Ameliyatta Unutulan Gazlı Bez veya Alet: Deliller ve Tazminat
Ameliyattan sonra vücutta gazlı bez, tampon veya cerrahi alet parçası kaldığının anlaşılması, hem yeni bir sağlık sorunu hem de önemli bir delil meselesi doğurur. İlk öncelik gerekli tıbbi değerlendirmenin yapılmasıdır. Hukuki açıdan ise cismin niteliği, hangi müdahaleden kaldığı, hastanın zararına etkisi ve sağlık hizmetini sunan kurumun hukuki statüsü birlikte araştırılır.
Her görüntüleme bulgusu “ameliyatta unutulan cisim” anlamına gelmez. Tedavi amacıyla bilinçli olarak bırakılan implant, klips veya başka bir malzemeyle unutulmuş yabancı cisim birbirinden ayrılmalıdır. Bu rehber; kayıtların nasıl toplanacağını, kamu ve özel hastanede başvuru yollarını, maddi-manevi tazminatın dayanaklarını ve iki yüksek mahkeme kararının pratik anlamını açıklar.
Unutulan cisim ile komplikasyon nasıl ayrılır?
Komplikasyon, tıbbi standartlara uygun davranılmasına rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçtur. Bir sonucun bu adla anılması, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı veya sonradan doğru yönetilip yönetilmediği incelemesini ortadan kaldırmaz. Ameliyat malzemelerinin sayımı, cerrahi alanın kontrolü ve kayıt düzeni, yabancı cisim iddiasında özellikle araştırılır. Bunlar yalnızca ameliyatı yapan hekimin değil, ekip ve organizasyonun işleyişiyle de ilgili olabilir.
Bir hastanın sonraki ameliyatında gazlı bez bulunması, güçlü bir bulgudur; yine de ilk müdahalenin tarihi, aradaki diğer operasyonlar ve çıkarılan materyalin kaydı incelenir. “Bütün sayımlar tamdı” şeklindeki form ile ikinci ameliyat raporu arasında çelişki varsa çelişki açıklanmalıdır. Hastanın ağrı veya enfeksiyon yaşaması tek başına cismin unutulduğunu kanıtlamadığı gibi, sayım formunun imzalı olması da diğer delilleri değersiz kılmaz.
Kanun hangi yükümlülükleri getiriyor?
Hasta Hakları Yönetmeliği m.11, tıbbi gereklerle uyumlu teşhis, tedavi ve bakım hakkını; m.14 ise hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özen yükümlülüğünü düzenler. Bu kurallar hem kamu hem özel sağlık hizmeti bakımından önemlidir. M.15’teki bilgilendirme ve m.24’teki rıza hükümleri de müdahalenin hukuki çerçevesinin parçalarıdır. Bir onam formu imzalanması, kusurlu uygulamayı kabul etmek veya bütün tazminat haklarından vazgeçmek anlamına gelmez.
Özel hukuk ilişkilerinde TBK m.49, kusurlu ve hukuka aykırı fiille verilen zararın giderilmesini; m.112, sözleşme borcunun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan sorumluluğu düzenler. Hekimlik ilişkisinde uygulanabildiği ölçüde TBK m.506’daki sadakat ve özen borcu da değerlendirilir. Hastanenin organizasyonu ve yardımcı kişilerin eylemleri bakımından TBK m.66 ve m.116 hükümleri somut ilişkinin niteliğine göre gündeme gelebilir.
Bu hükümler hastaya otomatik bir tazminat tarifesi sunmaz. Hukuki sorumluluğun kurulabilmesi için kusur veya diğer sorumluluk sebebi, zarar ve uygun nedensellik bağı araştırılır. Kamu hastanesinde ise hizmetin kuruluşu veya işleyişindeki aksaklık, idarenin sorumluluğu ve idari yargılama kuralları esas alınır; özel hastanedeki dava modeli aynen kopyalanmaz.
Hangi kayıtlar istenmeli ve nasıl korunmalı?
Hasta Hakları Yönetmeliği m.16, kişinin sağlık dosyasını doğrudan, vekili veya kanuni temsilcisi aracılığıyla incelemesine ve bir örneğini almasına imkân verir. M.17, eksik veya hatalı kayıtların açıklanmasını ve düzeltilmesini isteme hakkını düzenler. Başvuru yazılı yapılmalı, istenen evrak tek tek sayılmalı ve teslim tarihi belgelenmelidir. Yalnızca taburcu özetini almak, ayrıntılı ameliyat kayıtlarına ulaşmakla aynı değildir.
