top of page

Ev Sahibi İhtiyaç Nedeniyle Kiracıyı Çıkarabilir mi? Yeni Malikin Hakları

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
6 gün önce
6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 18 saat önce

Ev sahibinin “kendim oturacağım” demesi, kiracının aynı gün evi boşaltmasını gerektirmez. İhtiyaç nedeniyle tahliyede ihtiyacın kimin için doğduğu, gerçekliği, sözleşmenin süresi, bildirimler ve dava zamanı birlikte incelenir. Evi yeni satın alan kişinin hakları da mevcut kiraya verenin başvuru yoluyla tamamen aynı değildir.

Bu rehber, konut ve çatılı işyeri kiralarında ihtiyaç nedeniyle tahliye sürecini hem kiracı hem kiraya veren açısından açıklar. Kira bedelinin düşük kalması tek başına ihtiyaç değildir. Kira artışı için kira tespit davası, yazılı boşaltma sözü için tahliye taahhütnamesi farklı şartlarla değerlendirilir.

Hangi kişinin ihtiyacı tahliye sebebi olabilir?

Türk Borçlar Kanunu m.350, kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacını düzenler. Çocuk ve anne-baba bu çerçevede değerlendirilebilir. Buna karşılık her akrabalık veya yakınlık ilişkisi tek başına kanuni ihtiyaç sebebi oluşturmaz.

Kimin hangi amaçla kullanacağı açıkça anlatılmalıdır. “Ailemden biri oturabilir” biçimindeki belirsiz bir olasılık ile çalışacağı şehirde sürekli konuta ihtiyaç duyan kişinin durumu aynı değildir. Kiraya veren, davada ileri sürdüğü sebebi somut olaylar ve delillerle ortaya koymalıdır; mülkiyet belgesinin bulunması tek başına ihtiyacı ispatlamaz.

Tahliye talebi kiracının veya eşinin başka bir konutu bulunmasına dayanıyorsa kiracının kendi evi nedeniyle tahliye koşullarını inceleyebilirsiniz.

Gerçek, samimi ve zorunlu ihtiyaç nasıl değerlendirilir?

Yargılama, soyut bir tercih yerine gerçek bir gereksinimin bulunup bulunmadığına yönelir. İş veya eğitim yeri değişikliği, mevcut konutun yaşam koşullarına uygun olmaması, sağlık veya aile düzenindeki değişiklikler somut olaya göre önem taşıyabilir. Gelecekte gerçekleşmesi belirsiz bir plan, gerçekleşmiş ve devam eden bir ihtiyaçla aynı ağırlıkta değildir.

Kiraya verenin başka taşınmazları varsa bunların kullanılabilirliği, boş olup olmadığı, konumu ve ihtiyaca elverişliliği incelenebilir. “Başka evi varsa hiç dava açamaz” veya “başka evi olsa da her durumda kazanır” denilemez. Özellikle hangi taşınmazın neden seçildiği, ihtiyaç sahibi kişinin koşulları ve diğer yerlerin fiilî durumu önemlidir.

Kiracı açısından ise ihtiyaç açıklamasıyla çelişen hukuka uygun kayıtlar değerlidir. Aynı dönemde daha yüksek kira istenmesi, taşınmazın yeniden kiralama ilanına çıkarılması veya ihtiyacın gerçekleşmeyeceğini gösteren yazışmalar dosyada tartışılabilir. Bunların hiçbiri bağlamından koparılarak tek başına kesin sonuç sayılmamalıdır.

Mevcut ev sahibi ne zaman dava açabilir?

Belirli süreli sözleşmelerde TBK m.350, sürenin sonundan başlayarak bir ay içinde dava açılmasını öngörür. Bir yıllık konut kirasının uzaması, ev sahibine herhangi bir tarihte dava açma hakkı vermez; ilgili uzayan dönemin sonu dikkate alınır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise genel fesih dönemleri ve fesih bildirimi süreleri ayrıca hesaplanır.

Sözleşmenin özel bildirim hükümleri de okunmalıdır. Süre konusunda yalnız kanundaki “bir ay” ifadesine bakılması yeterli olmayabilir. TBK m.353 uyarınca, dava açılması için öngörülen sürede yapılmış yazılı dava bildirimi dava süresini bir kira yılı uzatabilir. Bunun hangi bildirime uygulanacağı ve bildirimin zamanında ulaşıp ulaşmadığı somut belgeyle kontrol edilir.

