Ziynet Alacağı Davası | 2026
Güncelleme tarihi: 6 Eyl

Ziynet alacağı davası, evlilik sırasında veya düğünde takılan altın, bilezik, kolye, küpe, çeyrek ve tam altın gibi ziynet eşyalarının iadesi ya da mümkün değilse bedelinin tahsili amacıyla açılan davadır. Uygulamada uyuşmazlığın merkezinde çoğu zaman takıların kime ait olduğu, kimde kaldığı ve bozdurulup bozdurulmadığı yer alır.
2026 itibarıyla düğün takılarının aidiyeti konusunda eski ve tek cümlelik genellemelerle hareket etmek doğru değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel yaklaşımında taraflar arasındaki anlaşma, yerel örf ve âdet, takının niteliği ve kime takıldığı birlikte değerlendirilmektedir. Bu nedenle her ziynet dosyasında somut düğün görüntüleri ve takıların özellikleri ayrı ayrı incelenmelidir.
Düğünde Takılan Ziynet Eşyaları Kime Aittir?
Aidiyet belirlenirken öncelikle eşler arasında açık bir anlaşma bulunup bulunmadığına bakılır. Böyle bir anlaşma yoksa uygulanabilir yerel örf ve âdet araştırılabilir. Bunların da bulunmaması hâlinde takının niteliği ile düğünde kimin üzerine takıldığı önem kazanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 6 Mayıs 2026 tarihli bir kararında, kadına özgü olmayan ve erkeğe takıldığı belirlenen çeyrek altınların, taraflar arasında aksine anlaşma veya yerel örf ve âdet bulunmadığı durumda erkeğe ait olduğu kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, “düğünde takılan bütün altınlar her durumda kadına aittir” şeklindeki kategorik ifadelerin artık güvenli olmadığını göstermektedir.
Ziynet Alacağı Davasında Neler Talep Edilebilir?
Davacı, kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü ziynet eşyalarının öncelikle aynen iadesini talep edebilir. Eşyaların mevcut olmadığı veya aynen iadenin mümkün olmadığı durumda ise bedelinin tahsili istenebilir. Talebin hangi ziynet kalemlerini kapsadığı, mümkün olduğunca tür, adet ve gramaj belirtilerek açıkça gösterilmelidir.
Dava değerinin belirlenmesi, bilirkişi incelemesi ve hüküm tarihindeki değer tartışmaları dosyanın talep biçimine göre farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle dava dilekçesinde aynen iade ve bedel isteminin nasıl kurulduğu ile faiz talebinin başlangıç tarihi ayrıca dikkatle düzenlenmelidir.
Ziynet Eşyasının Eşte Kaldığı Nasıl İspatlanır?
Ziynet alacağı davalarında ispat çoğu zaman en kritik aşamadır. Düğün fotoğrafları ve videoları, tanık anlatımları, kuyumcu kayıtları, banka hareketleri, mesajlaşmalar ve tarafların mahkemedeki beyanları birlikte değerlendirilebilir. Ziynetlerin varlığı kadar, sonrasında kim tarafından alındığı veya bozdurulduğu da ortaya konulmalıdır.
Karşı tarafın ziynetlerin alındığını, bozdurulduğunu veya belirli bir amaç için kullanıldığını kabul eden beyanları ispat yükü bakımından önemli sonuç doğurabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararlarında da erkeğin ziynetlerin bir kısmının bozdurularak belirli harcamalarda kullanıldığını kabul etmesi hâlinde bu beyanın ispat değerlendirmesinde gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Ziynetler Aile İhtiyaçları İçin Bozdurulduysa Ne Olur?
Ziynetlerin ev, araç, borç, düğün masrafı veya başka aile giderleri için bozdurulmuş olması tek başına iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Burada ziynet sahibi eşin bunları geri istememek üzere verdiği iddiası varsa, bu hususun dosyanın delil durumuna göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Uygulamada “evin ihtiyaçları için harcandı” savunması ile “karşılıksız ve geri istenmemek üzere verildi” savunması aynı değildir. Tarafların mesajları, harcamanın amacı, ziynetlerin kim tarafından teslim edildiği ve geri ödeme konusunda yapılan konuşmalar bu ayrım bakımından önem kazanabilir.
Ziynet Alacağı Boşanma Davasıyla Birlikte İstenebilir mi?
Ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı bir dava konusu da yapılabilir. Ancak ziynet talebi boşanmanın fer’î sonucu değildir; bağımsız bir malvarlığı talebi niteliğindedir. Bu nedenle harç, dava değeri, deliller ve hüküm kurulma biçimi ayrıca ele alınır.
Ziynet Alacağı Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
Dava açılmadan önce düğün görüntülerinin mümkünse orijinal kayıtları saklanmalı, talep edilen ziynetler tek tek belirlenmeli ve ziynetlerin son olarak kimde kaldığını gösteren deliller toplanmalıdır. Özellikle sosyal medya görüntüleri, mesajlaşmalar ve banka hareketleri zaman içinde kaybolabildiği için delillerin erken aşamada korunması önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Düğünde takılan bütün altınlar kadına mı aittir?
Hayır, bu şekilde mutlak bir genelleme yapmak güncel içtihat bakımından doğru değildir. Anlaşma, örf ve âdet, takının niteliği ve kime takıldığı somut olayda birlikte değerlendirilir.
Ziynet eşyası yoksa bedeli istenebilir mi?
Evet. Aynen iade mümkün değilse, talep ve ispat durumuna göre ziynetlerin bedelinin tahsili istenebilir.
Düğün videosu olmadan ziynet davası açılabilir mi?
Evet. Düğün videosu önemli bir delil olmakla birlikte tek delil değildir. Tanıklar, fotoğraflar, mesajlar, banka kayıtları, taraf beyanları ve diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.
Aile hukukuna ilişkin diğer konular için Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı rehberimizi, Tedbir Nafakası yazımızı ve Aile Hukuku çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır.
Konuyla İlgili Diğer Rehberler
İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı
Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.



Yorumlar