Ceza Davasında İstinaf ve Temyiz: Süreler, Başvuru ve Kararın Kesinleşmesi
Güncelleme tarihi: 6 gün önce
Ceza mahkemesi kararından sonra yapılacak ilk iş, yalnız verilen cezanın miktarına bakmak değildir. Kararı hangi mahkemenin verdiği, kararın türü, kanun yolunun açık olup olmadığı ve gerekçeli kararın ne zaman tebliğ edildiği birlikte incelenmelidir. İstinaf ile temyiz birbirinin yerine kullanılan iki ad değildir; farklı inceleme aşamalarıdır.
Güncel genel kurala göre istinaf ve temyiz başvurusu, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Ancak kararın tarihi, türü ve geçiş hükümleri bu çerçeveyi etkileyebilir. Rehber, 27 Ekim 2026 tarihinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metni kontrol edilerek hazırlanmıştır.
İtiraz, istinaf ve temyiz arasındaki fark nedir?
İtiraz, tutuklama gibi kanunun itiraza açtığı hâkim veya mahkeme kararlarının denetlenmesinde kullanılır. İstinaf, ilk derece ceza mahkemesinin kanun yoluna açık hükmünü bölge adliye mahkemesine taşır. Bu inceleme, hukuki değerlendirme yanında olay ve delil değerlendirmesine ilişkin sorunları da kapsayabilir.
Temyiz ise kanunda izin verilen bölge adliye mahkemesi hükümlerinin Yargıtay tarafından hukuka uygunluk yönünden incelenmesidir. CMK 288 ve 294 uyarınca temyiz sebebi hukuki yönle ilgili olmalıdır. Birbirini izleyen bu yolların her dosyada tamamı açık değildir; bazı hükümler istinafta kesinleşir.
Başvuru öncesinde kararın sonundaki kanun yolu bildirimi okunmalı, kanundaki kuralla karşılaştırılmalıdır. Yanlış bildirim veya “kesin” ibaresiyle kanun arasında uyuşmazlık olduğu düşünülüyorsa dosya gecikmeden incelenmelidir. Bildirimdeki hata, tarafın kendi kendine sınırsız bir başvuru süresi kabul etmesini haklı kılmaz.
İstinaf ve temyiz süresi nasıl hesaplanır?
CMK 273 ve 291’deki güncel genel süre iki haftadır ve gerekçeli hükmün tebliği esas alınır. İki hafta, on iş günü değildir. Hafta ile belirlenen sürenin sonu CMK 39’a göre bulunur; son günün tatile rastlaması ayrıca değerlendirilir.
Basitleştirilmiş bir örnekle, gerekçeli kararın geçerli biçimde salı günü tebliğ edildiği bir dosyada iki haftalık sürenin olağan sonu, iki hafta sonraki salı günüdür. Tatil, tebligatın usulü ve dosyaya özgü kurallar ayrıca kontrol edilir. Elektronik tebligatta bildirimi gördüğünüz tarih ile hukuken tebliğ edilmiş sayılma tarihi aynı olmayabilir; resmî tebliğ kaydı incelenmelidir.
Duruşmada hükmün açıklanması, gerekçeli kararın yazılması, UYAP’ta görünmesi ve tebliğ işlemi farklı olaylardır. “Kararı internette gördüm” ya da “avukatıma ulaşmadı” şeklindeki varsayımlarla süre hesabı yapılmamalıdır. Kararın kime ve hangi usulle tebliğ edildiği kayıt üzerinden belirlenmelidir.
Eski kararlar için aynı süre uygulanır mı?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından yeni kanun yolu ve süre hükümleri uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar için CMK geçici 6, önceki hükümlerin uygulanmaya devam ettiği durumları düzenler. Bu nedenle internetteki eski yedi günlük istinaf veya on beş günlük temyiz bilgisini güncel hükümlere uygulamak yanlıştır.
Aynı şekilde yeni iki haftalık süreyi, çok eski bir kararın sonradan yapılan tebliğine bakarak otomatik uygulamak da doğru olmaz. Dosyada hangi kararın kanun yoluna götürüldüğü, o kararın tarihi ve önceki bozma süreci birlikte görülmelidir. Özellikle Yargıtay bozması sonrası verilen hükümler ve eski usule tabi dosyalar özel inceleme gerektirebilir.
Başvuru nereye ve nasıl yapılır?
İstinaf dilekçesi, bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine sunulur. Temyiz dilekçesi de Yargıtay incelemesi için temyiz edilen hükmü veren mahkemeye verilir. Kanun, zabıt kâtibine beyanda bulunulup bunun tutanağa geçirilmesine de imkân tanır.
