Kasten Yaralama ve Darp Raporu: Şikâyet, Deliller, Uzlaştırma ve Mağdur Hakları
Fiziksel saldırıdan sonra ilk ihtiyaç güvenliğin sağlanması ve gerekli sağlık yardımına ulaşılmasıdır. Adli süreçte ise olayın nasıl gerçekleştiği, yaralanmanın niteliği ve deliller birlikte değerlendirilir. “Darp raporu aldım, dava açılmış sayılır mı?”, “Şikâyetimi geri çekersem dosya kapanır mı?” ve “Karşı taraf da benden şikâyetçiyse ne olur?” sorularının yanıtı her olayda aynı değildir.
Kasten yaralama, yalnız dışarıdan görülen ağır yaraları kapsamaz. Vücuda acı verme, sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulması da Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenir. Bununla birlikte her olayın suç niteliği, kast, deliller ve varsa hukuka uygunluk nedenleri üzerinden belirlenir. Bu yazının mevzuat kontrol tarihi 27 Ekim 2026’dır.
Saldırıdan sonra hangi adımlar önceliklidir?
Tehlike sürüyorsa güvenli bir yere geçilmesi ve kolluktan yardım istenmesi önceliklidir. Sağlık değerlendirmesi, delil kaygısıyla ertelenmemelidir. Sağlık kuruluşuna başvurulduğunda olayın zamanı, nasıl gerçekleştiği ve şikâyetler doğru biçimde anlatılmalı; muayene, tetkik ve tedavi kayıtları korunmalıdır.
Olay yeri, yaklaşık saat, saldırıya tanık olan kişiler ve kamera bulunabilecek noktalar mümkün olduğunca erken not edilebilir. Kamera kayıtları zamanla silinebileceğinden, kaydın bulunduğu yer ve saat aralığı belirtilerek savcılık veya kolluk tarafından temini istenmelidir. Kişinin kendi güvenliğini tehlikeye atarak faille yeniden karşılaşması veya görüntü toplamaya çalışması gerekli değildir.
Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa başvurulabilir. Başvuruda yalnız “darp edildim” demek yerine, kimin hangi davranışı gerçekleştirdiği, kullanılan bir eşya bulunup bulunmadığı, tanıklar ve mevcut sağlık kayıtları açıklanmalıdır. Failin kimliği bilinmiyorsa bu durum başvuruya engel değildir; bilinen ayırt edici bilgiler verilebilir.
Darp raporu neyi gösterir, neyi tek başına kanıtlamaz?
Günlük dilde darp raporu denilen adli rapor, muayenede tespit edilen bulguların ve yaralanmanın tıbbi değerlendirmesinin kayda alınmasını sağlar. Olayın sonucunu belgelemek bakımından önemlidir. Ancak rapor tek başına saldırıyı kimin gerçekleştirdiğini, olayın başlangıcını veya taraflardan hangisinin haklı olduğunu belirlemez.
Bu nedenle rapor; tanık anlatımları, kamera kayıtları, olay yeri bulguları, mesajlar ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Raporda görünür iz bulunmaması da her durumda olayın hiç yaşanmadığını göstermez. Muayenenin zamanı, iddia edilen davranış ve tıbbi bulgular arasındaki ilişki önemlidir.
İlk rapor bazen kesin değerlendirmeye elverişli olmayabilir. İyileşme sonrası muayene, görüntüleme, uzmanlık incelemesi veya ek rapor gerekebilir. Eksiklik olduğu düşünülüyorsa hangi bulgunun değerlendirilmediği belirtilerek dosyada ek inceleme istenmelidir; rapora kişinin kendisinin hukuki sonuç eklemesi doğru olmaz.
“Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir” ne demektir?
Bu ifade, TCK 86/2 bakımından kullanılan adli tıbbi değerlendirme ölçütüdür. Yalnız kaç dikiş atıldığına, kaç gün istirahat verildiğine veya hastanede yatış olup olmadığına bakılarak belirlenmez. “Hastaneye gitmedim, o hâlde yaralama yok” ya da “ameliyat olmadım, mutlaka basit yaralama” çıkarımları güvenilir değildir.
Adli Tıp Kurumunun yaralama değerlendirme kılavuzu, basit tıbbi müdahale, yaşamı tehlikeye sokan durum, kemik kırığı ve kalıcı etkiler gibi başlıkları ayrı ele alır. Tıbbi sınıflandırma uzmanlık gerektirir. Kılavuzun eski tarihli ceza miktarları yerine yaptırım yönünden güncel kanun metni esas alınmalıdır.
