top of page

Takipsizlik Kararına İtiraz: Süre, Dilekçe ve Eksik Soruşturmanın Gösterilmesi

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
13 Eki
5 dakikada okunur

Şikâyet sonrasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, günlük dilde “takipsizlik” olarak adlandırılır. Karara katılmayan kişinin ilk işi, yalnız dilekçe hazırlamak değil; tebligat tarihini, kararın nedenini ve dosyada hangi araştırmaların yapıldığını birlikte kontrol etmektir. İtiraz, karardan duyulan memnuniyetsizliği tekrar etmekten çok, gerekçedeki somut eksikliği ortaya koymalıdır.

13 Ekim 2026 itibarıyla CMK 173’teki genel süre, kararın suçtan zarar görene tebliğinden itibaren iki haftadır. Eski kaynaklarda görülen on beş günlük süre güncel genel kural değildir. Bununla birlikte eski tarihli kararlar, geçiş hükümleri ve tebligat özellikleri ayrıca incelenmelidir. Bu rehber güncel genel usulü açıklar.

Takipsizlik hangi nedenlerle verilebilir?

CMK 172’ye göre savcı, soruşturma sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse veya kovuşturma olanağı bulunmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Kararın gerekçesi bu iki temel gruptan hangisine dayanıldığını anlamak bakımından önemlidir.

Delil yetersizliği gerekçesi ile zamanaşımı, şikâyet koşulu veya başka bir usul engeli aynı şekilde tartışılmaz. İlkinde yapılmayan araştırmalar veya yanlış değerlendirilen deliller öne çıkabilir. İkincisinde ise uygulanan hukuki kural, suçun niteliği ve tarih hesabı incelenmelidir. Bir engeli hiç tartışmadan yalnız olayın ağır olduğunu vurgulamak yeterli olmaz.

Takipsizlik, mahkemece verilmiş bir beraat hükmü değildir. Buna rağmen aynı fiil bakımından daha sonra dava açılmasının şartları kanunda sınırlandırılmıştır. Bu yüzden karar “önemsiz bir ara işlem” gibi görülmemeli; usulüne uygun başvuru yolu ve süre izlenmelidir.

Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı farklı mı?

Evet. CMK 158/6, ihbarın soyut ve genel olması veya fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırmaya gerek olmadan açıkça anlaşılması gibi durumlarda soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararını düzenler. Bu aşamada şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilmez. Karara karşı CMK 173’teki usulle itiraz imkânı bulunur.

Buna karşılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı, soruşturma sonunda verilir. Belgede hangi kararın bulunduğu okunmadan aynı dilekçenin kullanılması, talebin yanlış kurulmasına yol açabilir. Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararında itiraz kabul edilirse soruşturma işlemleri başlar; bu sonuç doğrudan mahkûmiyet veya otomatik dava açılması değildir.

Başlık kadar gerekçe ve sonuç bölümü de incelenmelidir. Birden fazla şüpheli veya fiil varsa dosyanın bir kısmı yönünden karar verilmiş, diğer kısmında soruşturma devam ediyor olabilir. İtirazın hangi kişi ve hangi eylemle ilgili olduğu açıkça gösterilmelidir.

Kim itiraz edebilir ve hangi merci inceler?

CMK 173, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır. Yalnız olaydan haberdar olmak ile hukuken suçtan zarar gören sıfatına sahip olmak aynı değildir. Başvuran kişi, olayla bağlantısını ve kendisine yönelen zararı anlaşılır biçimde açıklamalıdır.

İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğince incelenir. Bu kural, itirazın ağır ceza mahkemesine yöneltileceği anlamına gelmez. Kararın kanun yolu bildirimindeki merci bilgisi ve dosyanın bulunduğu yer kontrol edilmelidir.

Dilekçenin ilgili hâkimliğe iletilmek üzere kararı veren Cumhuriyet başsavcılığına sunulması uygulamada kullanılan yollardandır. Başvurunun alındığına ilişkin tarih ve kayıt bilgisi saklanmalıdır. Elektronik başvuruda da taslak oluşturmak ile başvuruyu usulüne uygun biçimde imzalayıp göndermek farklı işlemlerdir; teslim kaydı kontrol edilmelidir.

