Malpraktis Nedir? Komplikasyon, Hekim Hatası ve Deliller
Güncelleme tarihi: 18 saat önce
Tedaviden sonra hastalığın ilerlemesi, ameliyatın beklenen sonucu vermemesi veya yeni bir rahatsızlığın ortaya çıkması ciddi bir kaygı yaratır. Bununla birlikte, her olumsuz sonuç hukuken malpraktis değildir. İnceleme; sağlık hizmetinin verildiği tarihte beklenen tıbbi standarda uyulup uyulmadığı, hastanın bilgilendirilmesi, meydana gelen zarar ve bu zararla davranış arasındaki bağlantı üzerinden yapılır.
Malpraktis şüphesinde ilk iş, sağlık bakımını sürdürürken kayıtları toplamak ve olayın kronolojisini çıkarmaktır. Kamu hastanesindeki başvuru yolu ile özel hastane veya serbest hekim yönünden izlenecek yol farklı olabilir. Bu yazı, hangi soruların araştırılacağını ve bir tazminat dosyasının hangi belgelere ihtiyaç duyduğunu açıklar.
Malpraktis ne demektir, hangi davranışlar incelenir?
Malpraktis, mesleki uygulama hatasını anlatmak için kullanılan bir kavramdır. Hukuki değerlendirme yalnız ameliyat sırasında yapılan işleme indirgenmez. Tanının gecikmesi, gerekli tetkikin yapılmaması, yanlış ilacın veya dozun uygulanması, alerji bilgisinin dikkate alınmaması, sevkin gecikmesi, ameliyat sonrası bulguların izlenmemesi ve organizasyon eksiklikleri de araştırılabilir. Bunların gerçekten hata oluşturup oluşturmadığı uzmanlık bilgisiyle belirlenir.
Hasta Hakları Yönetmeliği m.14, özen yükümlülüğünü şöyle düzenler: “Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.” Böylece tedavinin mutlaka başarıyla sonuçlanacağı değil, hastanın durumunun gerektirdiği özenin gösterileceği kabul edilir.
Özel hukuk sorumluluğunun temel hükümlerinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49/1 ise şöyledir: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Sözleşmeye dayanan taleplerde TBK m.112 ve ilişkinin niteliğine göre vekâlet hükümleri de değerlendirilir. Kamu hastanesinde ise sağlık hizmetinin gereği gibi yürütülüp yürütülmediği, hizmet kusuru ve idarenin sorumluluğu çerçevesinde incelenir.
Komplikasyon ile hekim hatası nasıl ayrılır?
Komplikasyon, tıbbi uygulamanın bilinen risklerinden birinin uygun özene rağmen gerçekleşmesi olarak gündeme gelebilir. Ancak dosyaya “komplikasyon” yazılması incelemeyi bitirmez. Riskin önlenmesi için yapılması gerekenler, erken fark edilip edilmediği, ortaya çıktığında gereken müdahalenin yapılıp yapılmadığı ve hastanın bu risk hakkında bilgilendirilmesi ayrı sorulardır.
Örneğin bir ameliyat sonrasında enfeksiyon gelişmesi tek başına kusur sonucunu doğurmaz. Buna karşılık gerekli önlemlerin alınmaması veya belirgin bulgulara rağmen tedavinin gecikmesi ayrıca incelenir. Benzer şekilde, tanısı güç bir hastalığın ilk muayenede saptanamaması ile uyarıcı bulguların kayıtlara rağmen göz ardı edilmesi aynı değildir. Değerlendirme, sonradan öğrenilen sonuçtan hareketle değil, olay anındaki bilgi ve imkânlar dikkate alınarak yapılmalıdır.
Hasta tarafından verilen tedavi onayı da ihmalin peşinen kabulü anlamına gelmez. Bilinen bir riskin açıklanması, bu riski azaltmak veya yönetmek için gerekli özeni gösterme borcunu ortadan kaldırmaz.
