top of page

Özel Hastanede Hatalı Tedavi: Tazminat, Arabuluculuk ve Zamanaşımı

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
3 gün önce
5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 18 saat önce

Özel hastanede veya serbest çalışan bir hekim tarafından uygulanan tedavinin zarar verdiği düşünülüyorsa; tıbbi standarda uyulup uyulmadığı, hastanın yeterli bilgilendirilmesi, zarar ve sorumlular arasındaki bağlantı araştırılır. Ücret ödenmiş olması başarılı sonucu mutlak olarak garanti etmez. Buna karşılık hastane ve hekim, üstlendikleri hizmeti gereken özenle yerine getirmekle yükümlüdür.

Bu tür uyuşmazlıklarda hasta ticari veya mesleki olmayan amaçla hizmet alıyorsa tüketici hukuku çoğunlukla devreye girer. Ancak görevli mahkeme, arabuluculuk, doğru davalı ve zamanaşımı; hizmeti kimin sunduğuna ve talebin dayanağına göre belirlenir. Vakıf üniversitesi hastanesi, sigortacıya yöneltilen talep veya özel bir sözleşme ilişkisi ayrıca incelenmelidir.

Hastane mi, doktor mu sorumlu tutulabilir?

Hastanın sözleşmeyi kiminle kurduğu, ücretin kime ödendiği, hekimin çalışma ilişkisi ve iddia edilen davranış önemlidir. Hekimin tıbbi uygulaması yanında hastanenin personel, cihaz, kayıt, takip veya organizasyon yükümlülükleri de araştırılabilir. Her olayda yalnız doktora veya yalnız hastane şirketine başvurmak doğru olmayabilir.

6098 sayılı TBK m.112 şu hükmü içerir: “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” Sözleşmeye dayalı sorumlulukta bu düzenleme önemlidir. Haksız fiil iddiasında ise TBK m.49 ve devamı, yardımcı kişiler bakımından ilişkinin koşullarına göre diğer sorumluluk hükümleri değerlendirilir.

Hekimle ilişkinin vekâlet olarak nitelendirildiği durumlarda TBK m.506’nın ikinci fıkrası özellikle önem taşır: “Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.” Aynı maddenin devamı, benzer alandaki basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışı ölçü alır. Estetik veya belirli bir sonucun taahhüt edildiği bazı işlemlerde sözleşmenin niteliği farklı değerlendirilebilir; bütün tıbbi işlemlere tek bir sözleşme türü uygulanmaz.

Tedavinizle ilgili örnekleri estetik ameliyat sonrası hasta hakları ve diş tedavisi ve implant hataları rehberlerinde bulabilirsiniz.

Tüketici mahkemesi ve arabuluculuk ne zaman gündeme gelir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3, tüketici işlemi tanımında vekâlet ve eser sözleşmeleri dâhil çeşitli sözleşmeleri kapsar. m.73 ise tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan davalarda tüketici mahkemelerinin görevini düzenler. Hastanın tüketici sıfatı, hizmet sunucusu ve talep edilen zarar birlikte değerlendirilmelidir.

Kanunun m.73/A/1 hükmü: “Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Aynı fıkra; tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar ve heyet kararlarına itirazlar gibi istisnaları sayar. Dolayısıyla “özel hastaneyle her anlaşmazlık doğrudan mahkemeye gider” veya “her başvuruda mutlaka arabuluculuk vardır” şeklinde tek bir kural kurulamaz.

Başvurunun niteliği, değeri ve o yıl geçerli parasal sınır, uygun yol açısından kontrol edilir. Bedensel zarar iddiasının kapsamı ve talep kalemleri doğru belirlenmelidir. Yalnız hastane ücretinin iadesi ile kalıcı iş gücü kaybı ve manevi tazminat içeren bir dosya aynı hazırlığı gerektirmez.

Arabuluculuğa giderken neler hazırlanmalı?