İhtiyaç doğduğu gün, sözleşmenin bitim günü, ihtarın gönderildiği gün ve kiracıya ulaştığı gün ayrı kaydedilmelidir. Kira döneminin başlangıcını hatalı almak, güçlü bir ihtiyaç iddiasının usulden sonuçsuz kalmasına yol açabilir. Davadan önceki arabuluculuk aşaması da takvime eklenmelidir.

Evi yeni satın alan kişinin iki farklı yolu

Taşınmazın satılması, kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. TBK m.310 gereğince yeni malik mevcut kira ilişkisinin tarafı olur. Yeni malik açısından TBK m.351'de iki alternatif düzenlenmiştir; bunların tarihleri birbirine karıştırılmamalıdır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.351/1 hükmü: “Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.”

  • Edinme tarihinden itibaren bir ay içinde ihtiyacını kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, edinmeden altı ay sonra dava açma yolu.

  • İhtiyaç nedeniyle, mevcut sözleşmenin süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açma yolu.

İlk yolda bir ay içinde yalnız ihtarı hazırlamakla yetinilmemeli, bildirimin kiracıya zamanında ulaştığı belgelenmelidir. Altı ay, ihtarın gönderildiği günden değil edinme tarihinden hesaplanır. Noter aracılığıyla bildirim ispatı kolaylaştırabilir; ancak metnin doğru olması kadar tebliğ kaydı da önemlidir.

Örneğin satın alma ile kira döneminin bitimi arasında kısa bir süre varsa, sözleşme sonuna dayalı alternatif ayrıca incelenebilir. Buna karşılık satın almadan sonra bir aylık bildirim fırsatını kaçıran kişi, aynı altı aylık yolu koşullar oluşmuş gibi kullanamaz. Hangi yolun uygun olduğu tapu edinim belgesi, sözleşme ve tebligat üzerinden belirlenir.

Altı ayın dolması otomatik tahliye günü değildir. Dava açma şartı ile mahkeme kararının verilmesi ve uygulanması farklı aşamalardır. Yeni malikin kendisi veya kanunda sayılan kişiler için gerçek ihtiyaç iddiası yine ispatlanmalıdır.

Satıştan önce tapuya şerh verilmişse kira sözleşmesindeki şerhin yeni malik bakımından etkisini ayrıca inceleyebilirsiniz.

Arabuluculukta hangi konular netleştirilmelidir?

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasından önce 6325 sayılı Kanun m.18/B gereğince arabulucuya başvuru dava şartıdır. Anlaşma zorunlu değildir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınarak görevli mahkemede dava yolu değerlendirilir. Kira ilişkisinden doğan bu davalarda görevli mahkeme kural olarak sulh hukuk mahkemesidir.

Arabuluculuk bürosuna başvuru ile son tutanak arasındaki sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu, süresi geçmiş her bildirimi yeniden geçerli hâle getiren genel bir kural değildir. Satın alma bildirimi, kira dönemi ve dava süresi ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Anlaşma yapılacaksa çıkış tarihi, anahtarın nasıl teslim edileceği, son kira ve kullanım giderleri, depozito, varsa taşınma desteği ve karşılıklı talepler açık yazılmalıdır. “Tarafların hiçbir alacağı yoktur” gibi geniş bir kayıt imzalanmadan önce gerçekten hangi hakları kapsadığı anlaşılmalıdır. Anlaşmanın uygulanabilirliği ve gerekli icra edilebilirlik işlemleri ayrıca kontrol edilmelidir.

İhtiyaçla çıkarılan ev yeniden kiralanırsa tazminat doğar mı?

TBK m.355, ihtiyaç amacıyla boşaltılan taşınmazın haklı sebep olmadan üç yıl geçmeden eski kiracı dışındaki kişiye kiralanmasını yasaklar. Şartlar oluştuğunda eski kiracı lehine, son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmayan tazminat öngörülür. Ancak yalnız “başkasına kiralandı” bilgisiyle otomatik ödeme sonucu çıkarılamaz.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.355/1 hükmü: “Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli, 2024/3099 E., 2025/3540 K. sayılı kararında eski kiracı, ihtiyaç nedeniyle çıktıktan sonra konutun yeniden kiraya verilmesi sebebiyle TBK m.355 tazminatı istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, fiilen cebrî icra yoluyla tahliye gerçekleşmediği gerekçesiyle talebi reddetmiş; Yargıtay çoğunluğu bu sonucu onamıştır. Karşı oyda ise tahliye ilamının icraya konulduğu ve icra emrinin tebliği üzerine çıkıldığı vurgulanarak farklı değerlendirme yapılmıştır. Dolayısıyla karar, “hiç icra takibi yoktu” şeklinde özetlenmemelidir.