Tazminat için zarar ve nedensellik neden önemlidir?
Bir davranışın tıbbi standarda aykırı bulunması ile bütün zararların o davranıştan kaynaklandığının kabulü farklı değerlendirmelerdir. Hastalığın doğal seyri, önceki rahatsızlıklar, başka müdahaleler ve tedaviye uyum gibi etkenler incelenir. Hangi ek zararın hangi davranıştan doğduğu açıklanmalıdır. Hastanın kontrole gelmediği ileri sürülüyorsa randevu, başvuru ve muayene kayıtları da dosyaya konulmalıdır.
Bilgilendirme eksikliği ayrıca değerlendirilir. Teknik uygulamada kusur bulunmadığı söylenmesi, hastanın karar verme hakkına yönelik iddiayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak onam eksikliği saptandığında da bütün maddi zararların otomatik ödeneceği sonucuna gidilmez; talep edilen zarar, hukuki bağlantı ve mahkemenin gerekçesi ayrı ayrı incelenir.
AYM’nin 2026 tarihli Sebiha Çelik kararı ne söylüyor?
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Sebiha Çelik başvurusu, B. No: 2022/18719, 28.01.2026 tarihli kararı, guatr ameliyatı sonrası şikâyetlerle ilgili bir tazminat sürecini ele alır. Başvurucu hem tıbbi ihmal hem de ameliyat öncesinde aydınlatılmış onam alınmadığını ileri sürmüştür. İdari yargı sürecinde onam eksikliği nedeniyle manevi tazminata hükmedilmiş; maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
AYM, başvurucunun ameliyat sonrasında sağlık kuruluşlarına başvurduğuna ilişkin itirazının yeterince araştırılmadığını ve onam eksikliğinin maddi tazminat talebi üzerindeki etkisinin yeterli gerekçeyle açıklanmadığını değerlendirmiştir. Anayasa m.17 kapsamındaki hakkın ihlaline ve yeniden yargılamaya karar vermiştir. Karar, her başarısız ameliyatın malpraktis olduğu veya talep edilen tazminatın mutlaka ödeneceği anlamına gelmez. Mahkeme, yeniden yargılamanın sonucunu önceden belirlemediğini açıkça belirtmiştir. Özellikle §§24–27 ve 32–34 önem taşır.
Hastane dosyasında hangi belgeler istenmeli?
Hasta Hakları Yönetmeliği m.16’nın ilk cümlesi: “Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir.” e-Nabız kaydı yararlıdır; fakat hastanenin tuttuğu bütün kayıtların yerini her zaman tutmaz.
Başvuru, muayene, triyaj, konsültasyon ve sevk kayıtları; tarih ve saatleriyle birlikte.
Epikriz, ameliyat ve anestezi notları, hemşire gözlemleri, ilaç uygulama çizelgeleri ve yoğun bakım kayıtları.
Laboratuvar sonuçları, radyoloji raporları ve görüntülerin kendileri, patoloji raporları.
Aydınlatılmış onam belgeleri; elektronik onam varsa formun sürümü, zaman ve doğrulama kayıtları.
Kontrol randevuları, taburculuk önerileri, sonraki hastane başvuruları ve yazışmalar.
Tedavi ve bakım giderleri, ulaşım belgeleri, çalışılamayan dönem ve gelir kaybına ilişkin kayıtlar.
Belgeler tarih sırasıyla saklanmalı; asılları değiştirilmemelidir. Eksik kayıt varsa hangi belgenin istendiği, talep tarihi ve hastanenin cevabı ayrıca kaydedilmelidir. Sağlık bilgilerini herkese açık platformlarda yayımlamak yerine başvuru dosyasına uygun biçimde sunmak, mahremiyeti korur.
Bilirkişi raporu neyi açıklamalı?
