Denetimli Serbestlik ve Koşullu Salıverilme: Şartlar, Süreler ve İhlal
Denetimli serbestlik, cezanın kendiliğinden silinmesi anlamına gelmez. Kesinleşmiş hapis cezasının belirli bir bölümünün, kanunun şartları ve yetkili merciin kararıyla ceza infaz kurumu dışında yükümlülüklere bağlı olarak yerine getirilmesini sağlayabilir. Koşullu salıverilme ise bununla bağlantılı olmakla birlikte farklı bir aşamadır. Bu iki kavramın karıştırılması, tahliye tarihi ve yükümlülükler konusunda ciddi yanılgılara yol açar.
Bu rehber 26 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilen mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır. Burada ağırlıklı olarak 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesindeki denetimli serbestlikle infaz ele alınmaktadır. Soruşturmadaki adli kontrol, uyuşturucu kullanma dosyasındaki tedbir veya ertelenmiş hapis cezasının denetim süresi aynı kurallar bütünü değildir.
Denetimli serbestlik ile koşullu salıverilme arasındaki fark
105/A kapsamındaki denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihinden önceki döneme ilişkindir. Hükümlü, cezasının kalan bu bölümünü dışarıda belirlenen programa uyarak infaz eder. Koşullu salıverilme ise m.107 ve gerektiğinde m.108 uyarınca, gerekli sürenin iyi hâlli geçirilmesi üzerine infaz hâkimliği kararıyla gerçekleşir.
Koşullu salıverilme sonrasında da bir denetim süresi ve yükümlülükler söz konusu olabilir. “Denetimli serbestliğim bitti” demek, her durumda mahkûmiyetin bütün sonuçlarının sona erdiği anlamına gelmez. Hangi kararın hangi tarihte başladığı, sona erdiği ve hangi yükümlülükleri içerdiği yazılı belgelerden izlenmelidir.
Örneğin kişi önce açık cezaevinden 105/A kapsamında ayrılabilir, daha sonra koşullu salıverilme aşamasına geçebilir. İlk aşamadaki bir ihlal ile koşullu salıverilme döneminde yeni bir kasıtlı suç işlenmesinin hukuki sonuçları farklı hükümlere göre değerlendirilir. Dayanak: 5275 m.105/A ve 107.
Genel kural: Koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az kalması
5275 m.105/A/1’in genel düzenlemesi, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl ya da daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebine ilişkindir. Kurum idaresinin değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi karar verir. Sürenin dolması, idari rapor ve karar aşamasını gereksiz kılmaz.
Açık kuruma ayrılma şartlarını taşıdığı hâlde iradesi dışındaki bir nedenle ayrılamayan veya bu nedenle kapalı kuruma dönen iyi hâlli kişiler için m.105/A/2’de ayrıca bir imkân vardır. Bu düzenleme, açık kuruma ayrılma şartlarını hiç taşımayan herkesin kapalı kurumdan doğrudan çıkabileceği anlamında okunmamalıdır.
İyi hâl değerlendirmesinde yalnız disiplin cezası bulunup bulunmadığı değil, m.89’daki bütün değerlendirme ölçütleri dikkate alınır. Talep reddedildiğinde hangi şartın eksik görüldüğü ve bunun hangi belgeye dayandığı öğrenilmelidir.
4 Haziran 2025 değişikliği: Onda bir ve en az beş gün şartı
7550 sayılı Kanun’la 105/A/1’e eklenen kurala göre hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda geçirmesi gerekir. Bu süre beş günden az olamaz. Buradaki hesap, doğrudan mahkemenin verdiği bütün cezanın onda biri şeklinde kurulmaz; koşullu salıverilmeye esas kurum süresi dikkate alınır.
Örneğin yalnız bu şartın mantığını göstermek için, koşullu salıverilme bakımından kurumda geçirilmesi gereken sürenin 300 gün olduğu varsayılsın. Onda birlik eşik 30 gündür. Bu örnek, kişinin mutlaka otuzuncu günde çıkacağını göstermez; diğer şartlar, mahsup ve dosyaya uygulanacak hükümler ayrıca değerlendirilir. Beş günlük alt sınır da her cezayı beş günlük cezaevi süresine dönüştürmez.
Geçici m.11, bu yeni düzenlemenin 4 Haziran 2025’ten önce işlenen suçlara uygulanmayacağını belirtir. Dolayısıyla suç tarihi bu ayrımda belirleyicidir. Farklı tarihlerde işlenmiş birden fazla suçun birlikte infazı varsa tek bir ezber formülle sonuca gidilmemelidir. Güncel kural ve geçiş hükmü: 5275 m.105/A/1, geçici m.11.
