İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma, 6 Aylık Süre | 2026
Güncelleme tarihi: 6 Eyl

İlamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edildiğinde takip durur. Alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre genel mahkemede itirazın iptali davası açabileceği gibi, İcra ve İflas Kanunu'nun 68 ve devamı maddelerindeki şartlar varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını da isteyebilir.
İtirazın kaldırılması, itirazın iptali davasından farklı olarak icra hukukuna özgü, daha dar ve belgeye bağlı bir başvuru yoludur. İcra mahkemesi genel mahkeme gibi her türlü delili toplayıp kapsamlı bir alacak yargılaması yapmaz. Bu nedenle alacaklının elindeki belgenin İİK m.68 anlamında yeterli olup olmadığı, başvurunun sonucunu doğrudan belirler.
Bu rehber, 30 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan İİK m.68, 68/a ve 69 hükümleri ile güncel Yargıtay yaklaşımı çerçevesinde itirazın kesin ve geçici kaldırılması yollarını açıklamaktadır.
İtirazın Kaldırılması Nedir?
İtirazın kaldırılması, genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun itirazı nedeniyle duran takibin icra mahkemesi kararıyla devam edebilmesini sağlayan özel bir icra hukuku yoludur.
Bu yolun kullanılabilmesi için yalnızca alacağın mevcut olduğunun iddia edilmesi yeterli değildir. Alacaklının, kanunun kabul ettiği nitelikte bir belgeye dayanması veya imza inkârı gibi özel bir durumun bulunması gerekir. İcra mahkemesinin inceleme yetkisi sınırlı olduğu için kapsamlı yargılama gerektiren alacaklar çoğu zaman itirazın iptali davasına konu edilmelidir.
İtirazın Kaldırılması İçin Süre Ne Kadardır?
İİK m.68 uyarınca itirazın kesin kaldırılması talebi, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Aynı şekilde imza inkârına dayalı itirazın geçici kaldırılması talebi de İİK m.68/a uyarınca itirazın tebliğinden itibaren altı aylık süreye tabidir.
Sürenin başlangıcı bakımından itirazın alacaklıya ne zaman tebliğ edildiği önemlidir. Yalnızca alacaklının icra dosyasından itirazı öğrenmiş olmasıyla yetinilmemeli, tebliğ kaydı ayrıca kontrol edilmelidir.
İtirazın Kesin Kaldırılması Hangi Belgelerle İstenebilir?
İİK m.68, itirazın kesin kaldırılması bakımından sınırlı bir belge rejimi öngörür. Başlıca belgeler şunlardır:
• Borçlunun imzasını ikrar ettiği borç ikrarını içeren senet.
• İmzası noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren senet.
• Resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri içinde ve usulüne uygun olarak verdikleri makbuz veya belgeler.
Belgenin yalnızca yazılı olması yeterli değildir. Belgenin borç ikrarı içermesi, imza durumu ve kanunun aradığı nitelikleri taşıması gerekir. Fatura, tek taraflı hesap dökümü, şirket içi kayıt veya kapsamlı bilirkişi incelemesi gerektiren belgeler her somut olayda İİK m.68 belgesi sayılmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2025 Yaklaşımı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18.02.2025 tarihli, 2024/7996 E., 2025/1330 K. sayılı kararında, yap-işlet-devret sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlıkta sözleşmenin karma nitelikte olduğu ve alacağın İİK m.68/1 anlamında belgelerle ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazın kaldırılması talebinin reddi sonucu onanmıştır.
Karar, icra mahkemesinin dar inceleme yetkisinin güncel bir örneğidir. Alacağın varlığı veya miktarı genel mahkeme yargılamasını gerektiriyorsa, yalnızca sözleşme veya hesap belgesi sunulmuş olması itirazın kaldırılması için yeterli olmayabilir.
Yargıtay kararları esas ve karar numarasıyla Yargıtay Başkanlığı Emsal Karar Arama sisteminden kontrol edilebilir.
Borçlu Borç Doğuran İlişkiyi Kabul Ederse Ne Olur?
Borçlu bazı durumlarda takip dayanağı sözleşmeyi veya borç doğuran hukuki ilişkiyi açıkça kabul edip yalnızca ödeme, mahsup veya benzeri bir savunma ileri sürebilir. Bu durumda belgenin İİK m.68 kapsamında değerlendirilmesi farklılaşabilir.
Yargıtay uygulamasında özellikle imzası inkâr edilmeyen kira sözleşmeleri gibi bazı belgelerin itirazın kaldırılması bakımından değerlendirilmesinde, borçlunun sözleşmeyi kabul edip etmediği önemli rol oynar. Ancak bu yaklaşım her sözleşme türüne otomatik olarak uygulanmaz.
İcra Mahkemesi Neleri İnceleyebilir?
