İnfaz Hesabı ve Müddetname: Hapis Cezasında Ne Kadar Yatılır?
Mahkemenin verdiği hapis cezası ile ceza infaz kurumunda fiilen geçirilecek süre her dosyada aynı değildir. Ancak “cezanın yarısı yatılır” veya “iki yılın altındaki cezalarda cezaevine girilmez” gibi genellemeler de doğru değildir. İnfaz hesabı; suçun hukuki niteliği, işlenme tarihi, kesinleşen ceza, tekerrür durumu, mahsup edilecek süreler ve uygulanabilecek geçiş hükümleri birlikte değerlendirilerek yapılır.
Bu rehber, 26 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilen mevzuata dayanır. Amaç, hükümlü ve yakınlarının müddetnamedeki bilgileri anlayabilmesi ve hangi belgenin neden gerekli olduğunu görebilmesidir. Kesin tahliye tarihi, kişiye ait infaz dosyası üzerinden yetkili mercilerce belirlenir; aşağıdaki örnekler dosyaya özgü hesap yerine geçmez.
Hapis cezasının infazı ne zaman başlar?
5275 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddelerine göre mahkûmiyet hükmü kesinleşmeden ceza infaz edilemez. Kesinleşen hüküm Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir; infazı savcı izler ve denetler. Bir mahkemenin hapis cezası vermesi, o kararın aynı gün kesinleştiği anlamına gelmez. İstinaf veya temyiz süreci, kararın kanun yoluna açık olup olmadığı ve tebligatlar ayrıca kontrol edilir.
Tutukluluk ise başka bir hukuki kurumdur. Henüz kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmadan kişi tutuklu olabilir. Tutukluluğun devamına itiraz ile kesinleşmiş cezanın infaz hesabına başvuru aynı usule tabi değildir. Bu nedenle ilk soru “kaç yıl ceza verildi?” kadar, “karar kesinleşti mi ve kişi hangi karara dayanarak özgürlüğünden yoksun?” sorusudur.
Çağrı kâğıdı gelirse ne yapılmalı?
5275 m.19 uyarınca çağrı kâğıdının tebliğinden sonra on gün içinde gelmeyen, kaçan veya kaçacağı konusunda şüphe uyandıran hükümlü hakkında yakalama emri çıkarılabilir. Kasten işlenen suçlarda üç yıldan, taksirli suçlarda beş yıldan fazla hapis cezalarında doğrudan yakalama emri öngörülür. Bu eşikler “ceza silinir” veya “otomatik erteleme olur” anlamına gelmez.
Çağrı kâğıdı alındığında tebliğ tarihi, başvurulacak başsavcılık, dosya numarası ve teslim talimatı birlikte okunmalıdır. Erteleme ya da özel infaz talebi varsa ilgili belgeler gecikmeden sunulmalı; başvurunun tek başına çağrı yükümlülüğünü ortadan kaldırdığı varsayılmamalıdır. Adres değişikliğinin bildirilmemesi de tebligat bakımından sonuç doğurabilir. Kanuni dayanak: 5275 m.19–20.
Müddetname nedir, üzerinde hangi tarihler bulunur?
Müddetname, uygulamada cezanın infazına ilişkin süre ve tarihleri gösteren belgedir. 5275 m.20/4, hükümlüye kuruma alınma ve salıverilme tarihlerini, ceza süresini ve cezanın hangi hükme dayandığını belirten belge verilmesini düzenler. Belgede yer alan tarihler, hesaba esas alınan ilamlar ve infaz rejimiyle birlikte okunmalıdır.
Üç kavram özellikle ayrılmalıdır: Denetimli serbestliğe ayrılma tarihi, koşulları oluştuğunda cezanın kalan bölümünün toplum içinde yükümlülüklerle infazına geçişi ilgilendirir. Koşullu salıverilme tarihi, gerekli süre ve iyi hâl koşullarıyla yargısal karar alınabilecek aşamayı gösterir. Hak ederek tahliye tarihi ise cezanın tamamının infazına ilişkin son tarihtir. Bunların tek bir “çıkış günü” gibi değerlendirilmesi hatalıdır.
Yeni bir kesinleşmiş cezanın gelmesi, mahsup kararının değişmesi, toplama işlemi veya infaz rejimine ilişkin yeni bir karar nedeniyle müddetname yeniden düzenlenebilir. Eski belgeyle yeni belge farklıysa yalnız tarihleri değil, değişikliğin dayanağını da istemek gerekir.
