Çocukla Kişisel İlişki: Kurulması, Değiştirilmesi ve Kaldırılması | 2026
Güncelleme tarihi: 6 Eyl

Çocukla kişisel ilişki, velayeti kendisinde bulunmayan anne veya babanın çocukla düzenli ve sağlıklı bağını sürdürebilmesini sağlayan hukuki bir kurumdur. Kişisel ilişki düzenlenirken ebeveynlerin taleplerinden önce çocuğun üstün yararı, yaşı, sağlık ve eğitim durumu ile günlük yaşam düzeni dikkate alınır.
Mahkemece belirlenen kişisel ilişki düzeni de değişmez değildir. Çocuğun yaşı, okul programı, sağlık durumu, tarafların yerleşim yeri veya yaşam koşulları zaman içinde önemli ölçüde değişirse mevcut düzenin yeniden değerlendirilmesi istenebilir. Burada temel ölçüt, yeni düzenlemenin çocuk açısından daha uygun olup olmadığıdır.
Çocukla Kişisel İlişki Nedir?
Türk Medeni Kanunu m.323 uyarınca anne ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Boşanma veya ayrılık kararında da velayeti kendisine verilmeyen eş ile çocuk arasındaki ilişkinin nasıl sürdürüleceği mahkemece düzenlenir.
Kişisel ilişki yalnızca belirli günlerde görüşme anlamına gelmez; çocuğun ebeveyniyle sevgi bağını sürdürmesini, birbirlerinin yaşamında yer almalarını ve ilişkinin istikrarlı biçimde devam etmesini amaçlar. Bu nedenle düzenleme yapılırken görüşme süresi kadar çocuğun yaşı, mesafe, okul takvimi ve diğer somut koşullar da önem taşır.
Kişisel İlişki Nasıl Belirlenir?
TMK m.182 gereğince kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlaki yararları esas alınır. Mahkeme hafta sonları, yarıyıl ve yaz tatilleri, bayramlar ve özel günler bakımından somut olayın koşullarına uygun bir takvim oluşturabilir.
Her dosya için tek tip bir görüşme düzeni yoktur. Çok küçük yaştaki çocuklarda daha kısa ve sık görüşmeler, okul çağındaki çocuklarda ise eğitim düzenini bozmayacak daha uzun dönemler uygun görülebilir. Ebeveynlerin farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşaması da ulaşım ve tatil dönemleri bakımından ayrıca değerlendirilir.
Kişisel İlişki Düzeni Ne Zaman Değiştirilebilir?
Daha önce belirlenen kişisel ilişkinin çocuğun güncel ihtiyaçlarına uygun olmaması hâlinde değişiklik talep edilebilir. Çocuğun büyümesi, okul veya sağlık düzenindeki değişiklikler, tarafların taşınması, mevcut takvimin uygulanamaz hâle gelmesi veya görüşmelerin çocuğun yararını olumsuz etkilemesi bu değerlendirmede önem taşıyabilir.
Değişiklik talebinin amacı diğer ebeveyni cezalandırmak değil, çocuğun daha sağlıklı ve uygulanabilir bir ilişki düzenine kavuşmasını sağlamaktır. Mahkeme tarafların iddia ve delillerini, gerektiğinde sosyal inceleme ve uzman değerlendirmelerini birlikte ele alır.
Kişisel İlişki Tamamen Kaldırılabilir mi?
Evet; ancak bu istisnai bir durumdur. TMK m.324 uyarınca kişisel ilişki nedeniyle çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa, ebeveyn kişisel ilişki hakkını yükümlülüklerine aykırı biçimde kullanıyorsa, çocukla ciddi biçimde ilgilenmiyorsa veya başka önemli sebepler varsa kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kaldırılabilir.
Şiddet, istismar riski, ağır ihmal, çocuğun güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye sokan davranışlar veya kişisel ilişki sırasında çocuğun bedensel ya da ruhsal bütünlüğünü etkileyen somut olaylar bu değerlendirmede önem taşıyabilir. Bununla birlikte daha hafif sorunlarda tamamen kaldırma yerine süreyi azaltma, yatılı ilişkiyi kaldırma veya uzman destekli bir düzen kurma gibi daha ölçülü çözümler değerlendirilebilir.
Çocuğun Görüşü ve Sosyal İnceleme Raporu
İdrak çağındaki çocuğun kişisel ilişki konusundaki görüşü önemlidir; ancak tek başına belirleyici değildir. Çocuğun yaşı, olgunluğu, beyanın serbestçe oluşup oluşmadığı ve mevcut aile ilişkileri birlikte değerlendirilir. Gerektiğinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan oluşan uzman heyetten sosyal inceleme raporu alınabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.04.2026 tarihli E.2025/8503, K.2026/4181 sayılı kararında, kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı, bedensel ve fikrî gelişimi ile anne ve babalık duygusunun tatmini birlikte değerlendirilmiş; sosyal inceleme raporu alınmadan eksik incelemeyle karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır.