Hastane şirketinin unvanı, hekimin kimliği, tedavi tarihleri, olayın özeti, istenen tazminat kalemleri ve mevcut belgeler belirlenmelidir. Sözleşme, fatura ve hastane belgelerinde farklı ticari unvanlar bulunabileceği için yalnız tabeladaki isme dayanılmamalıdır. Uyuşmazlığın tarafları ve kapsamı, ileride açılabilecek davayla bağlantılı olarak ele alınmalıdır.

Arabulucu tıbbi kusuru karara bağlayan bir mahkeme veya bilirkişi değildir. Tarafların anlaşma ihtimalini değerlendirdiği bu süreçte sunulan ödeme önerisinin hangi zararları karşıladığı önem taşır. Mevcut giderlerle birlikte gelecekteki bakım veya tedavi ihtiyacı, manevi tazminat, faiz ve masraflar açıkça konuşulmalıdır. Kapsamı anlaşılmadan genel ibra veya feragat içeren belge imzalanmamalıdır.

6325 sayılı Kanun m.18/A/15, dava şartı arabuluculukta büroya başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımının durmasını ve hak düşürücü sürenin işlememesini düzenler. Buna karşılık hastaneyle sıradan yazışma yapmak veya telefonla şikâyet etmek aynı sonucu kendiliğinden doğurmaz. Başvuru ve son tutanak tarihleri saklanmalıdır.

Malpraktis davasında hangi zararlar istenebilir?

TBK m.54’ün saydığı bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Ek ameliyat, rehabilitasyon, gereken bakım ve benzeri giderler, ihtiyaç ve nedensellik bağı gösterilerek değerlendirilir. Aynı zararın mükerrer karşılanması veya ilgisiz giderlerin eklenmesi doğru değildir.

TBK m.56’nın ilk fıkrası şöyledir: “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınların manevi tazminat talebi de aynı maddede düzenlenmiştir. Ölümde destekten yoksun kalma ve cenaze gideri gibi kalemler ayrıca incelenir.

Tazminat hesabında hastanın yaşı, geliri, çalışma gücündeki etki, bakım ihtiyacı ve zarar süresi gibi veriler önem taşır. Faiz ve önceki ödemelerin mahsubu yönünden güncel TBK m.55 hükümleri ile olay tarihine uygulanacak düzenlemeler değerlendirilmelidir. İnternette görülen bir tazminat tutarı, başka bir hasta için sonuç tahmini değildir.

Zamanaşımı neden her dosyada aynı değildir?

TBK m.72/1, haksız fiile dayalı tazminat istemini zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl ile sınırlar; fiil için ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülmüşse bunun uygulanacağını belirtir. Sözleşmeye dayalı talep ise ayrıca değerlendirilir.

TBK m.147/5 kapsamında vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklarda beş yıllık zamanaşımı gündeme gelir. TBK m.146’nın genel kuralı ise kanunda aksine hüküm yoksa on yıldır. Hastaneye kabul ilişkisi, hekime yöneltilen talep, eser niteliğindeki işlem, haksız fiil ve sözleşme hükümlerinin yarışması farklı sonuçlar doğurabilir. Bu süreler birbirine eklenerek tek bir “azami bekleme süresi” oluşturulamaz.

Sürenin başlangıcı, zararın gelişimi, öğrenme tarihi, kesilme ve durma sebepleri de önemlidir. “Rapor çıkmadı, süre başlamaz” veya “ceza dosyası bitmeden dava açılmaz” varsayımlarıyla beklenmemelidir. Tedavi ve kontrol tarihleri ile zararın fark edildiği tarih belgelerle ortaya konulmalıdır.

AYM’nin K.G. ve diğerleri kararı neyi açıklıyor?

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün K.G. ve diğerleri, B. No: 2021/12621, 18.09.2024 tarihli kararı, gebelik takibinde bir anomalinin tespit edilmemesi ve ailenin bilgilendirilmemesi iddiasına ilişkindir. Yargılama sırasında bazı hekimlerin tespit ve bilgilendirme bakımından kusurlu olduğu, fakat anomalinin hekimlerin davranışıyla oluşmadığı değerlendirilmiştir. Sonraki yargılama sonunda tazminat talepleri reddedilmiştir.