Tıbbi bulgunun hafif olması da bütün hukuki nitelikleri ortadan kaldırmaz. Örneğin silah kullanılması veya fiilin eşe karşı işlenmesi gibi nitelikli hâller, yaralanma hafif olsa bile şikâyet ve uzlaştırma bakımından sonucu değiştirebilir.
Güncel cezalar ve ağırlaşmış yaralama nasıl ayrılır?
TCK 86/1’deki temel biçim için güncel ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Etki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse 86/2’de altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Bu fıkra kapsamında suç kadına karşı işlenmişse alt sınır dokuz aydan az olamaz.
Üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı; kendisini savunamayacak kişiye karşı; kanunda belirtilen kamu görevi bağlantısıyla; silahla veya canavarca hisle işlenme gibi nitelikli durumlar 86/3’te ayrıca düzenlenir. Bu hâllerde şikâyet aranmaması ve ceza artırımı söz konusudur. Her gündelik eşyanın hangi kullanımda silah sayılacağı olayın niteliğine göre değerlendirilir.
Kemik kırığı veya çıkığı, yaşamı tehlikeye sokan durum, yüzde sabit iz ve organ işlevindeki kalıcı etkiler TCK 87’deki ağırlaşmış sonuçlarla ilgili olabilir. Fiilin öldürmeye teşebbüs mü yaralama mı olduğu ise yalnız rapordaki ağırlığa bakılarak belirlenmez; kast ve olayın bütün koşulları araştırılır.
Bu rakamlar güncel metni gösterir. Daha önce işlenen fiiller bakımından TCK 7’deki lehe kanun değerlendirmesi gerekir; sonradan ağırlaştırılan ceza eski olaya otomatik uygulanamaz. Dosyadaki sonuç ceza, nitelikli hâller ve diğer bireyselleştirme hükümlerine göre değişebilir.
Şikâyet için altı aylık süre her yaralamada geçerli mi?
Hayır. TCK 86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır. Bu grupta TCK 73’e göre altı aylık süre, fiilin ve failin kim olduğunun bilinmesi veya öğrenilmesiyle başlar; dava zamanaşımı sınırı ayrıca korunur.
Buna karşılık 86/1 kapsamındaki temel yaralama, 86/3’teki nitelikli hâller ve 87’deki ağırlaşmış sonuçlar bakımından aynı şikâyet koşulu varsayılamaz. Nitelendirme, başvuruda kullanılan “basit darp” sözüne göre değil olayın özelliklerine göre yapılır.
Örneğin birbirini tanımayan iki kişinin tartışmasında hafif yaralama ile eşe karşı aynı tıbbi ağırlıktaki yaralama aynı şikâyet rejimine tabi olmayabilir. Şikâyete bağlı olmadığı düşünülen olaylarda da başvuruyu geciktirmemek, kaybolabilecek deliller bakımından önemlidir. “Altı ayım var” düşüncesi sağlık ve delil işlemlerini erteleme gerekçesi yapılmamalıdır.
Şikâyetten vazgeçince dosya kapanır mı?
Şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme, kanuni koşullarla davanın düşmesine yol açabilir. Ancak şikâyet aranmayan yaralama biçimlerinde tarafların barışması veya mağdurun vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez. Hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme de cezanın infazını engellemez.
TCK 73 ayrıca, kanunda aksi yazılı değilse vazgeçmenin kabul etmeyen sanığı etkilememesini ve birlikte suç işleyenlerden biri yönünden vazgeçmenin diğerlerine etkisini düzenler. Birden fazla olay, fail veya suç bulunan dosyalarda vazgeçme beyanının kapsamı dikkatle anlaşılmalıdır.
Maddi ve manevi tazminat hakları da ayrı önem taşır. Şikâyetten vazgeçerken şahsi haklardan da vazgeçildiğinin ayrıca açıklanması, kanundaki koşullarla sonradan hukuk davası açılmasını engelleyebilir. “Hiçbir hakkım kalmadı” anlamına gelebilecek bir metin, sonucu anlaşılmadan imzalanmamalıdır.
Yaralama dosyasında uzlaştırma olur mu?
CMK 253, TCK 86’nın üçüncü fıkrası hariç yaralama biçimlerini ve 88’i belirli koşullarla uzlaştırma kapsamına alır. TCK 87 kapsamındaki ağırlaşmış yaralama veya 86/3’teki nitelikli hâller için aynı kabul yapılamaz. Aynı mağdura karşı birlikte işlenen başka suçun varlığı da kapsamı etkileyebilir.
Uzlaştırma, yalnız tarafların günlük hayatta barışması değildir; kanunda düzenlenen usul, özgür irade ve hukuka uygun edim önemlidir. Tedavi gideri, belirli ödeme veya başka uygun bir edim konuşuluyorsa bunun kapsamı, vadesi ve yerine getirilmemesinin sonucu açık olmalıdır. Baskı altında anlaşmaya zorlanma kabul edilmemelidir.