İki haftalık süre nasıl hesaplanır?

Güncel CMK 173, başlangıcı kararın tebliğine bağlar. Dosyadaki tebliğ belgesi, kime ve hangi tarihte teslim yapıldığı ve varsa vekile yapılan tebligat incelenmelidir. Kararın üzerinde yazan düzenlenme tarihi ile tebliğ tarihi her zaman aynı değildir. Telefonla haber almak veya dosyada bir belge görmek de her durumda aynı usulî sonucu doğurmaz.

CMK 39’a göre hafta olarak belirlenen süre, tebligat gününün son haftadaki isim karşılığı olan günün mesai bitiminde sona erer. Son gün tatile rastlarsa ilgili uzama kuralı uygulanır. Elektronik işlemler için ayrıca gün sonuna ilişkin düzenleme vardır. Elektronik tebligatın hukuken yapılmış sayıldığı tarihle belgenin okunduğu tarihi karıştırmamak gerekir.

Örneğin hukuken geçerli tebliğin salı günü yapıldığı ve araya son günü etkileyen bir tatil girmediği durumda iki haftalık sürenin sonu ikinci salı olarak değerlendirilir. Bu sadece genel hesabı gösteren örnektir; somut son gün tebligat belgesi ve uygulanabilir özel kurallar görülmeden belirlenmemelidir.

Süre kaçırılmışsa her şey biter mi?

Kusuru olmaksızın süreyi kaçıran kişi bakımından CMK 40 ve 41’de eski hâle getirme yolu düzenlenmiştir. Kanun yolu hakkının bildirilmemesi de kanunda ayrıca ele alınır. Güncel genel düzenlemede engelin kalkmasından itibaren iki haftalık süre ve yapılamayan işlemin başvuruyla birlikte yerine getirilmesi önemlidir.

Bununla birlikte yalnız kararı geç fark ettiğini söylemek her durumda yeterli değildir. Engelin ne olduğu, ne zaman kalktığı ve neden kişinin kusurundan kaynaklanmadığı belgelerle açıklanmalıdır. Tebligatın usulsüz olduğu iddiası ile geçerli bir tebligata rağmen sürenin kaçırılması farklı sorunlardır. Bu ayrım yapılmadan süre konusunda kesin sonuca varılmamalıdır.

Etkili bir itiraz dilekçesinde neler bulunur?

Dilekçede soruşturma ve karar numarası, karar tarihi, tebliğ bilgisi, başvuranın sıfatı ve itiraz edilen bölüm açıkça gösterilmelidir. Olay anlatımı, kararın yanlışlığını açıklamak için gerekli ölçüde tutulmalıdır. Ardından her itiraz gerekçesi, ilgili delil veya yapılması istenen araştırmayla eşleştirilmelidir.

CMK 173/2, kamu davası açılmasını gerektirebilecek olay ve delillerin belirtilmesini ister. Bu nedenle “karar hukuka aykırıdır” cümlesi tek başına yeterli bir açıklama değildir. Örneğin kararın ödemeyi borç ilişkisi sayması hâlinde, başlangıçtaki hileyi gösterebilecek sahte ilan veya yazışmanın neden farklı sonuca götürebileceği anlatılmalıdır.

Sonuç bölümünde talep somut olmalıdır: kararın kaldırılması, ilgili eksikliklerin giderilmesi için soruşturmanın genişletilmesi ve dosyanın hukuki durumuna uygun işlemlerin yapılması gibi. Birbiriyle ilgisiz çok sayıda kanun maddesi sıralamak yerine talebin neden gerekli olduğunu açıklamak daha işlevseldir.

Eksik soruşturma iddiası nasıl somutlaştırılır?

Toplanmayan delilin adı, nerede bulunduğu, hangi tarih aralığına ilişkin olduğu ve olayın hangi noktasını aydınlatacağı belirtilmelidir. Bir ATM görüntüsünün talep edilmesi örneğinde, çekim günü ve saat aralığı ile ATM’nin yeri mümkün olduğunca gösterilmelidir. Bu kayıt, işlemi fiilen kimin yaptığını açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olabilir.

