Maaşım SGK’ya Düşük Bildiriliyor: Prime Esas Kazancın Düzeltilmesi
Maaşın bir kısmının bankadan, kalanının elden ödenmesi ve SGK’ya yalnızca düşük tutarın bildirilmesi, işçinin bütün prim günleri görünse bile sosyal güvenlik haklarını etkileyebilir. Burada eksik olan her zaman çalışma günü değildir; sigorta priminin hesaplandığı kazanç olabilir. Doğru inceleme, banka hesabına yatan net tutar ile hizmet dökümündeki rakamı doğrudan karşılaştırmakla değil, aylık brüt kazancı ve prime tabi ödeme kalemlerini belirlemekle başlar.
Bu rehber, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet sözleşmesiyle çalışanların prime esas kazançlarının düşük bildirilmesini ele alır. Bağımsız çalışanlar ve kamu görevlileri için farklı hesap ve usul kuralları bulunabilir. Amaç, işçiye vaat edilen ücretle bildirilen kazanç arasındaki gerçek farkı, o aya ait belgeler ve mevzuat üzerinden ortaya koymaktır.
Prime esas kazanç ile net maaş aynı şey mi?
Prime esas kazanç, sosyal sigorta priminin hesaplandığı tutardır. Net maaş ise kesintilerden sonra işçinin eline geçen tutarı ifade eder. Bu nedenle örneğin banka hesabına 40.000 TL yatırılması, hizmet dökümündeki prime esas kazancın da mutlaka 40.000 TL olması gerektiğini göstermez. Ödemenin net mi brüt mü kararlaştırıldığı, kesintiler, prim ve ikramiyeler, masraf karşılıkları ve kanuni tavan ayrı ayrı incelenir.
5510 sayılı Kanun m.80/1-a uyarınca prime esas kazanç hesabında hak edilen ücretler, prim ve ikramiye niteliğindeki ödemeler ile maddede belirtilen diğer kazançların “brüt toplamı esas alınır.”
Aynı maddenin (d) bendine göre ücretler hak edildikleri aya mal edilerek prime tabi tutulur. Ücret dışı ödemeler bakımından ödeme ayı ve üst sınırı aşan kısmın izleyen aylara aktarılması gibi özel kurallar vardır. Dolayısıyla bir ayda alınan toplu ödemenin hangi dönemin ücretine veya hangi ödeme türüne ait olduğu belirlenmeden sağlıklı hesap yapılamaz.
Her ödeme SGK’ya kazanç olarak bildirilir mi?
Hayır. 5510 sayılı Kanun m.80/1-b’de ayni yardımlar, belirli sosyal yardımlar, görev yollukları ve bazı tazminatlar gibi istisnalar düzenlenir. Özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik katkıları ile bazı yardımlarda tutar sınırları vardır. İstisna dışındaki ödemelerin yalnızca farklı bir adla yapılması, onları otomatik olarak prim dışında bırakmaz.
5510 sayılı Kanun m.80/1-c: “(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur.”
Bu alanda 2 Nisan 2026 tarihli 7577 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle m.80/1-b değiştirilmiştir. Güncel hükümde, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günler için günlük yemek bedelinin 300 TL’ye kadar olan kısmına ilişkin istisna ve sonraki yıllar için yeniden değerleme kuralı da bulunmaktadır. Bu tutar geçmiş yıllara aynı şekilde uygulanamaz; ödeme tarihindeki düzenleme esas alınmalıdır.
Yemek, yol, masraf avansı ve satış primi aynı hukuki niteliğe sahip değildir. Özellikle bordroda “harcırah” yazan bir ödemenin gerçekten görev gideri mi, yoksa ücretin parçası mı olduğu araştırılır. İsimlendirme kadar ödemenin amacı, düzenliliği, işin niteliği ve gider belgeleri önem taşır.