Herkes için denetimli serbestlik üç yıl mı?
Hayır. Genel kural ile geçici ve özel hükümler ayrılmalıdır. 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen belirli suçlar için geçici m.6’da bir yıllık sürenin üç yıl uygulanması öngörülür; ancak bu maddenin kapsam dışında bıraktığı suçlar vardır. Kasten öldürme, belirli yaralama, cinsel suçlar, özel hayat suçları, uyuşturucu ticareti ve devlet güvenliğine ilişkin suçlar gibi istisnalar somut madde ve fıkralarıyla incelenmelidir.
31 Temmuz 2023 ve öncesindeki suçlara ilişkin geçici m.10/6 ise farklı bir düzenlemedir. Belirli koşullar altında açık cezaevine ve denetimli serbestliğe daha erken ayrılma imkânı içerir. Bu hükümdeki “üç yıl erken” ifadesi, her dosyada toplam cezanın üç yıl azaltılması anlamına gelmez. Kapsam, istisnalar ve açık kurumda kalma şartı ayrı ayrı değerlendirilir.
Aynı kişide birden fazla geçiş hükmünün gündeme gelmesi, bütün sürelerin herhangi bir koşul aranmadan üst üste eklenebileceği anlamına gelmez. Ayrıntılı açıklama için 31 Temmuz 2023 düzenlemesi rehberi incelenebilir.
Çocuklu kadınlar, ağır hastalar ve yaşlılar için özel hükümler
105/A/3 kapsamında, sıfır–altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler için koşullu salıverilmeye iki yıl veya daha az süre kalması; ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyen hükümlüler için üç yıl veya daha az süre kalması yönünden özel hükümler vardır. Diğer yasal koşullar da sağlanmalıdır.
İkinci grupta yalnız bir hastalık teşhisi bulunması yeterli değildir. Hayatı yalnız sürdürememe durumu ve kanunda gösterilen rapor usulü aranır. Adli Tıp Kurumu raporu veya belirlenen hastanelerden alınarak Adli Tıp Kurumunca onaylanan sağlık kurulu raporu gündeme gelir. Eski bir tek hekim raporuyla otomatik yararlanma sonucu çıkarılamaz.
Bunlar, hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması veya konutta infazla aynı yol değildir. Başvuru seçilirken amaç “cezaya ara verilmesi” mi, “evde infaz” mı, “denetim altında dışarıda infaz” mı açıkça belirlenmelidir. Erteleme ve konutta infaz rehberi.
Başvuru nasıl yapılır, hangi belgeler önemlidir?
Hükümlünün talebi, infaz dosyası ve kurum değerlendirmesiyle birlikte ele alınır. Güncel müddetname, kesinleşmiş ilamlar, varsa toplama ve mahsup kararları, iyi hâl değerlendirmesi ve özel durum belgeleri hazır olmalıdır. Hangi denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurulacağı ve ikamet adresi doğru belirtilmelidir.
Karar verildiğinde karar örneği, kuruluştan ayrılma belgesi, müdürlüğe müracaat süresi ve ilk görüşme bilgileri saklanmalıdır. 105/A/6-a, kurumdan ayrıldıktan sonra belirtilen denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat edilmemesini kuruma geri gönderme nedeni olarak düzenler. Bu süre, “müdürlük beni ararsa giderim” şeklinde ertelenmemelidir.
Yanlış müdürlüğe gitme, adres değiştirme veya başka şehirde çalışma gibi durumlarda başvuru yapılmadan önce yetkili müdürlükten yazılı yönlendirme alınmalıdır. Sözlü bilgi alındığında görevli, tarih ve yönlendirmenin kaydı tutulması yararlı olabilir; ancak yükümlülük ancak yetkili usulle değiştirilir.
İmza, çalışma, eğitim ve adres yükümlülükleri
105/A/5 kapsamında kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalışma, belirli konut veya bölgede gözetim, bazı yerlere gitmeme ve programlara katılma gibi yükümlülükler uygulanabilir. Hangi yükümlülüğün verileceği kişinin risk ve ihtiyaçlarına göre belirlenir. Denetimli serbestlik yalnız “haftada bir imza” şeklinde tek tip bir uygulama değildir.
Çalışma saatleri, okul, tedavi veya bakım sorumluluğu programla çakışıyorsa durum belgeleriyle müdürlüğe bildirilmelidir. İş sözleşmesi, vardiya çizelgesi, öğrenci belgesi veya hastane randevusu, değişiklik talebinin somutlaşmasına yardım eder. Kişi kendi kararıyla gün veya saat değiştirerek yükümlülüğü yerine getirmiş sayılacağını varsaymamalıdır.
