top of page

Güvenlik Kartının Geri Verilmesi İşe İade Sağlar mı? AYM Melda Soyugüzel Kararı

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
9 Eki
4 dakikada okunur

Özel güvenlik kartı iptal edilen bir çalışanın kartını daha sonra yeniden alması, önceki işine kendiliğinden döneceği anlamına gelir mi? Anayasa Mahkemesinin Melda Soyugüzel kararı, bu soruya verilecek cevabın kartın neden iptal edildiğine, sonraki gelişmenin niteliğine ve iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki koşullara bağlı olduğunu gösteriyor. Ceza dosyasındaki değişiklik, kartın yeniden düzenlenmesi ve işe iade davası aynı olayla bağlantılı olsa da aynı hukuki işlemler değildir.

AYM Genel Kurulunun 2 Temmuz 2026 tarihli, 2021/29752 başvuru numaralı kararı, 6 Ekim 2026 tarihli ve 33392 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Mahkeme, hakkaniyete uygun yargılanma şikâyetini oyçokluğuyla, masumiyet karinesi şikâyetini ise oybirliğiyle açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez saydı. Karar bir işe iade veya tazminat hükmü içermiyor. Üç üyenin karşıoyları ise sonraki gelişmelerin gerekçede daha ayrıntılı tartışılması gerektiğine işaret ediyor.

Uyuşmazlık nasıl ortaya çıktı?

Başvurucu bir kamu kurumunda özel güvenlik personeli olarak çalışıyordu. Hakkındaki ceza mahkûmiyetinin kesinleşmesi üzerine valilik, özel güvenlik kimlik belgesini ve çalışma iznini iptal etti. İşveren de bu gelişmeye dayanarak iş sözleşmesini sona erdirdi. Böylece işten çıkarma ile ceza yargılaması arasındaki bağlantı, güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için gerekli iznin kaybedilmesi üzerinden kuruldu.

Daha sonra bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itirazı üzerine ceza dosyası yeniden incelendi. Suçun hukuki niteliği değişti ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, yani HAGB’ye karar verildi. Başvurucunun özel güvenlik kartı 27 Haziran 2019 tarihinde yeniden düzenlendi. Çalışan, bu gelişmeleri işe iade davasında ileri sürdü; ilk derece mahkemesi işe iadeyi kabul etti, istinaf mahkemesi ise fesih tarihindeki koşullara dayanarak davayı reddetti.

AYM çoğunluğu neden kabul edilemezlik kararı verdi?

Çoğunluğun değerlendirmesinde belirleyici nokta, fesih tarihinde güvenlik kartının iptal edilmiş olmasıydı. O tarihte özel güvenlik görevlisi olarak çalışmak için gerekli yeterlilik koşulu bulunmadığından, işverenin kişiyi bu görevde çalıştırmasının yasal olarak mümkün olmadığı kabul edildi. İstinaf mahkemesinin feshi o tarihteki koşullara göre değerlendirmesi, AYM tarafından açıkça keyfî veya bariz bir takdir hatası olarak görülmedi.

Bu yaklaşım, AYM’nin her işe iade dosyasını yeniden inceleyen bir istinaf mercii olmadığı düşüncesiyle bağlantılıdır. Adil yargılanma hakkı, davanın mutlaka çalışan lehine sonuçlanmasını güvence altına almaz. Hukuk kurallarının yorumlanması öncelikle derece mahkemelerine aittir. AYM, somut başvuruda bu yorumun anayasal denetimi gerektiren ağırlıkta bir keyfîlik oluşturmadığı sonucuna ulaştı. Dolayısıyla kararın hükmünü, bütün benzer fesihleri kayıtsız şartsız onaylayan genel bir izin olarak okumamak gerekir.

Kartın yenilenmesi ile iptal işleminin kaldırılması aynı mı?

Kararın uygulama bakımından en önemli ayrımı burada bulunuyor. Melda Soyugüzel olayında, güvenlik kartının iptaline karşı idari yargıda dava açılmamıştı. Ceza yargılamasındaki değişiklikten sonra kart yeniden düzenlenmişti. Bu durum, önceki iptal işleminin idare mahkemesince hukuka aykırı bulunarak ortadan kaldırıldığı bir dosyayla aynı değildir.

AYM, kararında İrfan Şen başvurusunu bu nedenle ayrıca ele alıyor. O dosyada idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesine rağmen işe iade davasında eski işlemin geçerli sayılması, birbiriyle çelişen yargısal sonuçlar doğurmuştu. Yeni kararda ise böyle bir iptal hükmü bulunmadığı vurgulanıyor. Bu yüzden yalnızca “kartımı geri aldım” cümlesi yeterli değildir; kartın hangi işlem ve gerekçeyle geri verildiği, önceki işlemin hukuki durumunun ne olduğu da açıklanmalıdır.

HAGB kararı masumiyet karinesi yönünden nasıl değerlendirildi?

Başvurucu, ceza hükmünün sonradan değişmesine rağmen iş davasındaki sonucun değişmemesinin masumiyet karinesini ihlal ettiğini savundu. AYM ise istinaf kararında başvurucuya yeni bir cezai sorumluluk yüklenmediğini, değerlendirmede belirli bir suçu işlediğine ilişkin tespit yapılmadığını belirtti. Gerekçe, güvenlik kartının iptaline ve fesih tarihinde çalışma yeterliliğinin bulunmamasına dayanıyordu.

