top of page

Anlaşmalı Boşanma Davası: Şartları, Protokol ve Süreç | 2026

  • Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
    Üzeyir AHISKALI
  • 19 Ağu 2024
  • 5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Anlaşmalı Boşanma Davası: Şartları ve Protokol | 2026 — görsel özet

Anlaşmalı boşanma, eşlerin yalnızca “boşanmak istiyoruz” demesiyle sonuçlanan otomatik bir işlem değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi; evliliğin süresi, eşlerin serbest iradesi, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin uygun bulunması gibi şartları birlikte arar. Bu nedenle iyi hazırlanmış bir anlaşmalı boşanma protokolü, sürecin en önemli unsurlarından biridir.

Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?

TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma yoluna başvurulabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Eşler mahkemeye birlikte başvurabilir veya eşlerden biri tarafından açılan boşanma davasını diğer eş kabul edebilir. Bunun yanında hâkim, tarafları bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığı kanaatine varmalıdır.

Bir yıllık süre yalnızca usule ilişkin önemsiz bir bekleme süresi değildir. Anayasa Mahkemesi, 30.05.2024 tarihli E.2023/109, K.2024/113 sayılı kararında TMK m.166/3’teki “bir yıl” şartını incelemiş ve düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmamıştır. Dolayısıyla evlilik bir yılını doldurmamışsa tarafların anlaşması, tek başına TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yer Almalıdır?

Protokol, boşanmanın sonuçlarını açık ve uygulanabilir biçimde düzenlemelidir. Özellikle varsa müşterek çocukların velayeti, çocukla kişisel ilişki, iştirak nafakası; eşler yönünden yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri açıkça ele alınmalıdır. Tarafların malvarlığına ilişkin düzenleme yapmak istemeleri hâlinde taşınmaz, araç, ziynet, banka hesabı veya diğer malvarlığı unsurlarının tereddüde yer vermeyecek biçimde tanımlanması ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem taşır.

Her protokol hükmünün aynı hukuki niteliğe sahip olmadığı da unutulmamalıdır. Boşanmanın ferileri ile mal rejiminin tasfiyesi veya bağımsız malvarlığı devirlerine ilişkin hükümler farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle özellikle taşınmaz devri ve yüksek değerli malvarlığı düzenlemelerinde protokolün infaz kabiliyeti ayrıca değerlendirilmelidir.


Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki Nasıl Yazılmalı?

Velayetin hangi ebeveynde kalacağı açıkça belirtilmeli; diğer ebeveynle kişisel ilişki gün, saat, teslim yeri, hafta sonu, bayram, yarıyıl ve yaz tatili gibi dönemler bakımından uygulanabilir şekilde düzenlenmelidir. “Taraflar uygun oldukça görüşür” gibi ifadeler ilk bakışta esnek görünse de uygulamada yeni ihtilaflara neden olabilir.

Çocukla ilgili düzenlemelerde belirleyici ölçüt tarafların konforu değil çocuğun üstün yararıdır. Bu nedenle hâkim, protokoldeki velayet veya kişisel ilişki hükmünü aynen kabul etmek zorunda değildir.


Nafaka ve Tazminat Hükümlerinde Nelere Dikkat Edilmeli?

İştirak nafakasında aylık tutar, ödeme günü ve ödeme yöntemi; yoksulluk nafakasında ise miktar, başlangıç zamanı ve varsa artış yöntemi somutlaştırılmalıdır. Taraflardan biri nafaka veya tazminat talep etmiyorsa bu hususun da açık şekilde yazılması, sonradan iradenin ne olduğu konusunda tartışma çıkmasını azaltır.

Boşanmada maddi ve manevi tazminatın hangi koşullarda gündeme geldiğini ayrıca Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat | 2026 yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.


Mal Rejimi ve Ziynet Konusunda Genel Feragat Yeterli mi?

Bu bölüm protokolün en kritik alanlarından biridir. Taraflar mal rejimi veya ziynet taleplerini gerçekten sona erdirmek istiyorsa, bunun açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarihli, E.2024/8560, K.2024/7757 sayılı kararında, protokolde ziynet alacağına ilişkin açık düzenleme bulunmaması ve hükümde bu konuda karar verilmesine yer olmadığı belirtilmesi, daha sonraki ziynet alacağı davasını engelleyen kesin hüküm olarak kabul edilmemiştir.

Bu nedenle “tarafların birbirinden hiçbir talebi yoktur” gibi çok geniş cümleler yerine, mal rejimi tasfiyesi, katılma alacağı, değer artış payı, ziynet veya belirli malvarlığı unsurları bakımından hangi hakkın sona erdirildiği ya da saklı tutulduğu ayrı ayrı düşünülmelidir.



Hâkim Protokolü Aynen Kabul Etmek Zorunda mıdır?

Hayır. TMK m.166/3 hâkime, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapma yetkisi verir. Ancak hâkimin önerdiği değişikliklerin taraflarca da kabul edilmesi gerekir. Taraflardan biri değişikliği kabul etmezse o protokol üzerinden anlaşmalı boşanma kararı kurulamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.05.2005 tarihli, E.2005/6126, K.2005/7139 sayılı kararında da hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerektiği; gerekli değişikliklerin ancak tarafların kabulüyle anlaşmalı boşanma hükmüne esas olabileceği vurgulanmıştır.

Tarafların Duruşmaya Bizzat Katılması Gerekir mi?

Anlaşmalı boşanmada tarafların iradelerinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığını hâkimin doğrudan değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle yalnızca avukatların duruşmaya katılması, TMK m.166/3’teki bizzat dinleme şartının yerine geçmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.06.2023 tarihli, E.2023/356, K.2023/3140 sayılı kararında da tarafların sonradan anlaşmalı boşanma protokolü sunmaları üzerine, tarafların duruşmaya çağrılıp bizzat beyanlarının alınması gerektiği belirtilmiştir.

