ilişki ve mevcut belgeler değerlendirilerek belirlenmelidir.

© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page