Koşullu salıverilmede yarı, üçte iki ve dörtte üç oranları
Süreli hapis cezalarında 5275 m.107/2’nin genel kuralı, cezanın yarısının iyi hâlli geçirilmesidir. Fakat aynı madde ve diğer özel hükümler önemli istisnalar içerir. Örneğin süreli hapis cezasıyla sonuçlanan kasten öldürme suçları, maddede gösterilen bazı yaralama, işkence, eziyet ve özel hayat suçları bakımından üçte iki oranı gündeme gelir.
5275 m.108/9’da belirtilen bazı cinsel suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında süreli hapis için dörtte üç oranı öngörülür. Çocuklar, suç tarihi ve özel geçiş hükümleri açısından farklı değerlendirmeler bulunur. Suçun halk arasında kullanılan adı yerine hükümde yazılı kanun maddesi ve fıkrası esas alınmalıdır. Örneğin uyuşturucu kullanmak için bulundurma ile uyuşturucu ticareti aynı infaz hesabına tabi kabul edilemez.
Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet cezalarında süreli hapis için kullanılan kesirler doğrudan uygulanmaz; ayrı süreler ve yararlanmayı engelleyen hükümler vardır. Birden fazla hükmün infazında da üst sınırlar ve özel rejimler ayrıca incelenir. Oranlar ve istisnalar: 5275 m.107–108.
Basit bir örnek neden kesin tahliye hesabı değildir?
Yalnız aritmetiği göstermek için, genel yarı oranına tabi altı yıllık tek bir süreli hapis cezası düşünelim. Koşullu salıverilme bakımından başlangıç hesabı üç yıldır. Bu sonuç, kişinin mutlaka üç yıl kapalı cezaevinde kalacağı anlamına gelmez. Mahsup, açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik, iyi hâl ve suç tarihine bağlı hükümler bundan sonra değerlendirilir.
Aynı altı yıllık cezada uygulanacak oran üçte iki olsaydı başlangıç hesabı dört yıl, dörtte üç olsaydı dört yıl altı ay olurdu. Örnekteki kişiler için aynı denetimli serbestlik süresini otomatik olarak düşmek doğru değildir. Özel şartlar ve kurumda geçirilmesi gereken asgari süreler de kontrol edilmelidir. Bu nedenle çevrim içi bir hesaplayıcının verdiği tek tarih, resmî müddetnamenin yerine geçmez.
Tutukluluk ve gözaltında geçen süreler nasıl dikkate alınır?
TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve kişinin özgürlüğünü sınırlayan hâller nedeniyle geçirilen sürelerin hapis cezasından indirilmesini düzenler. Uygulamada buna mahsup denir. Gözaltı ve tutukluluk başlangıç–bitiş kayıtlarının doğru olması önemlidir. Başka bir dosyada geçen sürenin bu cezaya aktarılması ise ayrıca hukuki değerlendirme ve ilgili kararları gerektirir; her gözaltı kaydı bütün dosyalardan serbestçe düşülemez.
Aynı günlerin iki defa indirilmemesi ve eksik süre bırakılmaması için tahliye müzekkereleri, tutuklama kararları, gözaltı kayıtları ve varsa önceki mahsup kararları birlikte incelenmelidir. İmza yükümlülüğü gibi her adli kontrol tedbiri, tutuklulukla aynı kabul edilmez; konutu terk etmeme gibi özel düzenlenen hâller de kendi hükmüne göre değerlendirilir. Mahsup: TCK m.63.
Tekerrür ve ikinci defa tekerrür hesabı değiştirir mi?
Evet. Hükümde mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmesi önemlidir. 5275 m.108’de süreli hapis için ilk tekerrürde üçte iki oranı düzenlenmiştir; suçun tabi olduğu oran daha yüksekse o oran korunur. Tekerrür nedeniyle eklenecek süre bakımından m.108/2 ayrıca sınır getirir.
4 Haziran 2025 değişikliği sonrasında ikinci defa tekerrürde süreli hapis cezaları için dörtte üç oranı düzenlenmiştir. “İkinci kez mükerrir olan hiçbir şekilde koşullu salıverilemez” şeklindeki eski açıklamalar güncel hükmü yansıtmaz. Buna karşılık bu değişiklik, doğrudan açık cezaevine giriş veya denetimli serbestlik için bütün şartların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hükümdeki tekerrür kaydı ve önceki ilamlar birlikte okunmalıdır.
Suç tarihi neden karar tarihinden daha önemlidir?