Yargıtay: Ödemenin adı tek başına belirleyici değildir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2025 tarihli, 2023/10-608 E., 2025/243 K. sayılı kararı, uluslararası tır şoförüne yapılan sefer ödemeleriyle ilgilidir. Kurul, sefer primi, yolluk veya harcırah adı altında verilen tutarların yalnızca adlarına bakılarak değerlendirilmesini yeterli görmemiştir. Araca bağlı zorunlu giderlerin ayrıştırılması, kalan tutarın prim niteliğinin ve iddia edilen kazancın yazılı belgelerle incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Belgelerin hangi döneme ait olduğunun gözetilmesi de istenmiştir.
Bu karar, bütün harcırahların ücret olduğu şeklinde okunmamalıdır. Vatandaş açısından önemli olan, bordrodaki ismi tekrar etmek yerine ödemenin neden yapıldığını ve hangi gideri karşıladığını belgelendirmektir.
Düşük bildirim hangi hakları etkileyebilir?
Emeklilik aylığının hesabında prim günleri kadar ilgili dönemlerdeki kazançlar da önem taşır. İş kazası ve hastalık gibi durumlarda ödenek veya gelir hesapları da mevzuattaki esaslara göre bu kayıtlardan etkilenebilir. Ancak “kazanç şu kadar artarsa emekli aylığı da aynı oranda artar” şeklinde basit bir oran kurulamaz. Sigortalılık dönemleri, gün sayısı, hesaplama sistemi ve alt-üst sınırlar birlikte değerlendirilir.
İşsizlik ödeneği veya işçilik tazminatları bakımından da gerçek ücret önem taşıyabilir; fakat her hak kendi kanununa ve hesaplama dönemine tabidir. SGK kaydının düzeltilmesi, bütün kurumların geçmiş ödemeleri kendiliğinden aynı gün yenilemesi anlamına gelmez. Karardan sonra hangi hak için hangi kuruma yeniden başvurulacağı ayrıca belirlenmelidir.
Gerçek ücret nasıl ispatlanır?
Çalışmanın varlığını ispatlamak ile ücretin miktarını ispatlamak farklı konulardır. Bir kişinin işyerinde çalıştığı tanıklarla belirlenebilirken yüksek ücret iddiası bakımından yazılı delil kuralları devreye girebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200. maddesindeki senetle ispat sınırı ve ilgili yılın tutarı, uyuşmazlık konusu işlem yönünden değerlendirilir. Güncel sınırı geçmiş bütün yıllara uygulamak doğru değildir.
HMK m.202/1: “Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.” İkinci fıkra, delil başlangıcını işlemi tamamen ispatlamasa da muhtemel gösteren ve karşı taraf veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş belge olarak tanımlar.
İşverenin veya yetkili temsilcisinin ücret tutarını belirttiği bir yazı ya da mesaj, koşullarına göre belge veya delil başlangıcı bakımından değerlendirilebilir. Fakat her mesajın bu niteliği taşıdığı söylenemez. Gönderenin kimliği, temsil yetkisi, metnin bağlamı ve hangi aya ait olduğu incelenir. Belgenin özgünlüğü ve bütünlüğü korunmalıdır.
Aylık ücret bordroları, iş sözleşmesi, ücret artışı yazıları ve ek protokoller.
İşverenden gelen banka havaleleri, ödeme açıklamaları ve usulüne uygun makbuzlar.
İşyerinin muhasebe ve ticari defter kayıtları ile ilgili ücret tahakkukları.
Prim veya satış komisyonunun hangi koşulla hesaplandığını gösteren belgeler.
Ücretin elden ödenen kısmını ve dönemini ortaya koyan işveren kaynaklı kayıtlar.
İşçinin kendi hesabına yatırdığı para, tek başına işverenin ücret ödemesini kanıtlamaz. Başka bir kişiden gelen havalenin de işverenle ve iş ilişkisiyle bağlantısı açıklanmalıdır. Emsal ücret araştırması destekleyici olabilir; aynı meslekte başkasının yüksek ücret alması, her somut dosyada yazılı ispat zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Hukuk Genel Kurulunun 2025 tarihli ispat kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.2025 tarihli, 2024/339 E., 2025/579 K. sayılı kararında, prime esas kazancın tespitinde çalışma olgusu ile ücret miktarının ispatı ayrılmıştır. Yazılı ispat sınırını aşan ücret iddialarında hukuken geçerli makbuz, banka kaydı, ticari defter ve bordro gibi belgelerin önemi vurgulanmıştır. Sınırın altında kalan miktarlarda veya delil başlangıcının bulunduğu durumlarda tanığın dinlenebileceği açıklanmıştır.