Tutuklu kişi CMK 263’teki kurum müdürlüğü veya zabıt kâtibi yolunu kullanabilir. Başvurunun kayda alındığını gösteren belge ve örnek saklanmalıdır. Elektronik başvuruda ise dosyaya usulüne uygun gönderimin tamamlanması ve alındının kontrolü gerekir. Dilekçeyi yalnız bilgisayarda kaydetmek, birine mesajla iletmek veya genel e-posta göndermek başvuru yerine geçirilmemelidir.
CMK 264, kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolu veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın hakkı ortadan kaldırmayacağını düzenler. Bu güvence, başvuruyu doğru ve zamanında yapma özenini gereksiz kılmaz; süre aşımı veya başka kabul edilebilirlik eksikliğini kendiliğinden çözmez.
Her ceza hükmü istinafa açık mı?
Hayır. CMK 272/3 bazı hükümleri istinaf dışında bırakır. Güncel metinde, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri için kesinlik kuralı vardır. Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ve kanunda kesin olduğu yazılan hükümler de ayrıca düzenlenmiştir.
Burada adli para cezasının doğrudan mı verildiği, yoksa hapis cezasından mı çevrildiği önemlidir. “Para cezası düşük, başvuru yapılamaz” demek için yalnız tutara bakmak yeterli değildir. Birden fazla suçtan hüküm kurulmuşsa her hükmün niteliği ayrı değerlendirilmelidir.
On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenir. Bununla birlikte savunmanın somut hukuka aykırılıkları dilekçeyle ortaya koyması önemini korur; otomatik inceleme, dosyadaki bütün sorunların kendiliğinden açıklanacağı varsayımına dönüştürülmemelidir.
Her istinaf kararı Yargıtaya götürülebilir mi?
Hayır. CMK 286, temyize kapalı karar gruplarını ayrıntılı biçimde sayar. Örneğin ilk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı istinaf başvurusunun esastan reddi, genel olarak temyize kapalı gruplardan biridir. Ancak bu, “beş yılın altındaki hiçbir dosya temyiz edilemez” şeklinde genelleştirilemez.
Bölge adliye mahkemesinin ilk kez mahkûmiyet kurması, cezayı değiştirmesi, kararın hangi bent kapsamında bulunduğu ve CMK 286/3’te sayılan suçlar farklı sonuçlar doğurabilir. Bu suçlar yönünden, ikinci fıkradaki kesinlik grubunda kalsa bile temyiz imkânı tanınmıştır.
Kontrol, yalnız toplam ceza üzerinden yapılmamalıdır. Her suç yönünden ilk karar, istinaf kararı ve uygulanan hüküm yan yana konulmalıdır. Bozma kararları ile esas hakkında kurulan hükümler de aynı kategoride değerlendirilmez.
Dilekçede hangi gerekçeler açıklanmalı?
Dilekçede mahkeme ve dosya bilgileri, karar tarihi, tebliğ tarihi, başvuranın sıfatı, başvurulan hüküm ve sonuç talebi açık olmalıdır. Sonra gerekçe, somut hata başlıklarına ayrılabilir: dikkate alınmayan delil, çelişkisi giderilmeyen tanık anlatımı, hukuka aykırı delil, eksik savunma imkânı, yanlış suç nitelendirmesi veya ceza hesabı gibi.
Her iddia dosyadaki kayıtla ilişkilendirilmelidir. “Mahkeme delilleri değerlendirmedi” yerine, hangi belgenin hangi sayfada olduğu ve kararın hangi sonucunu etkilediği açıklanır. Uzun dilekçe tek başına güçlü dilekçe değildir; denetlenebilir gerekçeler önemlidir.
İstinafta sanık ve kanunda belirtilen suçtan zarar görenler bakımından başvuru nedenlerinin gösterilmemesi incelemeye engel değildir. Temyizde ise bozma nedenlerinin gösterilmesi zorunludur; temyiz sebebi içermeyen dilekçe reddedilebilir. Güncel rejimde mülga CMK 295’e dayanarak sonradan otomatik ek gerekçe süresi bulunduğu varsayılmamalıdır. Temyiz gerekçeleri başvuru süresi içinde hazırlanmalıdır.
Gerekçeli kararın incelenmesi ve kanun yolu başvurularına ilişkin hukuki desteğin kapsamı hakkında Ceza Hukuku hizmetlerimiz sayfasından bilgi alabilirsiniz.
Başvuru yapılınca ceza infaz edilir mi?
Süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Temyiz bakımından da süresinde başvuruya bağlanan kesinleşme etkisi vardır. Hapis cezasının infazında kesinleşme temel bir koşuldur; fakat tutukluluk ayrı bir koruma tedbiri olduğundan kanun yoluna başvurmak kişinin kendiliğinden tahliye edilmesini sağlamaz.
Örneğin tutuklu sanık mahkûmiyet kararına karşı istinafa başvurduğunda, hem hükmün denetlenmesini hem devam eden tutukluluğun sona erdirilmesini isteyebilir. Tahliye talebi ayrıca gerekçelendirilir. Bunun için tutuklamaya itiraz ve tahliye rehberi yol gösterir.
