top of page

Boşanmada Kusur Sayılan Davranışlar ve Güncel Yargıtay Uygulaması | 2026

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
3 Eyl
4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 Eyl

Boşanmada Kusur Sayılan Davranışlar ve Güncel Yargıtay Uygulaması | 2026 — görsel özet

Boşanma davalarında “kusur”, taraflardan birinin evlilik birliğini zedeleyen davranışlarının hukuki değerlendirmesini ifade eder. Ancak uygulamada her davranış için değişmez bir kusur puanı veya kapalı bir liste yoktur. Aynı davranış, olayın zamanı, tekrarı, ağırlığı, tarafların önceki tutumu ve diğer vakıalarla birlikte farklı sonuç doğurabilir.

Kusur belirlemesi yalnızca boşanma kararının verilmesi bakımından değil; maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi fer’î sonuçlarda da önem taşır. Bu nedenle hangi vakıaya dayanıldığı, o vakıanın nasıl ispatlandığı ve karşı tarafın davranışının tepki niteliğinde olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Boşanmada Kusur Nasıl Belirlenir?

TMK m.166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylar değerlendirilirken mahkeme, tarafların somut davranışlarını karşılaştırır. Davacının kusurunun daha ağır olması hâlinde davalının boşanmaya itiraz hakkı gündeme gelebilir; bununla birlikte itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evliliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması hâlinde yine boşanmaya karar verilebilir.

Kusur oranı matematiksel bir hesap değildir. Mahkeme, gerçekleşen vakıaların evlilik birliğine etkisini ve tarafların davranışlarının ağırlığını birlikte değerlendirir. Bu nedenle “şu davranış her zaman ağır kusurdur” biçimindeki genellemeler yerine somut olay analizi yapılmalıdır.

Uygulamada Kusur Sayılabilen Başlıca Davranışlar

Sadakat yükümlülüğünü ihlal eden veya güven sarsıcı nitelik taşıyan davranışlar, fiziksel ya da psikolojik şiddet, sürekli hakaret ve aşağılamalar, eşe veya ailesine yönelik ağır küçültücü sözler, aile yükümlülüklerini sistematik biçimde yerine getirmeme ve ekonomik baskı somut koşullara göre kusur olarak değerlendirilebilir.

Haklı bir neden bulunmaksızın ortak yaşamdan sürekli biçimde kaçınma veya evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmeme de kusur sayılabilir. Buna karşılık eşin ortak konuttan ayrılması tek başına ve her durumda kusur değildir. Şiddet, tehdit, ağır hakaret veya ortak yaşamı sürdürülemez hâle getiren başka olayların bulunması hâlinde ayrılık haklı kabul edilebilir.

Bununla birlikte tek bir mesaj, tek bir tartışma veya gündelik ev içi anlaşmazlık otomatik olarak boşanmada ağır kusur anlamına gelmez. Davranışın sürekliliği, yoğunluğu, evlilik birliğine etkisi ve diğer eşin buna verdiği tepki önemlidir. Özellikle güven sarsıcı davranışlarda mesajlaşmanın içeriği, bağlamı ve devamlılığı birlikte incelenir.

Güven Sarsıcı Davranış ile Tepkisel Davranış Ayrımı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 05.05.2026 tarihli E.2025/10019, K.2026/5086 sayılı kararında, erkeğin başka bir kadına öpücüklü ve kalpli mesajlar göndermesi güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilirken, kadının eşine soğuk davranması ve yatağını ayırması bu davranışa karşı tepkisel nitelikte kabul edilmiştir. Sonuçta erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğu benimsenmiştir.

Bu yaklaşım, bir eşin her olumsuz davranışının diğer eşin kusuruyla aynı ağırlıkta değerlendirilemeyeceğini gösterir. Tepkisel davranışın sınırı ve ölçülülüğü yine somut olaya göre incelenir; ancak ilk haksız davranış ile buna verilen tepkinin birbirinden ayrılması kusur derecesi bakımından önemlidir.