Şehir dışına çıkış veya adres değişikliğinde de denetim planı ve özel yasaklar esas alınır. Her denetimli serbestlik kararının aynı seyahat sınırlamasını içerdiği söylenemez; ancak mevcut programa aykırı hareket etmeden gerekli bildirim ve izin süreci tamamlanmalıdır.
Bir yükümlülüğü kaçırırsam hemen cezaevine döner miyim?
Her gecikmenin sonucu aynı değildir. 105/A/6, belirlenen programa, yükümlülüklere, görevlilerin uyarı ve önerilerine uymamakta ısrar edilmesini düzenler. İlk müracaatın yapılmaması ise ayrıca sayılmıştır. İhlalin türü, mazeret, tebligatlar, uyarılar ve kayıtlar birlikte değerlendirilir; “ilk ihlalde hiçbir şey olmaz” veya “her eksiklikte hemen dönüş olur” biçiminde güvenli bir genelleme yapılamaz.
Hastaneye yatış gibi belgelenebilir bir mazeret doğduğunda ilgili müdürlüğe mümkün olan en kısa sürede haber verilmeli ve belgeler sunulmalıdır. Raporun bulunması bildirimi gereksiz kılmaz. İnfaz hâkiminin geri gönderme kararı varsa, kararın gereği ile itiraz süreci ayrı ayrı takip edilmelidir.
Kanun, ilk müracaat süresinin bitiminden sonra iki gün daha geçtiği hâlde başvurmama veya iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın başsavcılığa teslim olmama hâllerinde TCK m.292–293 hükümlerine gönderme yapar. Bu ek günler, ilk başvuru süresini isteğe bağlı uzatan bir izin değildir.
Yeni soruşturma açılması denetimli serbestliği bitirir mi?
105/A/7’de belirli koşullar aranır: Tedbir başladıktan sonra işlendiği iddia edilen, alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılması hâlinde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi açık kuruma gönderme kararı verebilir. Yalnız bir şikâyet dilekçesinin verilmesi ile bu koşulların oluşması aynı şey değildir.
Bu kovuşturmanın beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, ret veya düşme kararıyla sonuçlanması durumunda denetimli serbestlikle infaza devam konusunda yine infaz hâkimi karar verir. Süreçte yeni dosyanın aşaması ve kararları eski infaz dosyasına doğru şekilde aktarılmalıdır.
Koşullu salıverilmeden sonra hangi riskler devam eder?
Koşullu salıverilme döneminde hapis cezasını gerektiren kasıtlı suç işlenmesi veya hâkimin uyarısına rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi, m.107’deki geri alma hükümlerini gündeme getirir. Geri alma sonucunda kurumda geçirilecek süre, ihlalin niteliğine ve kanundaki sınırlara göre belirlenir. Bu sonuç, 105/A kapsamındaki açık kuruma gönderme kararıyla karıştırılmamalıdır.
Denetim dönemi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli tamamlandığında ceza infaz edilmiş sayılır. Ancak adli sicil kaydının silinmesi gibi başka konular kendi şartlarına tabidir; cezanın infazının tamamlanmasıyla bütün kayıtların aynı gün ortadan kalkacağı varsayılmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Adli para cezam ödenmediği için hapse çevrildi; 105/A uygulanır mı?
105/A/4 bu durumdaki hükümlüleri söz konusu infaz usulünün dışında bırakır. Açık kurumda bulunmak ile 105/A kapsamında denetimli serbestlikten yararlanmak farklıdır. Para cezasının ödenmesi ve diğer özel infaz imkânları ayrı değerlendirilir.
Denetimli serbestlik kararı çıktı; artık çağrı ve randevuları bekleyebilir miyim?
Hayır. Karardaki ilk müracaat ve program yükümlülükleri takip edilmelidir. İletişim bilgileri güncel tutulmalı, belgeler saklanmalı ve değişiklik gerektiğinde müdürlüğe başvurulmalıdır.
Ret veya geri gönderme kararına karşı başvuru mümkün mü?
Kararın hangi makamdan çıktığına göre şikâyet veya itiraz yolu değerlendirilir. Süre, tebliğ ve öğrenme bilgisiyle birlikte hemen kontrol edilmelidir. Başvuru yolları ve süreler.
Resmî kaynaklar
5275 sayılı Kanun: m.89, 105/A, 107–108, geçici m.6, 10 ve 11 · 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun · Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü: denetimli serbestlik hakkında bilgiler.
Hesabın başlangıç belgeleri ve oranlar için İnfaz hesabı ve müddetname rehberi de okunabilir.