Süre aşımı nedeniyle reddedilmiş bir başvuruya karşı denetim talebi veya kesin hükümden sonra olağanüstü yola başvurulması, her durumda infazı durdurmaz. “Dilekçe verdim, artık işlem yapılamaz” kabulü yerine başvurunun hukuki etkisi ve dosyadaki kesinleşme kaydı kontrol edilmelidir.
Başvurunca ceza artabilir mi?
İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeniden verilen hükümde önceki cezadan daha ağır ceza verilemez. Temyiz sonrası için de CMK 307/5’te benzer güvence bulunur. Ancak savcının veya başvuru hakkı olan başka bir tarafın sanık aleyhine başvurusu varsa değerlendirme değişebilir.
Bu nedenle “yalnız ben başvurdum” sonucu, diğer başvurular ve tebligatlar görülmeden çıkarılmamalıdır. Aleyhe değiştirme yasağının kapsamı da kararın bütün sonuçları için sınırsız bir güvence şeklinde anlatılmamalıdır. Hangi hüküm ve yaptırımın incelemeye taşındığı belirlenmelidir.
Süre kaçırılırsa eski hâle getirme mümkün mü?
Kusuru olmadan süreyi geçiren kişi CMK 40–41 kapsamında eski hâle getirme isteyebilir. Engel kalktıktan itibaren iki hafta içinde başvurulmalı; kusursuzluğu gösteren olgular ve belgeler sunulmalı, yapılamayan kanun yolu işlemi de aynı anda yerine getirilmelidir. Yalnız “süreyi bilmiyordum” demek her durumda yeterli değildir.
Hastalık, usulsüz tebligat veya kanun yolu bildiriminin eksikliği gibi durumlar kendi belgeleriyle değerlendirilir. Eski hâle getirme, herkesin kullanabildiği ikinci bir olağan süre değildir. Başvuru yapılması da infazın otomatik duracağı anlamına gelmez; gerekli durdurma talebi ayrıca ele alınmalıdır.
Kanun yolu başvurusu için belge ve süre kontrol listesi
Gerekçeli kararın tamamını, mahkeme ve esas/karar numaralarını alın.
Tebligat zarfı, mazbata veya elektronik tebligat kayıtlarıyla başlangıç tarihini belgeleyin.
Kararın hangi kanun yoluna açık olduğunu ve başvuru hakkı bulunan sıfatınızı kontrol edin.
Hangi hükme, hangi gerekçeyle karşı çıktığınızı kararın ilgili bölümü ve dosyadaki delille eşleştirin.
Başvuru merciini, süreyi ve dilekçenin teslim yöntemini somut karar üzerinden belirleyin.
Dilekçe ve eklerin örneğini, teslim veya elektronik gönderim kaydını saklayın; sonraki tebligatı takip edin.
İtiraz, istinaf ve temyiz aynı başvuru değildir. Seri muhakeme ve basit yargılama kararlarında özel kuralları ayrıca kontrol edin. Bu liste bütün kararlar için tek bir süre belirlemez.
Sık sorulan sorular
HAGB kararına itiraz mı istinaf mı yapılır?
Güncel CMK 231/12, 272/3’teki sınırlamalar saklı olmak üzere HAGB kararına istinaf yolunu düzenler. Ancak 1 Haziran 2024 öncesi kararlar ve denetim sonrası hükmün açıklanması gibi durumlar özel kurallara tabidir. Her “HAGB” başlıklı evrak için aynı kanun yolu seçilmemelidir.
Mağdur da başvurabilir mi?
CMK 260, katılanın yanında katılma isteği karara bağlanmayan, reddedilen veya katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören kişileri de düzenler. Başvuru hakkı, olayla bağlantı ve kararın etkisi üzerinden değerlendirilir.
İstinaf dosyası ne kadar sürer?
Dosyanın kapsamı, eksik işlemler, duruşma gerekip gerekmediği ve iş yükü süreyi etkiler. Her dosya için güvenilir tek bir ay sayısı verilemez. Dosya aşaması, yapılan işlemler ve bildirimler düzenli takip edilmelidir.
Karar kesinleşince yalnız infaz hesabına mı bakılır?
Kesinleşmenin doğruluğu ve varsa uygulanabilir özel başvuru yolları önce değerlendirilir. İnfaz aşamasına geçilmişse infaz hukuku rehberi, müddetname, denetimli serbestlik ve diğer konulara erişim sağlar.
Kaynaklar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: m.34, 39–42, 231, 260–264, 272–283, 286–298, 307 ve geçici m.6. 5275 sayılı İnfaz Kanunu m.4. Somut dosyada hükmün ve tebligat kayıtlarının birlikte incelenmesi gerekir.


