Çocuğum İfadeye Çağrıldı: Ceza Soruşturmasında Avukat, Aile ve Çocuk Hakları
Bir çocuğun polis veya savcılık tarafından ifadeye çağrılması ailede endişe yaratabilir. İlk adım, çocuğun hangi sıfatla çağrıldığını öğrenmektir: Şüpheli olarak mı, bir olayın mağduru olarak mı, yoksa tanık olarak mı dinlenecektir? Bu rollerin hakları ve uygulanacak işlemleri aynı değildir. Çocuğun yanında bir yetişkin bulunması da avukatın yerini tutmaz.
Bu rehber ağırlıklı olarak suç isnadıyla karşılaşan çocukların haklarını ve ailenin hazırlığını açıklar. Temel kaynaklar Çocuk Koruma Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu'dur. Çocuklara ilişkin 2026 değişiklikleri de dikkate alınmıştır. Genel yetişkin prosedürü çocuğa aynen uygulanmamalıdır.
Kanuna göre kim çocuk sayılır?
Çocuk Koruma Kanunu, daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi çocuk olarak tanımlar. Ceza sorumluluğu değerlendirilirken ise özellikle fiilin işlendiği tarihteki yaş önem taşır. İfade gününde on sekiz yaşına gelmiş olmak, fiilin çocukken işlendiği gerçeğini ortadan kaldırmaz; her usul güvencesinin uygulanması da ilgili hükme göre ayrıca ele alınır.
TCK 31, on iki yaşını doldurmamışlar, on iki-on beş yaş aralığı ve on beş-on sekiz yaş aralığı için farklı esaslar içerir. On iki yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; çocuklara özgü güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir. On iki-on beş yaş aralığında fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği ayrıca değerlendirilir. Yaş tek başına tüm dosyanın sonucunu belirleyen bir etiket değildir.
2026'da TCK 31'de yapılan değişiklikler ve bazı ağır suçlara ilişkin özel düzenleme nedeniyle bütün çocuklar için tek bir indirim oranı veya sabit ceza tablosu kullanmak yanıltıcıdır. Fiil tarihi, suçun hangi hükme girdiği ve lehe kanun karşılaştırması önemlidir. Sonradan yürürlüğe giren daha ağır ceza düzenlemesi geçmiş fiile otomatik uygulanamaz; TCK 7'nin zaman bakımından uygulama kuralları gözetilir.
2026 değişiklikleri hangi noktaları etkiledi?
7593 sayılı Kanun ile Çocuk Koruma Kanunu'ndaki terminoloji “adli süreçteki çocuk” olarak güncellendi; sosyal inceleme, yönlendirici tedbirler ve bazı kurumlar arası bildirimler yeniden düzenlendi. Bu nedenle eski yayınlardaki açıklamalar güncel metinle birlikte okunmalıdır.
Özellikle on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınması zorunlu hale getirilmiştir. Kanun, bu yaş grubunda rapor alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesine ilişkin hüküm de içerir. Sosyal inceleme, çocuğun aile, eğitim, sağlık ve gelişim koşullarını değerlendirmeye yardımcı olur; tek başına suçun işlendiğinin kanıtı veya otomatik beraat belgesi değildir.
Yeni yönlendirici tedbirler, çocuğun ihtiyacına uygun eğitimsel ve sosyal destekleri kapsar. Ancak her tedbir her çocuk için topluca uygulanmaz. Tedbirin içeriği, süresi, uygulanacak kurum ve takip sorumluluğu verilen karardan anlaşılmalıdır. Ailenin kararı yalnızca “Bir uyarı yapıldı” diye değerlendirmesi yükümlülüklerin kaçırılmasına yol açabilir.
İfadede avukat zorunlu mu?
Suç şüphesi altında bulunan çocuk bakımından CMK 150'deki zorunlu müdafilik güvencesi uygulanır. Çocuğun müdafii yoksa istemi aranmaksızın görevlendirme yapılır. Ailenin “Biz yanındayız, avukata gerek yok” demesi bu güvencenin yerine geçmez. Avukat, isnadı ve hakları açıklamak, ifade öncesi görüşmek ve işlemin hukuka uygun yürütülmesine yardımcı olmak için sürece katılır.
Çocuğa suçlama ve hakları yaşına ve anlayışına uygun biçimde açıklanmalıdır. Susma hakkı ve lehine delil toplanmasını isteme hakkı bulunur. Bilmediği bir konuyu tahmin ederek cevaplamak veya yetişkinin hazırladığı bir anlatıyı ezberlemek yerine, neyi bildiği ve neyi hatırlamadığı açık olmalıdır. Avukatla görüşme imkânı kullanılmadan aceleyle imza atılması uygun değildir.
