top of page

Kasko Hasar Reddi: Teminat, Servis, Muafiyet ve İtiraz Yolları

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
3 gün önce
8 dakikada okunur

Kasko şirketinin “hasar teminat dışında” demesi, her durumda dosyanın kapanması gerektiği anlamına gelmez. Önce satın alınan teminat, olayın oluş biçimi ve ret gerekçesinin dayandığı belge birlikte incelenmelidir. Buna karşılık kasko poliçesinin bulunması da araçla ilgili bütün masrafların koşulsuz ödeneceği anlamına gelmez. Doğru başvuru, hangi zararın hangi sözleşme hükmüne göre karşılanması gerektiğini somutlaştırır.

Bu rehber; kasko ile trafik sigortasının farkını, sık görülen ret gerekçelerini, servis ve parça uyuşmazlıklarını, ödeme sürelerini ve itiraz dosyasının nasıl hazırlanacağını açıklar. Genel çerçeve 1 Kasım 2026 itibarıyla incelenmiştir. Hasar tarihinde yürürlükte bulunan poliçe, ekleri ve somut olayın belgeleri esas alınmalıdır.

Kasko hangi zararları karşılar, trafik sigortasından farkı nedir?

Kasko esas olarak sigortalı aracın uğradığı ve sözleşme kapsamına giren zararı karşılar. Zorunlu trafik sigortası ise aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararlar bakımından sorumluluk güvencesidir. Kendi aracınızın tamponu için yaptığınız başvuru ile karşı aracın sahibinin talebi bu nedenle farklı poliçelere dayanabilir.

Dar kasko, kasko, genişletilmiş kasko ve tam kasko ifadeleri aynı kapsamı anlatmaz. Çarpma, çarpılma, yangın, hırsızlık gibi risklerin hangilerinin alındığı; sel, deprem, anahtar kaybı ve benzeri ek teminatların bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Reklamdaki paket adı yerine teminat tablosu ve özel şartlar okunmalıdır. Ayrımın dayanağı Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.4 hükümleridir.

Örneğin yağmur suyunun motor bölümüne girmesiyle oluşan hasarda sadece “kaskom var” demek yeterli değildir. Sel ve su baskını teminatı, hasarın nedeni ve sonradan aracı çalıştırmanın zararı artırıp artırmadığı ayrı değerlendirilir. Normal aşınma veya bakımsızlık nedeniyle oluşan mekanik arıza da dış etkili bir kaza ile aynı değildir.

Ret yazısında hangi bilgileri istemelisiniz?

Telefon görüşmesinde söylenen kısa bir açıklama yerine gerekçeli yazılı cevap isteyin. Yazıda olayın hangi nedenle kapsam dışında görüldüğü, dayanak genel veya özel şart, esas alınan ekspertiz ve inceleme bulguları anlaşılabilmelidir. “Poliçe şartları gereği reddedildi” şeklindeki genel ifade, uyuşmazlığın ne olduğunu belirlemek için yeterli açıklık sağlamaz.

  • Hasar dosyası numarası, başvuru tarihi ve incelenen olayın tarihi.

  • Ret veya kesinti gerekçesinin dayandığı poliçe hükmü.

  • Ekspertiz raporu, fotoğraflar ve teknik hesap dökümü.

  • Eksik olduğu ileri sürülen belgelerin açık listesi.

  • Kısmi ödeme varsa brüt hasar, kesintiler ve net ödeme hesabı.

Bu belgeler üzerinden itiraz hazırlanır. Örneğin şirket hasarı eski bir kazaya bağlamışsa, önceki onarım faturaları ve olay öncesi fotoğraflar önem kazanır. Olayın hiç gerçekleşmediği ileri sürülüyorsa tutanak, kamera kaydı, servis giriş kaydı ve çekici belgesi farklı bir ispat ihtiyacına cevap verir. Her ret için aynı dilekçeyi kullanmak bu ayrımları görünmez kılar.

Kusurlu olduğunuz için kasko ödeme yapmayabilir mi?

Kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmak tek başına bütün kasko korumasını ortadan kaldırmaz. Kasko, kapsamındaki birçok olayda sigortalının ihmalinden doğan araç zararını da karşılayan bir sigortadır. Kasten hasar oluşturma, poliçedeki kapsam dışı durumlar veya sözleşmeye aykırılık ise ayrıca incelenir. “Tutanakta yüzde yüz kusurluyum, başvuramam” düşüncesi bu nedenle doğru değildir.