İlk ameliyatın operasyon notu, anestezi kaydı, ameliyathane ekip listesi ve malzeme/sayım formları.
Ameliyat öncesi ve sonrası görüntülemeler; yalnız rapor değil, görüntü dosyalarının kendisi.
Kontrol başvuruları, şikâyetler, laboratuvar sonuçları, konsültasyonlar, reçeteler ve epikrizler.
İkinci müdahalenin raporu; cismin yeri, niteliği ve çıkarılma biçimine ilişkin kayıtlar, varsa patoloji incelemesi.
Ödemeler, iş göremezlik belgeleri, bakım ihtiyacı, yol ve tedavi giderlerini gösteren kayıtlar.
Çıkarılan materyalin korunması veya incelenmesi, sağlık kurumunun güvenli kayıt ve muhafaza usulleri içinde istenmelidir. Sağlık açısından riskli bir materyalin kişisel olarak taşınması veya tıbbi işlemin sırf delil toplamak için geciktirilmesi uygun değildir. Delilin kaybolacağı veya daha sonra elde edilmesinin güçleşeceği durumlarda HMK m.400 ve devamındaki delil tespiti koşulları değerlendirilir. Bu talep, tazminat davasının kendisi değildir.
Özel hastanede kime karşı, hangi yoldan başvurulur?
Hizmeti sunan özel hastanenin tüzel kişiliği, hekimle kurulan ilişki, ameliyat ekibinin konumu ve ileri sürülen hata belirlenmelidir. Yalnızca hastanenin tabeladaki adına bakmak yeterli olmayabilir; fatura, kabul formu ve sözleşme gerçek hizmet sağlayıcısını gösterir. Hekim, hastane ve gerektiğinde diğer sorumluların durumları ayrı hukuki gerekçelerle incelenir.
Tüketici işlemi niteliğindeki sağlık hizmetinden doğan uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun m.73 kapsamında tüketici mahkemesi gündeme gelir. M.73/A uyarınca tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda, kanuni istisnalar saklı olmak üzere dava öncesi arabuluculuk şartı bulunur. Görev, parasal sınırlar ve talebin niteliği kontrol edilmeden doğrudan bir mahkeme veya hakem heyeti yolu seçilmemelidir. Kamu hastanesi ise bu özel hastane usulüne tabi değildir.
Kamu hastanesinde başvuru ve dava süresi nedir?
Kamu sağlık hizmetinden kaynaklanan zararlar için kural olarak ilgili idareye başvuru ve idare mahkemesinde tam yargı davası yolu değerlendirilir. İYUK m.13’ün genel kuralı, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmaktır. Sonradan fark edilen yabancı cisimlerde öğrenmenin hangi tarihte gerçekleştiği, zararın ve idari eylemle bağlantısının ne zaman anlaşılabildiği ayrıca önem taşır; süre yalnız ameliyat takvimine bakılarak mekanik biçimde hesaplanmamalıdır.
İdarenin açık ret cevabı veya otuz gün cevap vermemesi üzerine, kanundaki başlangıç kurallarına göre genel olarak altmış günlük dava süresi işler. Başvuru ve cevabın tebliğ tarihleri saklanmalıdır. Hasta hakları birimine şikâyet, SABİM veya CİMER bildirimi her durumda m.13 kapsamındaki tazminat başvurusunun yerini tutmaz. Bu yolların kullanılmasıyla dava sürelerinin kendiliğinden durduğu varsayılamaz.
Hangi zararlar istenebilir?
TBK m.54 bedensel zararda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları sayar. İkinci ameliyat, uzayan tedavi, gerekli bakım ve belgelenebilen gelir kayıpları olayla bağlantıları ölçüsünde değerlendirilir. Hastanın önceki hastalığından zaten doğacak masraflarla, unutulan cismin ek olarak doğurduğu giderler mümkün olduğu kadar ayrılmalıdır.
TBK m.56, bedensel bütünlüğün zedelenmesinde uygun manevi tazminata imkân verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm durumunda yakınlar yönünden de koşulları varsa talep gündeme gelebilir. Yakınlık tek başına her olayda aynı miktarda tazminat hakkı sağlamaz. Yaşanan acı, ek müdahale, kalıcı etki ve olayın ağırlığı değerlendirilir; başka dosyadaki eski tutar güncel olay için garanti veya tarife değildir.