Buradan “HAGB mahkûmiyet sayılır” sonucu çıkarılamaz. Mahkemenin incelediği mesele, iş davasında kullanılan dil ve gerekçenin kişiyi suçlu ilan edip etmediğidir. HAGB’nin varlığı ile işverenin ileri sürdüğü fesih nedeninin değerlendirilmesi birbirinden ayrılmalıdır. Bir iş mahkemesi kararının cezai suçluluk isnadı içerip içermediği, kullanılan ifadeler ve kararın bütünü üzerinden incelenir.

Karşıoylar hangi noktaya itiraz etti?

Engin Yıldırım, Yusuf Şevki Hakyemez ve Selahaddin Menteş, adil yargılanma şikâyeti bakımından çoğunluğa katılmadı. Karşıoyların ortak noktasını, mahkûmiyet hükmünün değişmesi ve güvenlik kartının yeniden verilmesinin davanın sonucunu etkileyebilecek esaslı iddialar olması oluşturuyor. Bu görüşe göre istinaf mahkemesi, bu gelişmelerin feshe neden etkili olmadığını ilgili ve yeterli gerekçeyle açıklamalıydı.

Karşıoy, tek başına uygulanacak hüküm değildir; kararın bağlayıcı sonucu çoğunluğun kabul edilemezlik hükmüdür. Bununla birlikte karşıoylar, benzer uyuşmazlıklarda hangi iddiaların somutlaştırılması gerektiğini gösterir. “Koşullar değişti” şeklindeki genel bir itiraz yerine, değişikliğin hangi belgeyle ortaya çıktığı ve fesih gerekçesini nasıl etkilediği açıklanmalıdır.

Çalışan açısından hangi belgeler önem taşır?

İlk olarak kartın iptaline ilişkin idari işlem, tebliğ belgesi ve işverenin yazılı fesih bildirimi birlikte değerlendirilmelidir. Fesih bildirimi yalnızca izin kaybına mı dayanıyor, yoksa ayrıca belirli bir davranış veya güven ilişkisi sorunu mu ileri sürüyor? Bu ayrım, hangi iddianın hangi belgeyle karşılanacağını belirler.

Ceza dosyasındaki ilk karar, kesinleşme bilgisi, sonraki itiraz veya yeniden inceleme kararı ve HAGB hükmü de kronolojik olarak sıralanmalıdır. Kartın yeniden düzenlenme belgesi ile varsa idari yargı kararları ayrıca dosyaya sunulmalıdır. Başvuru, tebliğ ve arabuluculuk tarihleri önemlidir; farklı yargısal süreçlerin devam etmesinin diğer başvuru sürelerini kendiliğinden durdurduğu varsayılmamalıdır. Hangi yola ne zaman başvurulacağı somut dosya üzerinden belirlenmelidir.

İşveren açısından karar nasıl okunmalı?

İşveren bakımından karar, fesih nedeninin açık ve belgelendirilebilir olmasının önemini gösteriyor. Kartın bulunmaması ile işçinin belirli bir suçu işlediği iddiası aynı gerekçe değildir. Fesih bildirimi, kurum kayıtları ve yargılama sırasında ileri sürülen açıklamalar arasında tutarlılık bulunmalıdır. Başka görevde değerlendirme gibi tartışmalar da iş ilişkisinin ve ilgili mevzuatın özelliklerinden bağımsız çözülemez.

Ayrıca geçerli fesih ile haklı nedenle derhal fesih birbirine karıştırılmamalıdır. Bu kararın işe iade talebi hakkındaki sonucundan hareketle bütün işçilik alacaklarının ortadan kalktığı söylenemez. Kıdem, ihbar veya diğer alacaklar, kendi koşulları ve somut fesih nedeni çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. AYM burada bütün parasal talepler için genel bir ret kuralı koymuş değildir.

Sık sorulan sorular

Kartımı geri aldım; eski işveren beni mutlaka işe başlatmalı mı?

Sadece kartın yeniden verilmesi bu sonucu otomatik olarak doğurmaz. İşe iade davasının durumu, fesih nedeni ve önceki iptal işleminin hukuken ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Bu karar güvenlik kartı iptal edilen herkesin davasını kaybedeceği anlamına mı geliyor?

Hayır. AYM somut olayın özelliklerini esas aldı ve idari yargıda iptal kararı bulunan önceki dosyalarla açık bir ayrım yaptı. Başka bir dosyada farklı belgeler, gerekçeler ve yargı kararları farklı değerlendirme gerektirebilir.

AYM başvurucuya tazminat verdi mi?

Hayır. İki şikâyet de kabul edilemez bulundu; yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakıldı. Karşıoylarda savunulan ihlal görüşü, çoğunluğun hükmü yerine geçmez.

Kaynak karar

Bu yazı kararın genel bilgilendirme amacıyla değerlendirilmesidir. Somut uyuşmazlıkta fesih ve tebliğ tarihleri ile ceza, idare ve iş yargılamasının belgeleri birlikte incelenmelidir.

© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page