Kişisel İlişkinin Engellenmesi Hâlinde Ne Olur?
TMK m.324, anne ve babaya diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelememe ve çocuğun eğitilmesi ile yetiştirilmesini engellememe yükümlülüğü getirir. Kişisel ilişkinin sürekli ve haklı bir neden olmaksızın engellenmesi, çocuğun yararı bakımından ayrıca değerlendirilebilir ve mevcut düzenin yeniden ele alınmasına yol açabilir.
Velayet sahibi ebeveyn, diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi zedelememekle yükümlüdür. 7343 sayılı Kanunla TMK m.324’e eklenen düzenleme uyarınca, kişisel ilişki kararının gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi ebeveyn bakımından, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilmesi de gündeme gelebilir. Bu hususun kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilmesi öngörülmüştür.
Kişisel İlişki Kararı Nasıl Uygulanıyor?
Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemesi ilam ve tedbir kararlarının uygulanması artık eski icra müdürlüğü sistemi üzerinden yürütülmemektedir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/A ve devamı hükümleri kapsamında işlemler, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerince; müdürlük bulunmayan yerlerde ise Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüklerince yerine getirilmektedir.
Uygulamada çocuğun üstün yararını korumak amacıyla çocuk görüşme merkezlerinden ve uzman desteğinden yararlanılmaktadır. Bu sistemin amacı çocuğun taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra nesnesi hâline gelmesini önlemek ve görüşme sürecini daha çocuk odaklı yürütmektir.
Büyükanne, Büyükbaba ve Diğer Hısımlar Kişisel İlişki İsteyebilir mi?
Evet, ancak anne ve babadan farklı olarak üçüncü kişilerin kişisel ilişki talebi daha sınırlı koşullara bağlıdır. TMK m.325 uyarınca olağanüstü hâller mevcutsa ve ilişki çocuğun menfaatine uygun düşüyorsa diğer kişilere, özellikle hısımlara da kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı tanınabilir.
Bu nedenle büyükanne veya büyükbabanın yalnızca hısımlık ilişkisini ileri sürmesi tek başına yeterli olmayabilir. Çocukla önceden kurulmuş bağ, çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimi ile görüşmenin çocuk üzerindeki etkisi somut olayda değerlendirilir.
Dava Öncesinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Mevcut mahkeme kararının tam içeriği, uygulamada yaşanan sorunlar ve sonradan ortaya çıkan değişiklikler kronolojik olarak belirlenmelidir. Görüşmelerin engellendiği ileri sürülüyorsa tarih, iletişim kayıtları ve teslim sürecine ilişkin belgeler gibi somut veriler önem taşıyabilir.
Çocuk, ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın tarafı hâline getirilmemelidir. Kişisel ilişki taleplerinin çocuğun günlük yaşamı ve psikolojik ihtiyaçları üzerinden kurulması, yalnızca ebeveynler arasındaki çatışmaya dayalı taleplerden daha sağlıklı bir hukuki çerçeve oluşturur.
Velayetin boşanma sırasında hangi ölçütlerle belirlendiği ve çocuğun üstün yararının nasıl değerlendirildiği hakkında Boşanmada Çocukların Velayeti Nasıl Belirlenir? başlıklı ana rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Çocukla görüşmek için mutlaka mahkeme kararı gerekir mi?
Taraflar fiilen anlaşabiliyorsa görüşme yapılabilir; ancak kişisel ilişkinin zorla yerine getirilmesi veya resmî uygulama sürecinin işletilebilmesi için mahkeme ilamı ya da tedbir kararı gerekir.
Çocuğun görüşü dikkate alınır mı?
Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi uygun olduğunda görüşü önem kazanabilir. Ancak karar yalnızca çocuğun beyanına dayanmaz; üstün yarar çerçevesinde diğer deliller ve uzman değerlendirmeleriyle birlikte ele alınır.
Kişisel ilişki tamamen kaldırılabilir mi?
Çocuğun huzurunun ciddi biçimde tehlikeye girmesi veya kanunda öngörülen sınırlama nedenlerinin gerçekleşmesi hâlinde kişisel ilişki sınırlandırılabilir ya da kaldırılabilir. Bu değerlendirme somut olayda çocuğun üstün yararına göre yapılır.
İlgili konular için Velayet Davası ve Velayetin Değiştirilmesi 2026 rehberimizi, Nafaka Artırım ve Azaltım Davası 2026 rehberimizi ve Aile Hukuku çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır; somut uyuşmazlığın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı
Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.



Yorumlar