Nama İfaya İzin Davası: Eksik İşler, Avans ve Depo | 2026
Güncelleme tarihi: 6 Eyl

Nama ifaya izin, borçlunun yerine getirmediği bir yapma borcunun, masrafı borçluya ait olmak üzere alacaklı tarafından veya üçüncü bir kişi eliyle yerine getirilmesine mahkemece izin verilmesini sağlayan hukuki yoldur. Özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde eksik imalatların tamamlanması, yapı kullanma izin belgesinin alınması ve buna ilişkin giderlerin karşılanması bakımından uygulamada önem taşır.
Nama İfa Nedir ve Hangi Kanuna Dayanır?
Türk Borçlar Kanunu m.113'e göre yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmezse alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir. Böylece sözleşmeden dönülmeden, aynen ifa menfaatinin başka bir kişi eliyle sağlanması amaçlanır. TBK m.113'ün güncel metnine Türkiye Barolar Birliği yayını üzerinden ulaşılabilir.
Nama İfaya İzin İçin Temel Şartlar
Talebin konusu, sözleşmeden doğan ve başkası tarafından yerine getirilebilmesi mümkün bir yapma borcu olmalıdır. Borçlunun edimi yerine getirmemiş olması gerekir. Mahkeme kararı, hangi işlerin alacaklı tarafından tamamlatılabileceğini tereddüde yer bırakmayacak biçimde göstermelidir. Kişisel nitelikte olup yalnızca borçlunun bizzat ifa edebileceği edimler bakımından nama ifa mümkün değildir.
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Nama İfa
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin eksik bıraktığı imalatların tamamlanması, ortak alan eksiklerinin giderilmesi veya sözleşmede yükleniciye bırakılmışsa yapı kullanma izin belgesinin alınması için nama ifa gündeme gelebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/303 E., 2022/180 K. sayılı kararında, yapılacak işlerin ve giderlerin somut biçimde belirlenmesi gerektiği; masrafın avans olarak depo edilmesi ve gerekli şartlarda yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin satışından karşılanmasının istenebileceği açıklanmıştır. Yüklenicinin üçüncü kişiye yaptığı satışların hukuki etkisi hakkında ilgili yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Mahkeme Hangi İşler İçin İzin Verebilir?
Mahkeme, bilirkişi incelemesiyle eksik ve kusurlu işlerin tek tek tespitini yaptırmalı; hangilerinin nama ifa yoluyla tamamlanabileceğini ve bunların tahmini giderlerini belirlemelidir. Hükümde yalnızca genel olarak “eksik işlerin tamamlanmasına” denilmesi yerine, yapılacak işlerin kapsamının açıkça gösterilmesi ileride infaz ve hesap sorunlarını önler.
Nama İfa Bedeli Avans Niteliğindedir
Nama ifaya konu işlerin tamamlanması için hükmedilen bedel, kesinleşmiş bir zarar tazminatından farklı olarak avans niteliğindedir. Gerçek tamamlama gideri başlangıçta öngörülen avansı aşarsa, koşullarına göre eksik kalan kısmın sonradan istenmesi mümkün olabilir. Buna karşılık eksik iş bedeli kesin bir olumlu zarar kalemi olarak hüküm altına alınırsa, aynı iş için sonradan daha yüksek bir bedelin talep edilmesi bakımından kesin hüküm sorunları doğabilir.
Davalıya Bedeli Depo Etmesi İçin Süre Verilmeli mi?
Yükleniciye ait bir bağımsız bölümün satılarak nama ifa giderlerinin karşılanması isteniyorsa, Yargıtay uygulamasında doğrudan satışa geçilmesi yerine öncelikle yükleniciye belirlenen gideri mahkeme veznesine depo edip etmeyeceğinin sorulması önem taşır. Yüklenici bedeli depo etmeye hazır olduğunu bildirir ve bedeli yatırırsa taşınmazın satışına izin verilmesi gereksiz hâle gelir. Depo yapılmazsa satış talebi ayrıca orantılılık ve hakkaniyet yönünden değerlendirilir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin Depo ve Satış İlkesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/9910 E., 2015/6501 K. sayılı kararında, yükleniciye eksik imalat bedelini mahkeme veznesine depo edip etmeyeceğinin sorulması; depo edilirse satış talebinin reddedilmesi, depo edilmezse satış istenen taşınmazın değeri ile nama ifa giderleri arasındaki oranın değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Karar, satışa izin verilmesinin nama ifanın finansmanına yönelik istisnai bir araç olduğunu ortaya koymaktadır.