Çekişmeli Boşanma Davası Sonradan Anlaşmalı Boşanmaya Dönebilir mi?

Evet. Devam eden çekişmeli boşanma davasında eşler boşanma ve sonuçları konusunda anlaşabilirler. Şartların oluşması ve mahkemenin protokolü uygun bulması hâlinde uyuşmazlık anlaşmalı boşanma esaslarına göre sonuçlandırılabilir. Yargıtay’ın güncel uygulamasında da yargılamanın ileri aşamalarında sunulan anlaşmanın değerlendirilmesi ve tarafların bizzat dinlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonradan Vazgeçilebilir mi?

Anlaşmalı boşanmanın önemli özelliklerinden biri, anlaşma iradesinin karar kesinleşinceye kadar önemini korumasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.02.2018 tarihli, E.2016/12347, K.2018/2564 sayılı kararında; anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin irade beyanlarından dönmelerini engelleyen bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davanın çekişmeli boşanma olarak ele alınması gerektiği kabul edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.07.2019 tarihli E.2019/2900, K.2019/8223 sayılı kararında ise, anlaşmalı boşanmanın çekişmeliye dönüşmesi üzerine dosyayı geri gönderen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusu, gönderme kararının kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu kararın doğrudan sonucu temyiz incelemesinin sınırına ilişkindir; iradeden dönme konusunda yukarıdaki 27.02.2018 tarihli karar esas alınmalıdır.


Protokol Sonradan Değiştirilebilir mi?

Taraflar mahkeme kararından önce protokol hükümlerinde değişiklik yapabilir; ancak anlaşmalı boşanma hükmünün kurulabilmesi için son hâlin taraflarca kabul edilmesi gerekir. Karar kesinleştikten sonra ise her hükmün değiştirilebilirliği aynı değildir. Çocuğun üstün yararına ilişkin velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri ile koşulları değişen bazı nafaka hükümleri yeni bir yargısal değerlendirmeye konu olabilirken, malvarlığına ilişkin açık ve geçerli tasfiye veya feragat hükümleri farklı sonuç doğurabilir.


Çocuk Varsa Hâkim Neleri İnceler?

Müşterek çocuk bulunduğunda eşlerin anlaşması hâkimi tek başına bağlamaz. Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası gibi konularda çocuğun üstün yararı esas alınır. Tarafların protokolde kabul ettiği bir düzenleme çocuğun menfaatine uygun görülmezse hâkim değişiklik önerebilir. Bu nedenle çocukla ilgili hükümler yalnızca anne ve babanın bugünkü tercihleri düşünülerek değil, çocuğun eğitim, bakım, gelişim ve düzenli kişisel ilişki ihtiyacı gözetilerek hazırlanmalıdır.

Nafaka ve Tazminattan Vazgeçmenin Sonucu Nedir?

Protokolde “nafaka ve tazminat talebimiz yoktur” gibi ifadeler kullanılmadan önce hukuki sonuçları değerlendirilmelidir. Boşanmanın mali sonuçları konusunda verilen beyanlar daha sonra yeni bir talep ileri sürülmesini etkileyebilir. Bununla birlikte çocuk için ödenen iştirak nafakası çocuğun korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğundan, çocukla ilgili düzenlemeler eşler arasındaki sıradan bir alacak anlaşması gibi ele alınamaz.

Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?

Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğu, tebligat durumu, protokolün eksiksiz hazırlanması ve tarafların duruşmaya katılımına göre değişir. Bu nedenle “kesin olarak tek celsede” veya belirli bir günde sonuçlanacağı yönünde genel bir garanti vermek doğru değildir. Protokolün açık olması ve tarafların duruşmada aynı iradeyi sürdürmesi, uyuşmazlığın gereksiz şekilde uzamasını önleyen başlıca unsurlardır.

2026 İçin İçtihatlardan Çıkan Temel Sonuç

Mevzuat ve Yargıtay uygulaması birlikte değerlendirildiğinde anlaşmalı boşanmanın merkezinde üç unsur bulunmaktadır: serbest ve devam eden boşanma iradesi, hukuken uygulanabilir bir protokol ve özellikle çocuklar bakımından hâkim denetimi. Anayasa Mahkemesinin E.2023/109, K.2024/113 sayılı kararı da bir yıllık evlilik süresi şartının yürürlükte ve anayasal olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.

Sonuç

Anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya göre daha sade bir yargılama yolu sağlayabilse de protokolde yapılacak belirsiz bir düzenleme yıllar sonra yeni uyuşmazlıklara neden olabilir. Özellikle velayet, nafaka, tazminat, taşınmaz devri, ziynet ve malvarlığına ilişkin hükümler hazırlanırken yalnızca boşanmanın gerçekleşmesine değil, protokolün ileride nasıl uygulanacağına da dikkat edilmelidir. Her somut olayın malvarlığı ve aile ilişkileri farklı olduğundan, protokol hükümlerinin olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özellikleri farklı sonuçlar doğurabilir. Büro iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.


2026 İçin Uygulama Kontrolü


Aile hukuku uyuşmazlıklarında tarafların güncel aile ve ekonomik durumu, çocuk varsa üstün yararı, delillerin elde ediliş biçimi, geçici önlemler ve talep sonucunun açık kurulması birlikte değerlendirilmelidir. Süre, görev ve yetki bakımından somut olayın güncel mevzuat ve içtihatla ayrıca kontrol edilmesi önemlidir.



İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı

Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.


Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.

Yorumlar


© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page