Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Hak Düşürücü Süre, Affetme ve Sonuçları | 2026
Güncelleme tarihi: 6 Eyl

Zina, Türk Medeni Kanunu m.161’de özel ve mutlak boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Ancak zina eyleminin ispatlanması kadar, davanın hangi süre içinde açıldığı ve affetme bulunup bulunmadığı da sonucu doğrudan etkiler. Kanun bu dava hakkını süresiz bırakmamış; öğrenmeden itibaren altı aylık ve eylemden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreler öngörmüştür.
2025 yılında yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı da özellikle beş yıllık üst sınırı yeniden gündeme getirmiştir. AYM, bu sınırı Anayasa’ya aykırı bulmamış ve kuralı yürürlükte bırakmıştır. Bu nedenle 2026 itibarıyla zina sebebine dayalı boşanma davasında süre hesabı hâlâ TMK m.161’deki iki ayrı hak düşürücü süreye göre yapılmaktadır.
Zina Davasında 6 Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
TMK m.161’e göre zina sebebine dayalı boşanma davası, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Buradaki başlangıç noktası yalnızca genel bir şüphe değil, zina vakıasının öğrenildiği tarihtir. Öğrenme tarihi somut olayda tarafların beyanları, mesajlar, belgeler veya diğer deliller üzerinden tartışma konusu olabilir.
Bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir. Bu nedenle taraf ileri sürmese dahi mahkeme tarafından resen dikkate alınır. Sürenin kaçırılması hâlinde aynı eyleme dayanılarak artık TMK m.161 kapsamında zina sebebiyle boşanma kararı verilemez.
Beş Yıllık Üst Süre Nasıl Hesaplanır?
Kanun, öğrenmeden itibaren altı aylık sürenin yanında, her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkının düşeceğini düzenler. Dolayısıyla eş zinayı çok geç öğrenmiş olsa bile, eylem üzerinden beş yıldan fazla süre geçmişse TMK m.161’e dayalı özel boşanma sebebi kullanılamaz.
Anayasa Mahkemesi 25.12.2024 tarihli E.2024/83, K.2024/227 sayılı kararıyla bu beş yıllık üst sınırın Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Karar 18.03.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. AYM ayrıca beş yılı aşan eski zina vakıasının, koşulları varsa TMK m.166 kapsamında güven sarsıcı davranış ve kusur olarak ileri sürülmesinin önünde engel bulunmadığını belirtmiştir.
Devam Eden Zina Hâlinde Süre Hangi Tarihten Başlar?
Tek bir zina eylemi ile devam eden zina ilişkisi aynı şekilde değerlendirilmez. AYM’nin 2024/227 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tek eylemden ibaret zinada süre eylemin gerçekleştiği tarihten; devam eden eylemlerden oluşan zinada ise son eylem tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu ayrım özellikle uzun süren ilişki iddialarında önemlidir.
Affetme Zina Davasını Nasıl Etkiler?
TMK m.161’in üçüncü fıkrası açıktır: affeden tarafın dava hakkı yoktur. Affetme açık bir beyanla olabileceği gibi, bazı durumlarda davranışlardan da çıkarılabilir. Ancak yalnızca eşlerin aynı evde yaşamaya devam etmesi veya kısa süreli temas kurulması her olayda otomatik olarak affetme sayılmaz; affetme iradesinin somut olayın tüm koşullarından anlaşılması gerekir.
Ayrıca geçmiş bir olay affedilmiş olsa bile sonradan yeni bir zina eylemi gerçekleşirse, yeni eylem bakımından dava hakkı yeniden gündeme gelebilir. Bu nedenle affetmenin hangi davranışı kapsadığı ve sonrasında sadakat ihlalinin devam edip etmediği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Süre Geçerse Hiç Boşanma Davası Açılamaz mı?
Hayır. Altı aylık veya beş yıllık sürenin geçmesi, yalnızca TMK m.161’deki özel zina sebebine dayalı dava hakkını ortadan kaldırır. AYM de 2024/227 sayılı kararında, eski zina eyleminin koşulları varsa TMK m.166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan davada güven sarsıcı davranış olarak ileri sürülebileceğini açıkça belirtmiştir.
Zinanın nasıl ispatlanacağı, mesajların ve dijital kayıtların hangi koşullarda kullanılabileceği konusunda Boşanmada Aldatma Nasıl İspatlanır? Zina, Mesajlar ve Dijital Deliller | 2026 yazımıza bakabilirsiniz.
Hak Düşürücü Süre ile Zamanaşımı Aynı Şey mi?
Hayır. Hak düşürücü sürenin dolmasıyla ilgili hak sona erer ve hâkim bunu kendiliğinden dikkate alır. Zamanaşımında ise kural olarak borç sona ermez; ileri sürülmesi gereken bir def’i söz konusu olur. TMK m.161’deki altı aylık ve beş yıllık süreler hak düşürücü niteliktedir.
Sık Sorulan Sorular
Zinayı öğrendikten 7 ay sonra dava açılırsa ne olur?
Öğrenme tarihinden itibaren altı aylık hak düşürücü süre geçmişse TMK m.161’e dayalı zina sebebiyle dava hakkı düşer. Ancak olayın TMK m.166 kapsamında değerlendirilmesi somut koşullara göre mümkün olabilir.
Beş yıldan eski zina hiçbir şekilde dikkate alınmaz mı?
TMK m.161’e dayalı özel zina davası açılamaz. Ancak AYM’nin 2024/227 sayılı kararında da belirtildiği üzere eski zina eylemi, şartları varsa TMK m.166 kapsamında güven sarsıcı davranış ve kusur olarak ileri sürülebilir.
Barışmak her zaman affetme sayılır mı?
Her zaman değil. Affetme iradesi somut olayın bütününden değerlendirilir. Birlikte yaşama, mesajlaşma veya kısa süreli barışma tek başına otomatik sonuç doğurmaz; davranışın devam edip etmediği ve tarafların iradesi önemlidir.
Kusur değerlendirmesinin tazminat ve nafakaya etkisi için Boşanmada Kusur Sayılan Davranışlar ve Güncel Yargıtay Uygulaması | 2026 yazımıza; diğer içerikler için Aile Hukuku sayfamıza ulaşabilirsiniz.
Konuyla İlgili Diğer Rehberler
İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı
Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.



Yorumlar