Kararın pratik karşılığı, “Bütün arkadaşlarım gerçek maaşımı biliyor” düşüncesiyle yazılı kayıtları ikinci plana atmamak gerektiğidir. Tanıklar olayın açıklanmasına yardımcı olabilir; ancak ücret miktarı bakımından uygulanacak ispat kuralının yerine her zaman geçmezler.
SGK’ya başvuru nasıl hazırlanmalı?
Başvuruda yalnızca “maaşım düşük bildiriliyor” denilmesi yerine ay bazında somutlaştırma yapılmalıdır. Her ayın çalışma günü, SGK’ya bildirilen prime esas kazancı, iddia edilen gerçek brüt kazancı ve farkın dayanağı gösterilmelidir. Banka ödemeleri ile bordrolar eşleştirilmeli; ücret, ikramiye ve masraf karşılıkları ayrı açıklanmalıdır.
7036 sayılı Kanun m.4, zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti dışındaki sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında kural olarak SGK’ya dava öncesi başvuru öngörür. Salt kazanç miktarının düzeltilmesi talebinde, hizmet süresi davasına tanınan istisnanın otomatik uygulanacağı düşünülmemelidir. Kurum talebi açıkça reddederse veya kanundaki koşullarla 60 gün içinde cevap vermezse dava yolu değerlendirilir. Başvuru ve eklerinin teslim alındığı belgelenmelidir.
İşveren eksik bildirimleri kendi belgeleriyle düzeltebiliyorsa bu yol da incelenebilir. Ancak işçinin hakkını yalnızca sözlü “sonradan düzeltiriz” taahhüdüne bağlaması uygun değildir. Düzeltmenin hangi aylara yapıldığı, hizmet dökümündeki yeni tutarlar ve henüz açık kalan farklar kontrol edilmelidir.
Dava, süre ve taraflar nasıl belirlenir?
Prime esas kazanç uyuşmazlığı kural olarak iş mahkemesinde görülür. İşverenin kimliği, SGK işlemi, hizmet döneminin zaten kayıtlı olup olmadığı ve dava talepleri birlikte değerlendirilerek taraflar doğru gösterilmelidir. Sadece işçiye para ödenmesi talebiyle sosyal güvenlik kaydının düzeltilmesi aynı dava konusu değildir. İşçilik alacağı varsa onun arabuluculuk ve dava şartları ayrıca uygulanır.
Süre değerlendirmesinde hizmetlerin hiç bildirilmemesi ile günlerin bildirilip kazancın düşük gösterilmesi birbirinden ayrılır. 5510 sayılı Kanun m.86/9’daki beş yıllık hak düşürücü sürenin her kazanç davasına aynı şekilde uygulanacağı söylenemez. Kuruma verilmiş belgeler ve uyuşmazlığın yalnızca miktara ilişkin olup olmadığı önemlidir. Buna karşılık “kazanç düzeltmesinde hiçbir süre veya geçmiş dönem sorunu yoktur” sonucu da çıkarılmamalıdır; bağlantılı ücret, aylık farkı ve ödeme talepleri kendi sürelerine tabidir.
Ücret alacağı davasında verilmiş bir karar bulunması önemlidir, fakat o kararın bütün sonuçları SGK bakımından otomatik kabul edilmiş sayılmaz. Önceki davanın tarafları, delilleri, belirlenen ücret ve kazancın hangi aylarla ilişkilendirildiği incelenir. Özellikle yalnızca tanık veya emsal ücret hesabına dayanan bir tutar, sosyal güvenlik davasındaki ispat tartışmasını kendiliğinden bitirmeyebilir.