Alkol, ehliyetsizlik, aracın kullanım şekli ve olay yerinden ayrılma gibi gerekçelerde ilgili hükmün koşulları ile olayın gerçekleri karşılaştırılmalıdır. Sürücü belgesi sınıfı, alkol ölçümü, kaza oluşu ve tıbbi yardım ihtiyacı gibi bilgiler önem taşır. Zorunlu trafik sigortasındaki rücu hükümleri ile kaskodaki teminat dışı hâller birbirinin yerine kullanılamaz.

Sigortalı, rizikonun gerçekleşmesini ve zararını ortaya koymalıdır. Olayın sözleşme kapsamı dışında kaldığı savunmasının ispatı ise kural olarak sigortacıya aittir. Gerçeğe aykırı bildirim veya kötü niyet iddiasının somutlaştırıldığı dosyalarda ispat değerlendirmesi değişebilir. Bu nedenle tutanakta sürücüyü değiştirmek veya olay anlatımını sonradan uydurmak hakkı güçlendirmez; ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu ayrımın kanuni dayanağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1409’dur:

“(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.

(2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.”

İhmal ile kasıt arasındaki ayrımı ise TTK m.1429’un birinci fıkrası açıklar:

“Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.”

Okuyucu açısından sonuç şudur: Kaza tutanağında kusurlu görünmek ile sigorta parası almak amacıyla bilerek hasar oluşturmak aynı durum değildir. Başvuru incelenirken önce teminat ve olayın gerçek oluşu belirlenir; kapsam dışılık iddiasının dayanağı ayrıca gösterilir.

Hasarı geç bildirmek bütün tazminatı kaybettirir mi?

Genel şartlarda hasarın öğrenilmesinden itibaren en geç beş iş günü içinde bildirim yükümlülüğü vardır. Bildirimi geciktirmemek, verilen dosya numarasını ve gönderim kaydını saklamak gerekir. Bununla birlikte geç bildirim ile tazminat hakkının kendiliğinden tamamen yok olması aynı şey değildir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1446/2–3 hükmü: “Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. (3) Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.”

Gecikmenin incelemeyi veya zararın büyüklüğünü etkileyip etkilemediği ve sigortalının kusuru değerlendirilir. Hastanede yatış gibi açıklanabilir bir neden varsa belgelendirilmelidir. Aracı inceleme yapılmadan tamamen onarmak da hasarın kaynağı ve kapsamını ispatlamayı güçleştirebilir. Güvenliğin gerektirdiği acil önlemler alınırken mümkün olan fotoğraf, fatura ve servis kayıtları korunmalıdır.

Servisi ve kullanılacak parçayı kim seçer?

Tazminatın para olarak mı yoksa onarım yoluyla mı karşılanacağı, servis seçiminin kime ait olduğu ve orijinal ya da eşdeğer parça kullanımı poliçede açıkça düzenlenmelidir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.2.1 hükmünün metni şöyledir:

Sigorta Tahkim Komisyonunun yayımladığı 24.06.2025 tarihli, K-2025/315001 sayılı hakem kararında, kasko hasarı poliçedeki onarım yöntemi ve parça klozları dikkate alınarak incelenmiştir. Bilirkişiden KDV dâhil/hariç ve iskontolu/iskontosuz ayrı hesaplar alınmış; somut poliçe şartlarına göre KDV dâhil iskontolu 1.558.331,57 TL hasar bedeline hükmedilmiştir. Rehin alacaklısı kaydı da düzeltilip ilgili kuruluşun muvafakati sunulduktan sonra esasa girilmiştir.

Bu karar bir Yargıtay kararı değil, belirli poliçeye ve delillere dayalı sigorta hakem kararıdır. “Her iskonto yasaktır” veya “sigortacı hiçbir zaman KDV ödemez” şeklindeki genellemeleri desteklemez. Başvuruda poliçe klozunun, parça seçiminin, teknik hesabın ve her kesintinin somut dayanağının ayrı gösterilmesi gerektiğini ortaya koyar.