Taşınmazın Satışına İzin Verilmesinde Orantılılık
Nama ifa gideri düşük olduğu hâlde çok yüksek değerli bir bağımsız bölümün satılmasına izin verilmesi hakkaniyete aykırı sonuç doğurabilir. Bu nedenle gider tutarı ile satışı istenen taşınmazın değeri arasında açık bir oransızlık bulunup bulunmadığı ve satış talebinin Türk Medeni Kanunu m.2'deki dürüstlük kuralıyla bağdaşıp bağdaşmadığı değerlendirilmelidir.
Ayıplı İmalat ve Nefaset Farkı Nama İfa Kapsamında mıdır?
Her ayıplı imalat otomatik olarak nama ifa kapsamında değildir. Fiilen onarılıp tamamlanabilecek bir yapma borcu ile yalnızca değer veya kalite kaybı doğuran ve nefaset farkı hesabı gerektiren ayıplar birbirinden ayrılmalıdır. Nefaset farkı niteliğindeki alacak, çoğu durumda normal bir alacak veya tazminat kalemi olarak değerlendirilirken; tamamlanabilir eksik işlerin gideri nama ifa avansı kapsamında ele alınabilir.
İskân Ruhsatı İçin Nama İfaya İzin Verilebilir mi?
Sözleşmede yapı kullanma izin belgesini alma yükümlülüğü yükleniciye bırakılmış ve yüklenici bu edimi yerine getirmemişse, belgenin alınması teknik ve hukuki olarak mümkün olduğu ölçüde arsa sahibine gerekli işlemleri yapma yetkisi verilmesi ve masrafların nama ifa kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Ancak belediye, SGK ve vergi yükümlülükleri dahil gerekli koşulların somut dosyada bilirkişi ve kurum kayıtlarıyla belirlenmesi gerekir.
Üçüncü Kişilere Devredilen Bağımsız Bölümler
Yüklenici adına bağımsız bölüm kalmaması veya bölümlerin üçüncü kişilere devredilmiş olması, nama ifa talebinde ayrıca hukuki değerlendirme gerektirir. Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararında, koşulları varsa yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişiler adına kayıtlı bağımsız bölümlerin de giderlerin karşılanması bakımından gündeme gelebileceği belirtilmiştir. Üçüncü kişinin kazanımının korunup korunmayacağı ise sözleşme, tapu durumu ve somut olayın özellikleriyle birlikte incelenir. Yükleniciden bağımsız bölüm alan üçüncü kişinin haklarına ilişkin ayrı yazımız burada yer almaktadır.
Dava Açılmadan Önce Hangi Deliller Hazırlanmalıdır?
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tapu kayıtları, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine ilişkin belediye kayıtları, proje ve teknik belgeler, teslim tutanakları, eksik ve ayıplı işlere ilişkin fotoğraf ve tespitler ile gerektiğinde delil tespiti dosyası önem taşır. Nama ifa gideri güncel piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir.
Sonuç
Nama ifaya izin davasında asıl amaç, borçlunun yerine getirmediği yapma borcunun sözleşmeye uygun biçimde tamamlanmasını sağlamaktır. Özellikle taşınmaz satışına izin istenen dosyalarda, yükleniciye gideri depo etme imkânı verilmesi, satış ile gider arasındaki orantının incelenmesi ve nama ifa avansı ile kesin zarar alacağının birbirinden ayrılması gerekir. Bu ayrımlar yapılmadan kurulan hüküm, infaz ve kesin hüküm bakımından önemli sorunlara yol açabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özellikleri farklı sonuçlar doğurabilir. Büro iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Somut Uyuşmazlıkta Değerlendirme
Nama ifa talebinde eksik veya ayıplı işlerin teknik olarak doğru tespit edilmesi, yaklaşık giderin belirlenmesi, yüklenicinin temerrüdü ve istenecek avans/depo tutarının somutlaştırılması gerekir. Dava öncesi teknik tespit ve sözleşme hükümlerinin birlikte incelenmesi uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
İlgili çalışma alanları ve hukuki hizmet başlıkları için Hukuki Hizmetler sayfası incelenebilir.
Konuyla İlgili Diğer Rehberler
2026 İçin Uygulama Kontrolü
Bu tür uyuşmazlıklarda hukuki sebep, taraf sıfatı, görev ve yetki, süreler, deliller ve talep sonucu birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden somut olay bakımından güncel düzenlemeler ayrıca kontrol edilmelidir.



Yorumlar