Uzlaşma, tazminat davası bakımından da sonuç doğurur. Güncel CMK 253/19, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar için istisna içerir. Kalıcı sağlık sonucu henüz netleşmemişse bu konu özellikle değerlendirilmelidir. Uzlaştırma rehberi, teklif ve ödeme aşamalarını ayrıntılı açıklar.
Karşılıklı kavga, meşru savunma ve tahrik aynı şey mi?
Hayır. Her iki kişinin de yaralanmış olması, sorumlulukların birbirini götürdüğü anlamına gelmez. Kimin hangi hareketi yaptığı, saldırının devam edip etmediği ve kullanılan güç ayrı ayrı incelenir. “İlk o vurdu” cümlesi önemli olabilir; ancak tek başına bütün sonraki davranışları hukuka uygun hâle getirmez.
TCK 25’teki meşru savunmada, gerçekleşen veya gerçekleşmesi yahut tekrarı muhakkak haksız saldırının o anda, koşullara göre orantılı biçimde uzaklaştırılması değerlendirilir. Saldırı bittikten sonra intikam amacıyla geri dönmek farklıdır. TCK 29’daki haksız tahrik ise koşulları varsa cezada indirimle ilgilidir; meşru savunmayla aynı kurum değildir.
Bu ayrımlar için olayın önceki ve sonraki bölümlerini gösteren kayıtlar değerlidir. Yalnız kişinin kendi lehine olan birkaç saniyeyi keserek sunması yerine, hukuka uygun elde edilmiş kaydın bütünlüğü korunmalıdır. Karşı şikâyet varsa kişi hem mağdur hem şüpheli olabileceğinden ifade ve savunma hakları ayrıca dikkate alınmalıdır.
Koruma tedbiri ve avukat yardımı istenebilir mi?
Şiddet veya tekrar şiddet riski varsa ceza soruşturmasının sonucunu beklemek zorunlu değildir. 6284 sayılı Kanunun kapsamındaki kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurları için koruyucu ve önleyici tedbirler değerlendirilebilir. Başvuruda mevcut risk, önceki olaylar ve ihtiyaç duyulan koruma açıkça anlatılmalıdır.
Koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz; önleyici tedbirler de geciktirilmeden ele alınmalıdır. “Önce kesin darp raporu gelsin” düşüncesiyle korunma talebi ertelenmemelidir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının açıklamaları başvuru ve tedbirler hakkında bilgi verir.
CMK 234’e göre vekili olmayan kadına karşı kasten yaralama mağduru, barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Kanunda sayılan çocuk veya kendisini ifade edemeyen mağdurlar bakımından istem aranmayan görevlendirme hükümleri vardır. Her yaralama dosyasında herkes için aynı koşullar geçerli değildir.
Sık sorulan sorular
Rapor almadan şikâyet edebilir miyim?
Evet. Şikâyet için elinizde önceden hazırlanmış bir rapor bulunması zorunlu değildir. Sağlık değerlendirmesi ve gerekli raporların temini başvuru sırasında gündeme getirilebilir. Gecikme varsa nedeni doğru biçimde açıklanmalıdır.
Raporda “basit” yazması failin ceza almayacağını mı gösterir?
Hayır. Bu ifade cezasızlık anlamına gelmez. Suçun koşulları, diğer deliller, nitelikli hâller ve uygulanabilecek usuller birlikte değerlendirilir. Rapor failin kimliğini de tek başına belirlemez.
Tedavi masraflarını nasıl belgelemeliyim?
Fatura, reçete, ulaşım gideri, çalışamamaya ilişkin kayıt ve gelir kaybını gösteren belgeler saklanabilir. İstenen zarar ile olay arasındaki bağ açıklanmalıdır. Tazminatın kapsamı, uzlaşma veya vazgeçme beyanlarından etkilenebileceği için ayrıca değerlendirilmelidir.
Savcılık takipsizlik verirse ne yapılır?
Kararın gerekçesi ve tebliğ tarihi kontrol edilmelidir. Güncel genel itiraz süresi iki haftadır; eksik araştırma ve somut deliller dilekçede gösterilmelidir. Takipsizlik kararına itiraz rehberi bu aşamayı açıklar.
Kaynaklar ve belge kontrolü
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: m.7, 25, 27, 29, 73, 86–88. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: özellikle m.158, 234 ve 253. Sağlık kayıtları, olay zaman çizelgesi, tanık bilgileri ve mevcut görüntülerin yerini gösteren bilgiler birlikte hazırlanmalıdır.


