top of page

Boşanmada Evi Terk Etmek veya Ayrı Yaşamak Kusur Sayılır mı? | 2026

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
3 Eyl
4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 Eyl

Boşanmada Evi Terk Etmek Kusur Sayılır mı? Terk ve Fiilî Ayrılık | 2026 — görsel özet

Eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması günlük dilde çoğu zaman “terk” olarak ifade edilir. Ancak Türk Medenî Kanunu bakımından her evden ayrılma, doğrudan özel boşanma sebebi olan terk anlamına gelmez. Ayrılığın nedeni, süresi, diğer eşin davranışları ve usulüne uygun ihtar süreci birlikte değerlendirilir.


Bu nedenle “evi terk eden eş otomatik olarak kusurludur” şeklindeki yaklaşım güncel uygulamayı doğru yansıtmaz. Özellikle Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararlarında, terk hukuki sebebine dayalı bir dava bulunmaksızın yalnızca ortak konutu terk etme vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceği açıkça vurgulanmaktadır.


Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?


TMK m.164’e göre eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde diğer eş terk sebebine dayanarak boşanma davası açabilir.


Kanun ayrıca diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eşi de “terk etmiş” sayar. Dolayısıyla fiziksel olarak evden ayrılan tarafın kim olduğu tek başına belirleyici değildir.


Terk Davasının Şartları Nelerdir?


Terk sebebine dayalı boşanma davasında ayrılığın en az altı ay sürmüş olması, bu durumun devam etmesi ve usulüne uygun dönüş ihtarının sonuçsuz kalması gerekir. İhtar istemi, altı aylık sürenin dördüncü ayı dolmadan yapılamaz; ihtardan sonra da iki ay geçmeden dava açılamaz.


Kısa cevap: Terk davası sadece “eş evden gitti” denilerek açılamaz. Altı aylık ayrılık, haklı sebebin bulunmaması ve kanuna uygun ihtar süreci birlikte aranır.

Evi Terk Etmek Her Zaman Kusur mudur?


Hayır. Eşin ortak konuttan ayrılmasının haklı bir nedeni bulunabilir. Şiddet, tehdit, ağır çatışma, güvenlik kaygısı, diğer eşin ortak konutta yaşamayı fiilen imkânsız hâle getiren davranışları veya somut olayın özelliklerinden doğan başka nedenler, ayrılığın değerlendirilmesinde önem taşır.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli E.2025/5768, K.2026/500 ve 12.02.2026 tarihli E.2025/6267, K.2026/844 kararlarında da, terk hukuki nedenine dayalı dava bulunmadan “ortak evi terk etme” vakıasının tek başına eşe kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Kusur değerlendirmesi, ileri sürülen diğer vakıalar ve ispatlanan davranışlar üzerinden yapılmalıdır.



Haklı Nedenle Ayrı Yaşama

Türk Medeni Kanunu sisteminde eşlerin birlikte yaşama ve evlilik birliğini birlikte yürütme yükümlülükleri bulunmakla birlikte, kişiden her koşulda aynı konutta kalması beklenemez. Ayrı yaşamayı haklı kılan olaylar varsa, mahkeme kusur değerlendirmesini bu olayların bütünü içinde yapar. Özellikle ayrılıktan önce yaşanan şiddet, tehdit, ağır hakaret veya sürekli çatışma iddialarında delillerin kronolojik biçimde sunulması önemlidir.


Terk ile Fiilî Ayrılık Aynı Şey midir?


Hayır. TMK m.164’teki terk, özel boşanma sebebidir ve kendine özgü ihtar ve süre şartlarına bağlıdır. Fiilî ayrılık ise eşlerin bir süredir ayrı yaşıyor olmasını ifade eden daha geniş bir olgudur. Her fiilî ayrılık, terk sebebine dayalı dava koşullarını oluşturmaz.


Bunun yanında TMK m.166/4, daha önce açılan bir boşanma davasının reddedilip kararın kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamamasına ayrı bir hukuki sonuç bağlar. 2024’te yapılan değişiklikle bu süre üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Anayasa Mahkemesi de 12.02.2026 tarihli E.2025/203 sayılı dosyada “bir yıl” ibaresini Anayasa’ya aykırı bulmamıştır.


Fiilî Ayrılık Nedeniyle Boşanma İçin Önce Dava Açılmış Olmalı mı?


TMK m.166/4’ün uygulanabilmesi için daha önce herhangi bir boşanma sebebiyle açılmış davanın reddedilmiş ve bu ret kararının kesinleşmiş olması gerekir. Kesinleşmeden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat herhangi bir nedenle yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilebilir.


Evi Terk Eden Eş Nafaka veya Tazminat İsteyebilir mi?


Bu sorunun cevabı yalnızca kimin evden ayrıldığına göre verilemez. Nafaka ve tazminatta kusur derecesi, ekonomik koşullar ve ilgili talebin kendi yasal şartları birlikte değerlendirilir. Haklı nedenle ortak konuttan ayrılan eş, sırf evden ayrıldığı için nafaka veya tazminat hakkını otomatik olarak kaybetmez.



Kusur değerlendirmesi yalnız boşanmanın gerçekleşmesi bakımından değil, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi fer'î sonuçlar bakımından da önem taşıyabilir. Bununla birlikte m.166/4 kapsamındaki fiilî ayrılık sebebinde boşanma talebinin kabulü için kusursuz veya daha az kusurlu olma şartı aranmaz. Kusur, varsa tazminat ve nafaka taleplerinde ayrıca değerlendirilebilir.

İspatta Hangi Deliller Önemlidir?


Ortak konuttan ayrılığın nedeni ve süresi; tanık anlatımları, mesaj ve yazışmalar, kolluk veya sağlık kayıtları, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş tedbir kararları, kira veya ikamet belgeleri ve somut olayın özelliğine göre diğer hukuka uygun delillerle ortaya konulabilir. Delilin içeriği kadar hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması da önemlidir.


Sık Sorulan Sorular


Eş evi terk ederse hemen boşanma davası açılabilir mi?

Terk özel sebebine dayanılacaksa hayır. TMK m.164’teki altı aylık ayrılık ve ihtar şartları yerine getirilmelidir. Ancak olayda başka bir boşanma sebebi varsa bunun koşulları ayrıca değerlendirilebilir.


Şiddet nedeniyle evden ayrılmak terk sayılır mı?

Şiddet veya ciddi güvenlik riski gibi haklı nedenlerle ortak konuttan ayrılma, TMK m.164 anlamında haksız terk olarak değerlendirilemez. Somut olayın delilleri önemlidir.


Bir yıldır ayrı yaşamak tek başına boşanma için yeterli midir?

Hayır. TMK m.166/4’teki bir yıllık süre, önceki bir boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra başlar. Sadece bir yıldır ayrı yaşamak bu hükmü kendiliğinden uygulanabilir hâle getirmez.



Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayda terk, fiilî ayrılık ve kusur değerlendirmesi dosyanın özelliklerine göre değişebilir.


Konuyla İlgili Diğer Rehberler






İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı

Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.


Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.

Yorumlar


© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page