Tanık yönünden de yalnız isim listesi vermek yerine kişinin neyi gördüğü veya bildiği açıklanmalıdır. Bilirkişi incelemesi isteniyorsa cevaplanması gereken teknik soru belirtilmelidir. Örneğin mesajın hangi cihazdaki kayıttan elde edildiği ve bütünlüğünün incelenmesi ile mesaj içeriğinin hukuki anlamı farklı konulardır.

Savcının CMK 160 kapsamındaki görevi yalnız aleyhe delilleri toplamak değildir; lehe delilleri ve şüphelinin haklarını da gözetir. İtirazın amacı peşinen ceza verilmesini sağlamak değil, dava açma değerlendirmesinin yeterli ve dengeli araştırmaya dayanmasını istemektir. Sonucu değiştirme ihtimali açıklanmayan her araştırma talebinin mutlaka kabul edileceği söylenemez.

İtiraz kabul veya reddedilirse ne olur?

Sulh ceza hâkimliği, karar verebilmek için soruşturmanın genişletilmesini gerekli görürse yapılacak araştırmayı belirterek başsavcılıktan talepte bulunabilir. İtirazı yerinde bulması hâlinde CMK 173/4 gereğince savcı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. İddianamenin değerlendirilmesi ve davanın esası sonraki aşamalardır; itirazın kabulü mahkûmiyet anlamına gelmez.

Yeterli neden bulunmadığı sonucuna varılırsa itiraz gerekçeli biçimde reddedilir ve kanunda itiraz edenin giderlere mahkûm edilmesi öngörülür. Dosya içeriği görülmeden yalnız ret ihtimaline veya yalnız başarı beklentisine göre hareket edilmemelidir. Başvurunun somut gerekçeleri ve talebin hukuki dayanağı değerlendirilmelidir.

Yeni delil çıkarsa aynı olay tekrar araştırılabilir mi?

CMK 172/2, takipsizlikten sonra aynı fiil nedeniyle kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı şartlarını düzenler. İtirazın reddi durumunda da 173/6 bu kurala gönderme yapar. Dolayısıyla aynı dilekçeyi başka savcılığa tekrar vermek, kesinleşen kararın sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yeni delilin neden önceki dosyada bulunmadığı ve değerlendirmeyi nasıl değiştirebileceği açıklanmalıdır. Sonradan elde edilen güvenilir bir işlem kaydı veya olayın failini belirlemeye elverişli görüntü bu bakımdan incelenebilir. Ancak her yeni açıklama, kanunun aradığı nitelikte yeni delil sayılmaz.

AYM veya AİHM’e başvuru da takipsizlik itirazının sınırsız bir devamı değildir. Korunan hakkın kapsamı, başvuru yollarının tüketilmesi ve diğer kabul edilebilirlik koşulları ayrıca değerlendirilir. Üçüncü kişinin cezalandırılmasını istemek ile temel haklardan doğan etkili soruşturma yükümlülüğü aynı mesele değildir.

Başvurmadan önce yapılacak son kontrol

Kararın tamamı, tebliğ belgesi, önceki şikâyet, mevcut deliller ve toplanması istenen yeni kayıtlar birlikte incelenmelidir. Dilekçedeki her önemli iddianın dosyada bir karşılığı bulunmalı; kişisel tahminler kesin olgu gibi yazılmamalıdır. Süreyi korumak için eksik belgelerin tamamlanmasını beklemenin doğuracağı risk ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu yöntem, uzun fakat dağınık bir itiraz yerine kararın dayanaklarına cevap veren bir başvuru hazırlanmasına yardımcı olur. İncelemenin merkezinde üç soru bulunur: Karar hangi gerekçeye dayanıyor, hangi önemli olgu veya delil gözden kaçmış ve yapılması istenen işlem sonucu neden etkileyebilir?

Kaynaklar ve ilgili mevzuat

İlgili ceza hukuku rehberleri

© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page