“Hasar tazmininin ne şekilde yapılacağı poliçede açıkça belirtilir. Onarım yapılacak olması halinde poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından belirlenecek servislerden hangisinde yapılacağı hususu açıkça yer alır. Ayrıca hasarın tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi parça seçeneklerinden hangisinin kullanılacağı belirtilir. Bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınır.”

Bu hüküm, kanun maddesi değil sigorta genel şartıdır. Uygulamada önce poliçedeki açık seçim okunur; seçim yapılmamışsa son cümledeki sigortalının tercihine ilişkin kural önem kazanır. Her poliçede yetkili servisin sınırsız karşılanacağı da, şirketin her koşulda istediği servisi dayatabileceği de söylenemez.

Anlaşmalı servis şartı veya servis dışı onarımda kesinti ileri sürülüyorsa hangi hükme dayanıldığı sorulmalıdır. Parçanın güvenlik ve teknik uygunluğu, işçilik işlemleri ve garanti üzerindeki etkiler ayrı ayrı değerlendirilir. “Eşdeğer” ifadesi, niteliği belirsiz herhangi bir parçanın kullanılmasını haklı göstermez.

Örneğin onarım teklifinde far değişimi bulunurken ekspertiz yalnız tamir bedeli belirlemişse itirazın odağı teknik onarılabilirlik olmalıdır. Servisten parça kodunu, hasar fotoğrafını ve neden değişim gerektiğini açıklayan bir belge almak, yalnızca fiyatın düşük olduğunu söylemekten daha açıklayıcıdır. Fiyat farkının tamamının haklı olduğu ise bu belgeyle dahi otomatik kabul edilmez.

Muafiyet ve diğer kesintiler nasıl kontrol edilir?

Muafiyet, zararın belirli kısmının sigortalı üzerinde bırakılmasıdır. Sabit tutar, hasar üzerinden yüzde veya sigorta bedeli üzerinden yüzde şeklinde olabilir. Hesaplamanın hangi taban üzerinden yapıldığı sonucu ciddi biçimde değiştirir. Genel şartların A.6 hükmü, muafiyetin poliçede açık gösterilmesini gerektirir.

Yalnız yöntemi göstermek için, kapsam içindeki onarımın 100.000 TL ve muafiyetin hasarın yüzde 5’i olduğu varsayılsın. Başka kesinti yoksa 5.000 TL sigortalıda kalır. Aynı yüzde sigorta bedeline bağlanmış olsaydı farklı hesap yapılırdı. Bu örnek güncel tarife veya her poliçede geçerli bir muafiyet oranı değildir.

Eski hasar, değer artışı veya başka isimle yapılan kesintiler de gerekçelendirilmelidir. Değişen parçanın aracı daha iyi duruma getirdiği iddiasında poliçe hükmü ve somut hesap aranır. Sorun aracın rayiç değeri veya tam hasar bedeliyse eksik hasar ve pert ödemesine itiraz rehberi ayrıca incelenebilir.

Sigorta ne kadar sürede ödeme yapmalıdır?

Kasko genel şartları, gerekli belgeler ve kararlaştırılmışsa eksper raporu teslim edildikten sonra incelemenin en geç on iş gününde tamamlanmasını ve ödeme engeli bulunmuyorsa tazminatın ödenmesini düzenler. Hasar ihbarından itibaren kırk beş günlük muacceliyet çerçevesi de vardır. Bunlar, her dosyada hiçbir koşula bakılmadan aynı tarihte ödeme yapılacağı şeklinde okunmamalıdır.

TTK m.1427’nin ödeme, avans ve temerrüde ilişkin metni şöyledir:

“(1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir.

(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.

(3) Araştırmalar, 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder.

(4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.

(5) Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.”

Kasko, ikinci fıkrada ayrıca anılan can sigortası değildir; oradaki on beş günlük özel süre kaskoya taşınmamalıdır. Hangi belgenin ne zaman istendiği ve teslim edildiği kaydedilmelidir. Şirketin kendi iç organizasyonundaki her gecikme sınırsız bekleme hakkı vermez. Üç aylık araştırma süresi dolduğunda da avansın tutarı kendiliğinden seçilmez; üçüncü fıkradaki mutabakat veya ön ekspertiz yöntemi esas alınır.