İcra mahkemesi itirazın kaldırılması başvurusunda genel mahkeme gibi geniş kapsamlı bir alacak yargılaması yapmaz. İnceleme, takip dayanağı belge, borçlunun itiraz sebepleri ve İİK'nın izin verdiği savunma belgeleri çevresinde yürütülür.
Örneğin ticari defterlerin ayrıntılı incelenmesi, kapsamlı bilirkişi hesabı, çok sayıda tanığın dinlenmesi veya tarafların sözleşmesel edimlerinin geniş biçimde değerlendirilmesi gerekiyorsa uyuşmazlık itirazın kaldırılması yolunun sınırlarını aşabilir.
Borçlu Hangi Belgelerle Savunma Yapabilir?
İİK m.68, borçlunun itirazını doğrulayacak belgeler bakımından da sınırlı bir sistem öngörür. Borçlu, alacaklının dayandığı belgenin hukuki etkisini ortadan kaldıran veya borcun sona erdiğini gösteren kanunda kabul edilebilir nitelikte belgeler sunmalıdır.
Ödeme, ibra, takas veya diğer sona erme sebeplerinin hangi belgeyle ispatlanabileceği somut olaya göre değişir. İcra mahkemesindeki belge sınırlaması nedeniyle genel mahkemede kullanılabilecek her delil burada aynı ölçüde dikkate alınmayabilir.
İtiraz Sebepleri Sonradan Değiştirilebilir mi?
İİK m.63 uyarınca borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.
Bu nedenle ödeme emrine ilk itiraz dilekçesi yalnızca takibi durdurmak için kullanılan şekli bir belge değildir. Borçlu, imza, yetki, ödeme, zamanaşımı veya başka somut itiraz sebeplerini baştan dikkatli biçimde kurmalıdır.
İtirazın Kesin Kaldırılması Kabul Edilirse Ne Olur?
İcra mahkemesi itirazın kesin kaldırılmasına karar verirse, borçlunun itirazı hükümden düşer ve alacaklı durmuş olan icra takibine devam edebilir. Şartları bulunuyorsa haciz aşamasına geçilebilir.
İİK m.68'e göre talebin esasa ilişkin nedenlerle kabul edilmesi hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir. Tazminatın uygulanması somut kararın niteliğine ve kanuni koşullara bağlıdır.
İtirazın Geçici Kaldırılması Nedir?
Takibin dayandığı özel senetteki imza borçlu tarafından itiraz sırasında açıkça reddedilmişse, alacaklı İİK m.68/a uyarınca itirazın geçici kaldırılmasını isteyebilir.
Burada uyuşmazlığın odağında senet altındaki imzanın borçluya ait olup olmadığı bulunur. İcra hâkimi tarafları dinleyebilir, imza incelemesi yaptırabilir ve kanundaki özel usul hükümlerini uygular.
İmza İtirazı Neden Açıkça Yapılmalıdır?
İİK m.62 gereğince borçlu takip dayanağı senetteki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Aksi hâlde icra takibi bakımından senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.
Bu nedenle 'borca itiraz ediyorum' şeklindeki genel ifade imza inkârı yerine geçmeyebilir. İmza itirazı açık biçimde yazılmadığında alacaklının başvuracağı yol ve borçlunun sonraki savunma imkânları değişebilir.
Geçici Kaldırma Kabul Edilirse Haciz Yapılabilir mi?
İİK m.69'a göre itirazın geçici kaldırılmasına karar verilmiş ve ödeme emrindeki süre geçmişse, alacaklının talebi üzerine borçlunun malları üzerine geçici haciz konulabilir.
Ancak geçici kaldırma kararı henüz kesin kaldırma sonucu doğurmaz. Kanun, borçluya çok kısa bir süre içinde borçtan kurtulma davası açma imkânı tanır.
Borçtan Kurtulma Davası İçin Süre Kaç Gündür?
İİK m.69 uyarınca borçlu, itirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir.
Bu süre kısa ve kritik bir süredir. Borçlu yedi gün içinde dava açmazsa veya açtığı dava reddedilirse geçici kaldırma kararı ve varsa geçici haciz kesinleşir.
Borçtan Kurtulma Davasında %15 Teminat Şartı
Borçtan kurtulma davasının dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemenin kabul edeceği aynı değerde teminat göstermesi gerekir.
Kanundaki bu şart sıradan bir ihtiyati tedbir teminatından farklıdır ve davanın dinlenebilmesi bakımından özel bir koşuldur. Süre ve teminat yükümlülüğünün birlikte takip edilmesi gerekir.
Borçtan Kurtulma Davasında Tazminat
İİK m.69, borçtan kurtulma davasında haksız çıkan tarafın dava veya hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilebileceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle geçici kaldırma sonrasında açılacak dava yalnızca takibi geciktirmeye yönelik şekli bir başvuru değildir; ciddi mali sonuçları olabilir.