Tutanak okunmalı, anlatılanlarla yazılanlar arasındaki farklar belirtilmelidir. Dil, işitme, konuşma veya başka iletişim ihtiyacı varsa uygun yardım talep edilmelidir. Düzenli kullanılan ilaçlar ve mevcut sağlık sorunları ilgili görevlilere bildirilmelidir. Çocuğun korku, yorgunluk veya sağlık nedeniyle kendini ifade edememesi “İşlemler hemen bitsin” düşüncesiyle göz ardı edilmemelidir.
Soruşturmayı kim yürütür, aile yanında bulunabilir mi?
Çocuk hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yürütülür. İfade ve diğer işlemlerde sosyal çalışma görevlisi bulundurulmasına ilişkin hükümler de vardır. Çocuğun yetişkinlerle birlikte işlendiği iddia edilen bir olaya karışması, çocuklara özgü güvenceleri ortadan kaldırmaz; soruşturma ve kovuşturmanın ayrılığı ve istisnai birleştirme koşulları ayrıca düzenlenmiştir.
Ailenin bilgilendirilmesi ve çocuğa destek olması önemlidir. Bununla birlikte ebeveynin her işleme sınırsız katılabileceği veya çocuk adına tüm kararları verebileceği söylenemez. Ebeveynle çocuğun menfaatleri çatışıyorsa, ebeveyn de olayda şüpheliyse ya da çocuğun korunması farklı bir düzen gerektiriyorsa kanuni temsil ve katılım konusu ayrıca ele alınır.
Duruşmada veli, vasi, sosyal çalışma görevlisi ve ilgili bakım kişileri yönünden özel hükümler vardır. Çocuğun yararı gerektiriyorsa mahkeme onun duruşma salonundaki bulunmasına ilişkin uygun düzenlemeyi yapabilir. Amaç, çocuğu sürecin dışında bırakmak değil, yaşına ve ihtiyaçlarına uygun katılım sağlamaktır.
Gözaltı ve tutuklama yetişkinlerle aynı mı?
Gözaltındaki çocuk, kolluğun çocuk biriminde tutulur. Çocuk birimi bulunmayan yerde yetişkinlerden ayrı tutulmasına ilişkin kural uygulanır. Yakalamanın ve gözaltının hukuki nedeni, başlangıç zamanı, sağlık kontrolleri, müdafiyle görüşme ve yakınlara bildirim dosya üzerinden takip edilmelidir. Aile yalnızca telefonla duyduğu bilgiye dayanmak yerine işlemi yürüten birimi ve dosya numarasını doğrulamalıdır.
Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri araçların takılmaması kuraldır. Kanun, kaçmayı veya çocuğun ya da başkalarının yaşamı ve beden bütünlüğü bakımından tehlikeyi önlemek için gerekli önlemler konusunda özel hüküm içerir. Bu düzenleme, sırf kolaylık için yetişkinlere uygulanan her fiziksel yöntemin çocuklara da uygulanabileceği anlamına gelmez.
Tutuklama son çare olarak değerlendirilmelidir; adli kontrol ve diğer seçeneklerin koşulları önemlidir. Çocuk Koruma Kanunu 21'e göre on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiilden dolayı tutuklama kararı verilemez. Bu sınırın dışında kalmak ise otomatik tutuklama nedeni değildir; genel şartlar, gerekçe ve ölçülülük yine incelenir.
Tutuklama kararı varsa gerekçeli karar, isnat, deliller ve adli kontrolün neden yetersiz görüldüğü değerlendirilmelidir. Tutuklamaya itiraz rehberi genel çerçeveyi açıklar; çocuk dosyasında özel güvenceler buna eklenir. Gözaltı rehberi de aileye süreç takibinde yardımcı olur.
Sosyal inceleme ve koruyucu tedbirler ne işe yarar?
Sosyal inceleme raporu; çocuğun bireysel özellikleri, aile ortamı ve sosyal koşulları hakkında değerlendirme sağlar. On beş yaşını doldurmamış çocuklarda güncel zorunluluk ayrıca gözetilmelidir. Daha büyük çocuklar yönünden sosyal inceleme yaptırılmamasına ilişkin gerekçenin ilgili adli belgelerde gösterilmesi gerekir. Raporun içeriği müdafiyle birlikte incelenmeli, maddi yanlışlıklar somut belgelerle açıklanmalıdır.
Aile; okul devam durumu, eğitim desteği, mevcut tedavi ve çocuğun günlük bakımına ilişkin gerçek bilgileri hazırlayabilir. Belgelerin amacı çocuğa gerçekte var olmayan bir tablo çizmek değil, ihtiyaçlarının doğru anlaşılmasını sağlamaktır. Çocuğun özel bilgileri gelişigüzel mesaj gruplarında veya sosyal medyada paylaşılmamalıdır.
Danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri çocuğun ihtiyacına göre gündeme gelebilir. Koruyucu tedbir her zaman çocuğun aileden alınması demek değildir. Kararda ne istendiği, hangi kuruma başvurulacağı ve takibin nasıl yapılacağı öğrenilmelidir. Tedbirin gereksiz veya uygulanamaz olduğu düşünülüyorsa kararı yok saymak yerine uygun hukuki başvuru değerlendirilmelidir.
HAGB ve denetim süresi çocuklarda farklı mı?
Çocuklar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunda Çocuk Koruma Kanunu 23'teki özel düzenleme önemlidir. Denetim süresi üç yıldır. 2026 değişiklikleriyle çocuk hakkında uygun yönlendirici tedbirlerin uygulanmasına ilişkin hükümler de getirilmiştir. Böyle bir karar yalnızca “Ceza ertelendi” şeklinde özetlenmemeli; yükümlülükler ve denetim süreci ayrı okunmalıdır.
Kanundaki şartlar ve özel istisnalar, zararın giderilmesi ve sonraki davranışların etkisi dosyaya göre değerlendirilir. Yetişkinler için anlatılan denetim süresi çocuğa otomatik taşınmamalıdır. Genel kurumun çerçevesi için HAGB rehberi, çocuk dosyasında ise ayrıca özel kanun ve karar metni esas alınmalıdır.
Çocuk mağdur veya tanıksa ne değişir?
Çocuk mağdurun avukat, uzman desteği ve dinlenme yöntemine ilişkin özel güvenceleri vardır. Özellikle travma yaşamış çocuklarda gereksiz tekrarların önlenmesi ve uygun ortamda dinlenme önem taşır. Ancak suç isnadı altındaki çocuk ile mağdur çocuğun sıfatı ve uygulanacak madde aynı değildir. Çağrı belgesindeki sıfatın ilk başta netleştirilmesi bu yüzden gereklidir.
Aile, çocuğu ayrıntıları tekrar tekrar anlatmaya zorlamamalı; ifade hazırlığı adı altında yönlendirilmiş bir anlatı oluşturmamalıdır. Mevcut belgeler korunmalı, sağlık veya acil korunma ihtiyacı varsa ilgili makamlara bildirilmelidir. Sosyal medyada isim, görüntü, okul ve dosya ayrıntısı yayımlamak çocuğun mahremiyetini ve sürecin sağlıklı yürütülmesini zedeleyebilir.
Aile için başvuru öncesi kontrol listesi
Çağrının hangi birimden geldiğini, dosya numarasını ve çocuğun sıfatını doğrulayın.
Kimlik, çağrı belgesi ve fiil tarihini gösteren evrakı hazırlayın.
Suç isnadı varsa müdafi görevlendirmesini ve görüşme imkânını takip edin.
Sağlık, ilaç, iletişim ve özel destek ihtiyaçlarını bildirin.
Belgeleri ve dijital kayıtları asıllarını değiştirmeden koruyun.
Tutanak ve karar örneklerini, tebliğ tarihlerini ve başvuru kayıtlarını saklayın.
Eğitim ve bakımın devamını, sosyal incelemeyi ve varsa tedbir yükümlülüklerini izleyin.
Sık sorulan sorular
Ailenin yanında olması avukat yerine geçer mi?
Hayır. Suç şüphesi altındaki çocukta zorunlu müdafi güvencesi ayrıdır. Veli desteği ve avukatın hukuki görevi birbirinin alternatifi değildir.
Çocuk olduğu için hiçbir ceza veya tedbir uygulanamaz mı?
Hayır. Fiil tarihindeki yaş, algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği, suçun niteliği ve güncel düzenleme farklı sonuçlar doğurur. Ceza sorumluluğu bulunmayan yaş grubunda da koruyucu veya çocuklara özgü tedbirler gündeme gelebilir.
Okula veya başka kurumlara hiç bilgi verilmez mi?
Böyle bir gizlilik sözü verilemez. 2026 değişikliği, kamu davası açılan çocuklarla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim teşkilatına belirli bildirimler öngörür. Bu, bilgilerin herkese açıklanabileceği ya da her dosyada otomatik okuldan çıkarma olacağı anlamına gelmez; bildirim ve eğitim sürecinin hukuki dayanakları ayrıdır.
Kaynaklar ve ilgili rehberler
Dayanaklar: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, özellikle 3–5/A, 15–23, 35 ve 41; CMK 147, 150, 174, 185, 234 ve 236; TCK 7 ve 31; 7593 sayılı değişiklik Kanunu.
Diğer aşamalara Ceza Hukuku rehberinden ulaşabilirsiniz. Bu yazı 27 Ekim 2026 itibarıyla genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; çocuk dosyası, fiil tarihi ve kişisel koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.