Muacceliyet, borcun talep edilebilir hâle gelmesidir; temerrüt ve faiz hesabıyla bağlantılıdır. Başvuru ön koşulundaki bekleme süresi, ödeme vadesi ve dava zamanaşımı farklı konulardır. Birinin dolması diğerlerini ortadan kaldırmaz.

Ret kararına nasıl itiraz edilir?

Önce şirkete, ret gerekçesine cevap veren belgeli bir başvuru yapılmalıdır. Başvuruda olayın kısa kronolojisi, poliçe numarası, talep edilen zarar kalemleri, ret hükmüne ilişkin itiraz ve ekler bulunmalıdır. Yeni ekspertiz isteniyorsa önceki rapordaki teknik eksik açıkça gösterilmelidir.

Kasko bakımından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için şirketin sisteme üyeliği ve rizikonun üyelikten sonra gerçekleşmesi kontrol edilir. Nihai olumsuz cevap alınmışsa veya başvuruya on beş iş gününde yazılı cevap verilmemişse, diğer şartlarla tahkim yolu değerlendirilebilir. Trafik sigortasına özgü on beş günlük süreyle karıştırılmamalıdır. Aynı uyuşmazlığın başka mercide görülmesi de başvuruyu etkiler. Tahkim dosyasına başvuru formu, poliçe, şirkete yapılan başvurunun teslim kanıtı, varsa cevap, ödeme kaydı ve uyuşmazlığı gösteren belgeler eklenir. Temsilciyle başvuruluyorsa temsil belgesi de hazırlanır. Şirkete gönderilmiş bir e-posta, Komisyona usulüne uygun tahkim başvurusu yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Mahkeme yolu seçilecekse sözleşmenin tüketici işlemi olup olmadığı, aracın kullanım amacı, görevli merci ve dava şartı arabuluculuk değerlendirilmelidir. Şirkete yazı göndermek bütün dava sürelerini kendiliğinden durdurmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1420, zamanaşımını şöyle düzenler:

“(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.”

İki yıllık süre, alacağın talep edilebilir hâle geldiği tarihe bağlanır; altı yıl ise maddede belirtilen üst sınırdır. Altı yıl, iki yıllık süre dolduktan sonra her durumda kullanılabilecek ek bir süre değildir. Kesilme ve durma nedenleri ile başvuru yapılan merci ayrıca incelenmelidir.

Sık sorulan sorular

Eksper raporu kesin ve değiştirilemez mi?

Hayır. Rapor önemli bir teknik belgedir; ancak eksik inceleme, hatalı parça hesabı veya yanlış olay kabulü somut delillerle tartışılabilir. Tahkim veya mahkeme gerektiğinde yeni teknik inceleme yaptırabilir. Sadece daha yüksek teklif almak, raporun tamamının yanlış olduğunu tek başına göstermez.

Şirketin gönderdiği parayı almak kalan talebi bitirir mi?

Ödemenin niteliği ve imzalanan belgenin kapsamı önemlidir. Kısmi ödeme, sulh, ibra ve feragat aynı şey değildir. Özellikle “başka alacağım kalmadı” içeren belgeler değerlendirilmeden imzalanmamalıdır. İhtirazi kayıt bulunması da bütün ibra uyuşmazlıklarını otomatik çözen bir formül değildir.

Kasko ikame araç vermek zorunda mı?

İkame araç hizmeti poliçe veya asistans kapsamına, araç sınıfına, hasarın niteliğine ve gün sınırına bağlıdır. Araçsız kalmanın karşı taraftan istenebilecek tazminatı ayrı bir başlıktır. Bu ayrım için araç mahrumiyet bedeli rehberine bakılabilir.

İtiraz için ilk hazırlamam gereken dosya nedir?

Poliçe ve ekleri, prim ödeme kaydı, ret cevabı, tutanak, fotoğraflar, ekspertiz, servis belgeleri ve yazışmaları tek dosyada toplayın. Talebi gerekçeye göre düzenleyin; başvuruyu ispatlanabilir kanaldan gönderin. Usul, belgeler ve masraflar için sigorta tahkimi rehberi tamamlayıcıdır.

Bu yazı genel bilgilendirmedir. Poliçe türü, hasarın tarihi ve somut deliller görülmeden belirli bir ödeme sonucu garanti edilemez.

Konuların tamamına ve okuma sırasına ulaşın: Sigorta ve Trafik Tazminatları Başlangıç Rehberi.

© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page