Dilekçede İleri Sürülmeyen Bir Olay Kusur Sayılabilir mi?

Kural olarak mahkeme, tarafların usulüne uygun şekilde ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden kusur olarak yükleyemez. HMK m.25 taraflarca getirilme ilkesini, HMK m.187 ise ispatın konusunun çekişmeli vakıalar olduğunu düzenler. Bu nedenle yalnızca tanığın bir olayı anlatmış olması, o olayın tarafça usulüne uygun biçimde dava malzemesi hâline getirildiği anlamına gelmez.

Nitekim aynı 2026 tarihli Yargıtay kararında “evde temizlik ve yemek yapmama” vakıasının cevap ve karşı dava dilekçesinde usulüne uygun biçimde ileri sürülmediği gerekçesiyle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Bu, boşanma davalarında yalnızca delilin değil vakıanın da usulüne uygun ileri sürülmesinin önemini gösterir.

Affetme ve Hoşgörü Kusur Değerlendirmesini Etkiler mi?

Uygulamada affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış eski vakıaların sonradan boşanma sebebi ve kusur olarak ileri sürülmesi sınırlı kabul edilmektedir. Ancak birlikte yaşamaya devam edilmiş olması her olayda otomatik olarak affetme anlamına gelmez. Davranışın sonradan devam edip etmediği ve tarafların gerçekten barışıp barışmadığı önemlidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.10.2025 tarihli E.2025/1870, K.2025/8669 sayılı kararında, tarafların önceki mesajlaşma olayı sonrasında barışmış olmalarına rağmen güven sarsıcı davranışın devam ettiği kabul edildiğinden kadının bu devam eden davranışı affettiğinden söz edilemeyeceği belirtilmiştir.

Kusur Tazminat ve Nafakayı Nasıl Etkiler?

Maddi ve manevi tazminat isteyen eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu veya daha ağır kusurlu eş lehine maddi ya da manevi tazminata hükmedilemez. Manevi tazminat için ayrıca karşı eşin kusurlu davranışının talepte bulunan eşin kişilik hakkına saldırı niteliğinde olması aranır.

Yoksulluk nafakasında ise TMK m.175 gereğince talep eden tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gerekir. Kusur ile tazminat arasındaki bağlantıyı Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat | 2026 yazımızda, nafaka yönünü ise Yoksulluk Nafakası Şartları ve Sona Ermesi | 2026 yazımızda ayrıca ele aldık.

Kusur İddiası Nasıl İspatlanır?

Tanık anlatımları, mesaj ve e-postalar, fotoğraf veya video, sosyal medya kayıtları, kolluk tutanakları, sağlık kayıtları ve diğer resmi belgeler somut olaya göre delil olabilir. Ancak delilin uyuşmazlıkla ilgili, güvenilir ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Çekişmeli boşanma davasındaki delil aşamalarını ve süreleri daha ayrıntılı görmek için Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? Süreç ve Deliller | 2026 yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Eşit kusurlu eş maddi veya manevi tazminat alabilir mi?

Hayır. Maddi ve manevi tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusur hâlinde her iki tazminat talebinin koşulu oluşmaz. Manevi tazminat için ayrıca kişilik hakkına saldırı şartı aranır.

Bir davranış sonradan affedilmiş sayılabilir mi?

Evet, bazı olaylarda açık veya örtülü affetme ya da hoşgörü kabul edilebilir. Ancak yalnızca evliliğin bir süre daha devam etmiş olması tek başına her zaman yeterli değildir. Özellikle davranışın sürmesi hâlinde önceki barışmanın kapsamı ayrıca incelenir.

Dilekçede yazılmayan bir olay tanık anlatınca kusur olur mu?

Kural olarak hayır. Vakıanın usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi gerekir. Tanığın anlatımı, ileri sürülmemiş yeni bir vakıayı kendiliğinden dava malzemesi hâline getirmez.

Aile Hukuku kapsamındaki diğer güncel içeriklere Aile Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı

Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.


Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.

Yorumlar


© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page