Pratik örnek: Banka ödemesi nasıl ayrıştırılır?
Varsayımsal bir olayda işçiye belirli bir ayda normal maaş dışında satış primi ve iş seyahati avansı yatırıldığını düşünelim. Bu üç tutarın tamamının net maaş sayılması da, maaş dışındaki her ödemenin primden çıkarılması da doğru olmayabilir. İş sözleşmesi, prim hesap çizelgesi, masraf belgeleri ve avans kapatma kayıtları karşılaştırılır. Ardından o aya ilişkin brüt kazanç ile 5510 sayılı Kanun m.80 ve m.82’deki esaslar uygulanır.
Prime esas kazancın kanuni üst sınırı bulunduğundan, gerçek ücretin bu sınırı aşan kısmının tamamı için prim kaydı oluşturulmaz. Bu sınır, işçinin ücret alacağının da aynı miktarla sınırlı olduğu anlamına gelmez. Ücret hakkı ile prim matrahı ayrı kavramlardır.
Sık sorulan sorular
Bordroyu imzaladım; gerçek ücreti ileri süremez miyim?
İmzalı bordro önemli bir delildir. İçeriği, imzanın kabul edilip edilmediği, ihtirazî kayıt ve karşı belgeler değerlendirilir. İmza bütün ihtimallerde davayı imkânsız kılmaz; ancak bordrodan farklı ücret iddiasının uygun delillerle açıklanmasını gerektirir.
Elden ödeme yapılması tek başına düşük prim bildirimi midir?
Ödeme yöntemi ve SGK bildirimi ayrı konulardır. Bankadan ödeme zorunluluğu bakımından ayrıca mevzuat değerlendirmesi yapılır. Prime esas kazanç sorunu ise hak edilen ve prime tabi kazancın doğru bildirilip bildirilmediğine bağlıdır. Elden ödeme iddiası tutar, tarih ve işveren bağlantısıyla belgelenmelidir.
SGK farkını işveren bana elden ödeyerek sorunu kapatabilir mi?
İşçiye para verilmesi, Kuruma yapılması gereken doğru bildirim ve prim işlemlerinin yerini tutmaz. Sosyal güvenlik kaydı düzeltilmeden yalnızca ödeme yapılması, ileride aylık veya ödenek hesabındaki eksikliği gidermeyebilir.
Düşük bildirim nedeniyle işten hemen ayrılmalı mıyım?
Haklı fesih imkânı somut olaya göre incelenebilir; ancak fesih nedeni, ispat, bildirim ve diğer koşullar değerlendirilmeden yalnızca genel bir internet bilgisinden hareketle iş bırakılmamalıdır. Önce hizmet dökümü ve ücret belgeleri karşılaştırılmalıdır. Ayrıntılar işçinin haklı feshi rehberinde açıklanmaktadır.
Dosyada ilk yapılacak kontrol
En verimli başlangıç, her ay için “bildirilen gün, bildirilen kazanç, gerçek ücret iddiası, ödeme türü, dayanak belge” tablosu oluşturmaktır. Net ve brüt tutarlar karıştırılmadan, ücret dışındaki ödemeler ayrıştırılmalıdır. Böylece hangi ayda gerçek bir eksik bildirim bulunduğu, hangi ayda kanuni istisna veya tavanın etkili olduğu anlaşılır. Ödenmemiş ücret de varsa ücret alacağına ilişkin başvuru ve süreler ayrıca değerlendirilmelidir.
Mevzuat ve karar dayanakları
Mevzuat: 5510 sayılı Kanun m.80, 82 ve 86; 7577 sayılı Kanun m.10; 7036 sayılı Kanun m.4; HMK m.200 ve 202. Kararlar: Yargıtay HGK, 16.04.2025, 2023/10-608 E., 2025/243 K.; Yargıtay HGK, 01.10.2025, 2024/339 E., 2025/579 K. Metin 3 Kasım 2026 tarihli mevzuat ve karar kontrolüyle hazırlanmıştır; her çalışma ayına o dönemin hükümleri uygulanmalıdır.