Yargıtay ve Danıştay kararlarından iki önemli sonuç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 24.05.2022, E.2021/8644, K.2022/4949: Bypass ameliyatından sonra hastada gazlı bez kaldığı ileri sürülen olayda, sayım formları ile tıbbi bulgular değerlendirilmiş; hasta ve yakınları lehine tazminata hükmedilmişti. Yargıtay, davacıların manevi tazminatın azlığına ilişkin itirazını haklı bularak bozma kararı verdi. Karar, yeniden ameliyat ve yaşanan bedensel-ruhsal etkilerin manevi tazminat değerlendirmesinde önemini gösterir. Dosyadaki tutarlar bütün yabancı cisim olaylarına uygulanacak sabit bedeller değildir.
Danıştay 10. Daire, 12.04.2021, E.2019/6926, K.2021/1746: Akciğer ameliyatında gazlı bez unutulmasını konu alan olayda hizmet kusuru bulunduğu kabul edilmekle birlikte, hastanın ameliyat öncesinde de akciğer rahatsızlığı vardı. Daire; mevcut hastalığın etkisiyle unutulan cismin ek zararının ayrılmasını, cismin iş gücü kaybını ne ölçüde artırdığının ve akciğer bölümünün alınmasına etkisinin açıklanmasını istedi. Eksik bilirkişi değerlendirmesinin giderilmesini gerekli gördü.
Bu iki karar birlikte okunduğunda pratik sonuç açıktır: hem olayın ağırlığı hem zararın kaynağı somutlaştırılmalıdır. Kusurun saptanması, bütün mevcut sağlık kayıplarının aynı hataya yüklenmesi için tek başına yeterli değildir. Buna karşılık önceden hastalık bulunması da sonradan yapılan hatanın ek zararından sorumluluğu kendiliğinden kaldırmaz.
Bilirkişi raporunda hangi sorular cevaplanmalı?
Rapor; cismin ne olduğunu, hangi müdahaleyle ilişkili bulunduğunu, sayım ve kontrol işlemlerinin yeterliliğini, sonraki şikâyetlerde tanı gecikmesi olup olmadığını açıklamalıdır. “Komplikasyondur” veya “kusur yoktur” gibi sonuç cümleleri, tıbbi kayıtlarla bağlantı kurulmadan yeterli kabul edilmemelidir. İkinci ameliyat ve kalıcı etkilerin nedensellik bağlantısı ayrı sorulardır.
Özel hukuk yargılamasında HMK m.281, bilirkişi raporundaki eksiklerin tamamlatılması, belirsizliklerin açıklanması veya yeni bilirkişi istenmesi için tebliğden itibaren iki haftalık itiraz süresi düzenler; kanuni ek süre koşulları ayrıca değerlendirilir. İtiraz, yalnız sonuçtan hoşnutsuzluğu değil, cevaplanmamış somut soruları ve çelişen belgeleri göstermelidir. Kamu davasında da teknik incelemenin yeterliliği ve usule uygun itiraz önem taşır.
Sık sorulan sorular
Cisim yıllar sonra bulunduysa hak tamamen kaybolmuş mudur?
Yalnız geçen yıl sayısına bakılarak karar verilemez. Kamu/özel ayrımı, öğrenme tarihi, hukuki ilişkinin niteliği ve uygulanacak zamanaşımı veya başvuru süresi incelenir. TBK m.72’de haksız fiil için öğrenmeden itibaren iki ve fiilden itibaren on yıllık genel süreler ile daha uzun ceza zamanaşımı ihtimali vardır; sözleşmesel sorumlulukta farklı süreler gündeme gelebilir. Somut süre hesabı geciktirilmemelidir.
Ceza şikâyeti yapınca tazminat da alınır mı?
Hayır. Ceza soruşturması ile tazminat istemi ayrı yollardır. Birine başvurmanın diğerinin bütün sürelerini koruduğu kabul edilemez. Ceza dosyasındaki tıbbi raporlar önemli olabilir; ancak tazminat için zarar, sorumlu taraf ve uygun dava yolu ayrıca belirlenir.
Hastane dosyayı vermiyorsa ne yapılabilir?
Talep yazılı ve somutlaştırılmış olmalı, cevap veya cevapsızlık belgelenmelidir. Hasta hakları başvurusu ve ilgili yargısal yoldan kayıtların getirtilmesi değerlendirilebilir. E-Nabız’daki kayıtlar yararlıdır fakat ameliyathane sayım formu gibi ayrıntıların tamamını içermeyebilir.
İlgili sağlık hukuku rehberleri
Sağlık Hukuku ve Malpraktis bölümünde malpraktis ile komplikasyon ayrımı, kamu hastanesinde tam yargı başvurusu ve özel hastanede tazminat ve arabuluculuk açıklanmıştır. Mevzuat kontrolü 3 Kasım 2026 tarihinde yapılmıştır.