İtirazın Kaldırılması ile İtirazın İptali Arasındaki Temel Farklar
İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde görülür; inceleme İİK'nın sınırlı belge ve savunma rejimine tabidir. Başvuru süresi kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır.
İtirazın iptali ise asıl alacağın niteliğine göre görevli genel mahkemede açılan bir davadır. Genel deliller kullanılabilir ve İİK m.67'deki özel süre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır.
Alacaklının elinde İİK m.68 belgesi yoksa veya uyuşmazlık geniş bir yargılama gerektiriyorsa, itirazın kaldırılması yerine itirazın iptali davası daha uygun yol olabilir.
İtirazın Kaldırılmasında Arabuluculuk Gerekir mi?
İtirazın kaldırılması, icra mahkemesine yapılan icra hukukuna özgü bir başvurudur ve genel mahkemede açılan itirazın iptali davasından farklıdır. Dava şartı arabuluculuk hükümleri bu iki yol bakımından aynı biçimde uygulanmaz.
Alacaklı itirazın kaldırılması yerine itirazın iptali davası açacaksa, alacağın ticari, iş, tüketici, kira veya başka bir özel uyuşmazlıktan doğmasına göre dava öncesi arabuluculuk zorunluluğu ayrıca kontrol edilmelidir.
Hangi Yol Daha Avantajlıdır?
Bu sorunun tek cevabı yoktur. İtirazın kaldırılması genellikle daha hızlı ve icra hukukuna özgü bir yol olmakla birlikte, yalnızca kanunun kabul ettiği belge ve koşullar varsa kullanılabilir.
İtirazın iptali davası daha geniş delil imkânı sunar fakat genel mahkeme yargılamasına tabidir. Alacaklı, takip dayanağı belgeyi, itirazın içeriğini, süreleri ve ispat ihtiyacını birlikte değerlendirerek yol seçmelidir.
Başvuru Öncesi Kontrol Listesi
• Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihi belirlenmelidir.
• Altı aylık başvuru süresi hesaplanmalıdır.
• Takip dayanağı belgenin İİK m.68 kapsamında olup olmadığı incelenmelidir.
• Borçlunun itirazında imzayı açıkça reddedip reddetmediği kontrol edilmelidir.
• İtiraz sebepleri ve borçlunun sunduğu belgeler birlikte değerlendirilmelidir.
• Uyuşmazlık kapsamlı yargılama gerektiriyorsa itirazın iptali seçeneği düşünülmelidir.
• Geçici kaldırma kararı varsa borçlu bakımından 7 günlük borçtan kurtulma davası süresi ve %15 teminat şartı derhal hesaplanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Her sözleşme İİK m.68 belgesi midir?
Hayır. Bir sözleşmenin yazılı olması tek başına itirazın kesin kaldırılması için yeterli değildir. Belgenin kanundaki nitelikleri taşıması veya borçlunun hukuki ilişkiyi kabul etmiş olması gibi unsurlar önemlidir.
İtirazın kaldırılması için süre ne zaman başlar?
Kural olarak borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı aylık süre işlemeye başlar.
İmza reddedilmişse kesin kaldırma mı istenir?
Takibin dayandığı özel senetteki imza açıkça reddedilmişse İİK m.68/a kapsamında itirazın geçici kaldırılması yolu gündeme gelir.
Geçici kaldırmadan sonra borçlu ne yapabilir?
Kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir. Ayrıca İİK m.69'daki yüzde 15 teminat koşuluna dikkat edilmelidir.
İtirazın kaldırılması reddedilirse alacak tamamen kaybedilir mi?
Hayır. İcra mahkemesinin dar inceleme rejiminde talebin reddedilmesi, her durumda alacağın maddi hukuk bakımından mevcut olmadığının kesinleştiği anlamına gelmez. Alacaklı, koşulları varsa genel mahkemede dava yoluna başvurabilir.
İlgili İçerikler
Ödeme emrine itirazın usulü ve 7 günlük süre için İlamsız İcra Takibine İtiraz: Süre, Usul ve Sonuçları | 2026 yazımızı inceleyebilirsiniz.
Genel mahkemede açılan alternatif yol için İtirazın İptali Davası: Süre, Arabuluculuk ve İcra İnkâr Tazminatı | 2026 yazımıza bakabilirsiniz.
İcra mahkemesindeki geçici durdurma kararlarının etkisi için İcra Mahkemesinin Geçici Durdurma Kararı Ne Zaman Sona Erer? | 2026 yazımızı inceleyebilirsiniz.
Resmî Kaynaklar
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Takip dayanağı belge, imza durumu, itiraz metni ve alacağın hukuki sebebi somut olayda farklı sonuçlara yol açabilir.
İletişim ve İcra Hukuku Çalışma Alanı
Ödeme veya icra emri, tebligat, takip talebi, dayanak belge ve icra dosyasındaki işlemler birlikte değerlendirilmelidir. Büro iletişim bilgileri ve randevu kanallarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.



Yorumlar