AYM, anomalinin hekim tarafından meydana getirilmemesi ile ailenin zamanında bilgilendirilmemesinin etkisinin farklı meseleler olduğunu açıklamıştır. Tespit edilmeme kusuru kabul edildiği hâlde bunun anne ve baba üzerinde doğurduğu etkinin ve manevi tazminat talebinin yeterli gerekçeyle değerlendirilmemesini Anayasa m.17 yönünden ihlal saymış, yeniden yargılamaya karar vermiştir (§§27–35).

Karar, doğuştan gelen bütün rahatsızlıkların hekimlere yüklenmesi anlamına gelmez. Bilgilendirme eksikliğinin kendi etkisinin ayrıca incelenmesi gerektiğini gösterir. AYM doğrudan talep edilen manevi tazminatı vermemiştir. Karardaki eski asliye hukuk yargılaması da bugün açılacak her dosyanın aynı mahkemede görüleceği anlamına gelmez; görev güncel mevzuat ve ilişkiye göre belirlenir.

Delil ve bilirkişi incelemesi nasıl hazırlanır?

Epikriz ve fatura tek başına bütün süreci göstermeyebilir. Muayene ve konsültasyon kayıtları, görüntüler, ameliyat-anestezi notları, ilaç uygulamaları, onam belgeleri ve sonraki tedavi kayıtları bir araya getirilmelidir. Hasta Hakları Yönetmeliği m.16 uyarınca hasta kendi dosyasını inceleyip suretini isteyebilir.

Bilirkişiye yöneltilecek sorular somutlaştırılmalıdır: hangi bulgu ne zaman fark edilebilirdi, hangi müdahale beklenirdi, gecikme zararı artırdı mı, açıklanan risk ile gerçekleşen sonuç örtüşüyor mu? HMK m.281 uyarınca hukuk yargılamasında bilirkişi raporuna itiraz için kural olarak tebliğden itibaren iki hafta vardır. Rapordaki çelişkiler ve eksik incelenen kayıtlar bu süre içinde gösterilmelidir.

Sık sorulan sorular

Onam formunu imzaladım; yine tazminat isteyebilir miyim?

İmza bütün haklardan vazgeçmek değildir. Bilgilendirmenin yeterliliği ile tedavinin gereken özenle yapılıp yapılmadığı ayrı ayrı incelenir. Ancak tazminat için ileri sürülen ihlal, zarar ve hukuki bağlantının somutlaştırılması gerekir.

Hastane faturayı iade ederse bütün dosya kapanır mı?

İadenin hukuki sonucu, ödemenin kapsamı ve imzalanan belgeye bağlıdır. Sadece ücret iadesi, bütün bedensel ve manevi zararların karşılandığı anlamına gelmeyebilir. Buna karşılık kapsamlı bir sulh veya ibra belgesi hakları etkileyebilir. Metin ve ödeme açıklaması birlikte incelenmelidir.

Hekimin sigortasına başvurmak mümkün mü?

Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sorumluluk sigortası ayrıca araştırılabilir. Poliçenin dönemi, teminatı, limitleri, ihbar ve taraf koşulları önemlidir. Sigortacının devreye girmesi, hekim veya hastanenin sorumluluğunun peşinen kabul edildiği anlamına gelmez; başvuru ve yargı yolu da ayrıca değerlendirilir.

İlgili yazılar ve hukuki dayanaklar

Dayanaklar: 6502 sayılı Kanun m.3, 73 ve 73/A; 6098 sayılı TBK m.49, 54–56, 72, 112, 146, 147/5 ve 506; 6325 sayılı Kanun m.18/A/15; HMK m.281; Hasta Hakları Yönetmeliği m.16. Karar: AYM, K.G. ve diğerleri [2. B.], B. No: 2021/12621, 18.09.2024. Resmî karar metni.

1 Kasım 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Doğru taraf, başvuru yolu ve süreler hastane belgeleri, sözleşme ve tıbbi kayıtlar üzerinden belirlenmelidir.

© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page