Raporun yalnız “kusur yoktur” veya “komplikasyondur” demesi yeterli olmayabilir. İlgili uzmanlık alanları, kullanılan kayıtlar, beklenen tıbbi davranış, iddia edilen eksiklik ve zarar arasındaki ilişki açıklanmalıdır. Birden fazla branşın etkili olduğu olaylarda incelemenin kapsamı buna göre belirlenmelidir.
Rapora itiraz ederken genel memnuniyetsizlik yerine somut eksiklikler gösterilmelidir: değerlendirilmemiş görüntü, yanlış tarih, atlanan kontrol başvurusu, açıklanmayan çelişki veya cevaplanmayan bir soru gibi. HMK m.281 çerçevesinde hukuk yargılamasındaki bilirkişi raporuna karşı kural olarak tebliğden itibaren iki haftalık süre bulunduğundan, rapor gelir gelmez inceleme yapılması önemlidir. İdari yargıdaki tebligat ve ara kararlar da ayrıca takip edilmelidir.
Hangi zararlar talep edilebilir?
TBK m.54 bedensel zararları “tedavi giderleri”, “kazanç kaybı”, “çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ve “ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” olarak sayar. Gereken bakım, ek tedavi ve benzeri giderler somut ihtiyaç ve deliller üzerinden değerlendirilir. Her dosya için geçerli sabit bir malpraktis tazminatı tarifesi yoktur.
TBK m.56 uyarınca beden bütünlüğünün zedelenmesinde uygun manevi tazminata; ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlar lehine de şartları varsa manevi tazminata karar verilebilir. Ölüm hâlindeki destekten yoksun kalma talebi için destek ilişkisi ayrıca araştırılır. Zarar hesabı, faiz ve önceki ödemelerin mahsubu bakımından güncel TBK m.55 ile olay tarihine uygulanacak hükümler birlikte kontrol edilmelidir.
Sık sorulan sorular
Önce hastaneye şikâyet etmek dava süresini korur mu?
Her şikâyet aynı hukuki sonucu doğurmaz. Hasta hakları birimi veya CİMER başvurusu, tazminat için gerekli idari başvurunun yahut dava şartı arabuluculuğun yerine kendiliğinden geçmez. Başvurunun muhatabı, içeriği ve tarihi önemlidir. Ceza soruşturmasını beklerken diğer başvuru sürelerinin durduğu varsayılmamalıdır.
Ceza davası açılmazsa tazminat da istenemez mi?
Ceza ve tazminat sorumluluğu aynı koşullara dayanmaz. Bir süreçteki karar diğer dosyada önem taşıyabilir; ancak soruşturma yapılmaması veya beraat, her durumda tazminat talebini ortadan kaldırmaz. TBK m.74 çerçevesinde hukuk hâkiminin ceza hukukundaki kusur değerlendirmesi ve beraat kararıyla bağlılığı ayrıca ele alınır.
Tedavim sürerken dosya hazırlayabilir miyim?
Evet. Kayıtların korunması ve süre kontrolü için tedavinin tamamen bitmesi her zaman beklenmez. Zararın kesinleşmesi, öğrenilme tarihi ve bilirkişi incelemesinin zamanı somut olaya göre değerlendirilir. Sağlık bakımının sürdürülmesi ise önceliğini korur.
İlgili rehberler ve hukuki dayanaklar
Hukuki çerçeve: Anayasa m.17 ve 56; 6098 sayılı TBK m.49, 54–56, 74, 112 ve 506; Hasta Hakları Yönetmeliği m.14–18; 6100 sayılı HMK m.281. Karar: AYM, Sebiha Çelik [1. B.], B. No: 2022/18719, 28.01.2026. Resmî karar metni ve Hasta Hakları Yönetmeliği.
Bu yazı 1 Kasım 2026 itibarıyla genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Başvuru yolu ve süre hesabı, tedavinin yapıldığı kurum ile somut belgeler incelenerek belirlenmelidir.