Bu nedenle yalnız bir ihtar veya mesaj üzerine çıkıp sonradan mutlaka bir yıllık kira alınacağı varsayılmamalıdır. Öte yandan bu açıklama kiracıya mahkeme kararına uymama önerisi de değildir. Çıkış anlaşması yapılmadan önce tazminat, masraf ve teslim koşulları hukuken değerlendirilip yazılı olarak düzenlenmelidir. Sonradan ortaya çıkan haklı sebepler ve tarafların anlaşmaları da sonuca etki edebilir.

Bu karar, bütün gönüllü çıkışları aynı sonuca bağlayan bir kanun hükmü değildir; tahliyenin hangi işlem üzerine gerçekleştiğinin uygulamada ne kadar önemli olduğunu gösterir. İhtiyaç ihtarı, dava ve icra evrakı, anahtar teslim tutanağı ve sonradan üçüncü kişiye kiralama delilleri birlikte değerlendirilmelidir. Karardaki talep ve ödeme tutarları güncel bir tazminat tarifesi oluşturmaz.

Dosya hazırlığı için kontrol listesi

  • İlk kira sözleşmesi, ekler, yenilemeler ve kira dönemi bilgileri.

  • Tapu kaydı ve yeni malik varsa edinme tarihi.

  • İhtiyaç sahibi kişinin kimliği ve kanunda sayılan kişi grubuyla ilişkisi.

  • İhtiyacın nedenini gösteren iş, eğitim, sağlık veya mevcut kullanım belgeleri.

  • Diğer taşınmazların ihtiyaca elverişliliğine ilişkin somut bilgiler.

  • İhtarın tam metni, gönderim belgesi ve tebliğ kaydı.

  • Arabuluculuk başvurusu ve son tutanak.

  • Kiracı açısından ihtiyaca ilişkin çelişkileri gösteren hukuka uygun yazışma ve kayıtlar.

Özel hayatı ihlal ederek delil toplamaya çalışılmamalıdır. Mahkemece getirilebilecek kayıtlar ve tanıkların hangi olayı doğrudan bildiği somutlaştırılmalıdır. Dava sürerken ihtiyacın ortadan kalkması gibi yeni gelişmeler de dosyada değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Bir yıllık kira sözleşmesi bitti; ev sahibi beni çıkarabilir mi?

Yalnız sürenin dolması ev sahibine bu hakkı vermez. Konut ve çatılı işyeri kiralarında uzama ve sona erme kuralları vardır. İhtiyaç iddiası varsa kendi şartları ve dava takvimi incelenir.

Yeni ev sahibi “hemen çık” diyebilir mi?

Satın alma tek başına derhâl tahliye sebebi değildir. TBK m.351'deki ihtiyaç, bildirim ve dava şartları veya başka bir geçerli sona erme nedeni bulunmalıdır.

Çocuğun evlenecek olması yeterli mi?

Kanunda altsoy sayılmıştır; ancak somut ihtiyacın gerçekliği, zamanlaması ve devamlılığı yine değerlendirilir. Her soyut evlilik planı kendiliğinden tahliye kararı doğurmaz.

Dava sürerken kira ödenmeye devam eder mi?

Kira ilişkisi ve kullanım devam ettiği sürece ödeme yükümlülüğü de ayrıca sürer. İhtiyaç davasının açılması kirayı ödememe hakkı vermez; aksi hâlde farklı tahliye sebepleri gündeme gelebilir.

Ev sahibi elektriği kestirebilir veya kilidi değiştirebilir mi?

İhtiyaç iddiası bu tür müdahaleleri meşru kılmaz. Tahliye, anlaşma veya kanuni yargılama ve icra yollarıyla yürütülmelidir. Tehdit ve müdahale içeren olaylar ayrıca hukuken değerlendirilir.

Konuların tamamına ve okuma sırasına ulaşın: Kira Hukuku Başlangıç Rehberi.

Kaynaklar ve ilgili rehberler

28 Ekim 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme niteliğindedir; ihtiyaç, bildirim ve dava süreleri somut dosyanın belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir.

© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page