İnfaz düzenlemeleri bazen belirli bir tarihte veya o tarihten önce işlenen suçları kapsar. 30 Mart 2020, 31 Temmuz 2023 ve 4 Haziran 2025 sınırları farklı hükümlere ilişkindir; birbirlerinin yerine kullanılamaz. Mahkûmiyetin daha sonra kesinleşmesi, suçun işlenme tarihini değiştirmez. Kesintisiz veya zincirleme suçlarda hangi tarihin esas alınacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Çocuk hükümlüler bakımından 2026 değişiklikleri de dikkate alınmalıdır. 5275 m.107/5’in güncel metni, on beş yaş dolduruluncaya kadar kurumda geçirilen bir günün iki gün sayılması kuralını belirli suçlar yönünden istisnalara bağlamıştır. Bu nedenle eski çocuk infaz tabloları bütün dosyalara uygulanamaz; zaman bakımından uygulama ve lehe kanun değerlendirmesi ayrıca yapılır.
Birden fazla ceza varsa süreler yalnızca toplanır mı?
5275 m.99’a göre her ceza bağımsızlığını korur; koşullu salıverilme bakımından toplama kararı alınabilir. Farklı suç tarihleri, farklı oranlar veya adli para cezasından çevrilen hapis söz konusuysa bütün cezaya tek oran uygulamak yanıltıcı olabilir. Sonradan gelen bir ilam, daha önce düzenlenmiş müddetnamedeki tarihleri değiştirebilir.
Kontrolde her ilam için suç tarihi, kanun maddesi, kesinleşme tarihi, ceza miktarı ve tekerrür bilgisi ayrı satırda gösterilmelidir. Böyle bir belge listesi, hangi kalemin sonuca etki ettiğini açık hâle getirir. Toplamanın yapılmış olması, bütün suçların hukuken tek bir suça dönüştüğü anlamına gelmez.
Müddetname yanlışsa nereye başvurulur?
Öncelikle güncel müddetname ve hesabın dayanakları temin edilir; eksik tutukluluk süresi, yanlış ilam veya yanlış oran gibi itiraz noktası açıkça belirtilir. 5275 m.98/1-b uyarınca çektirilecek cezanın hesabındaki duraksamanın giderilmesi infaz hâkimliğinden istenir. Hükmün yorumunda duraksama veya sonradan çıkan kanunun TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi ise aynı maddenin ayrı görev kuralına tabidir.
Başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz. Gerekli ise somut gerekçelerle ayrıca durdurma veya erteleme talebi açıklanmalıdır. İdari işlem şikâyeti, hesap uyuşmazlığı ve hâkim kararına itirazın süreleri aynı kabul edilmemelidir. Ayrıntılar için İnfaz hâkimliğine şikâyet ve itiraz rehberi incelenebilir.
Hesap kontrolüne hangi belgelerle hazırlanmalı?
Kesinleşme şerhli mahkûmiyet kararları, istinaf ve temyiz kararları, güncel ve önceki müddetnameler, toplama kararları, gözaltı–tutukluluk kayıtları, mahsup kararları, tekerrüre esas ilamlar ve varsa denetimli serbestlik veya koşullu salıverilme kararları bir araya getirilmelidir. Hükümlünün adıyla birlikte infaz dosyası numarasının belirtilmesi, doğru kayda ulaşılmasını kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Cezam kısa; cezaevine hiç girmeden işlem tamamlanır mı?
Yalnız cezanın kısa olması buna cevap vermez. Özellikle 4 Haziran 2025 öncesi ve sonrası suçlar bakımından denetimli serbestliğin asgari kurumda kalma şartı ayrılır. “Girdi–çıktı kesin olur” şeklinde bir garanti verilmemelidir.
İyi hâl varsa tarihte mutlaka tahliye olur muyum?
İyi hâl gerekli olabilir fakat tek koşul değildir. Uygulanacak infaz rejimi, diğer dosyalar, açık kurum ve denetimli serbestlik koşulları ile yetkili merciin kararı da kontrol edilir. Müddetnamedeki tarih, bu şartlardan bağımsız bir tahliye taahhüdü değildir.
Yeni bir infaz düzenlemesi çıkarsa eski müddetname değişebilir mi?
Kişinin dosyası yeni hükmün kapsamına giriyorsa yeniden değerlendirme gerekebilir. Ancak teklif veya haber, yürürlüğe girmiş kanunla aynı değildir. Düzenlemenin resmî metni, yürürlük tarihi ve geçiş maddesi görülmeden sonuç çıkarılmamalıdır.
Kaynaklar ve ilgili rehberler
Bu yazının temel kaynakları 5275 sayılı Kanun’un 4–5, 19–20, 98–101, 105/A, 107–110 ve geçici maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 58 ve 63. maddeleridir. Her başvuru, güncel dosya belgeleri ve ilgili suçun özel hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.


