top of page

AYM Nur Alpseymen Kararı: Kamulaştırmasız El Atma, Değer Kaybı ve Başvuru Süresi

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
6 gün önce
4 dakikada okunur

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata hak kazanılması, taşınmaz malikinin yaşadığı bütün hak ihlallerinin giderildiği anlamına gelmeyebilir. İdarenin taşınmaza hukuka aykırı müdahalesi ile mahkemenin hükmettiği bedelin enflasyon karşısında değer kaybetmesi, ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken sorunlardır. Bu ayrım, Anayasa Mahkemesine ne zaman başvurulacağını da etkiler.

Anayasa Mahkemesi, Nur Alpseymen ve diğerleri başvurusunda verdiği 3 Aralık 2025 tarihli kararında, ilgili başvurular yönünden mülkiyet hakkı ihlallerini tespit etmiştir. Bununla birlikte, birleşen bir başvurudaki el atma şikâyetini süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Kararın uygulama bakımından öne çıkan yönü, tazminatın ödenmesini beklemenin el atma şikâyetine ilişkin bireysel başvuru süresini korumamasıdır. Karar, §§ 8-15

Başvurunun konusu neydi?

Başvurular, taşınmazlara kamulaştırmasız el atılması ve bu nedenle hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğramasıyla ilgilidir. Başvurucular, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Uyuşmazlığın iki boyutu bulunmaktadır. İlk boyut, idarenin kamulaştırma usulünü izlemeksizin taşınmaza müdahale etmesidir. İkinci boyut ise bu müdahale nedeniyle hükmedilen bedelin ekonomik değerinin korunup korunmadığıdır. Birinci şikâyet müdahalenin hukuka uygunluğuna, ikincisi tazminatın sağladığı karşılığın yeterliliğine ilişkindir.

AYM, birlikte incelediği başvurularda bu ayrımı esas almıştır. Bu nedenle kararın sonucu, bütün başvurucular ve bütün şikâyetler için tek bir ifadeyle açıklanamaz. Süre aşımı, ihlal ve işlemden kaldırma sonuçları kendi koşulları içinde ele alınmalıdır. Karar, §§ 1-15

Tazminatın ödenmesini beklemek başvuru süresini korur mu?

Karardaki süre değerlendirmesi, özellikle birleşen 2023/49590 sayılı başvuru üzerinden somutlaşmaktadır:

İşlem

Tarih

Tazminat kararının Yargıtay tarafından onanması

17 Şubat 2022

Nihai kararın başvurucu vekilince UYAP üzerinden okunması

23 Mart 2022

Tazminatın ödenmesi

8 Mayıs 2023

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması

7 Haziran 2023

AYM, kamulaştırmasız el atma şikâyeti yönünden otuz günlük başvuru süresini, nihai kararın öğrenildiği 23 Mart 2022 tarihinden itibaren değerlendirmiştir. Başvuru 7 Haziran 2023 tarihinde yapıldığından, bu şikâyet bakımından sürenin geçirildiği sonucuna ulaşmıştır.

Tazminatın 8 Mayıs 2023 tarihinde ödenmiş olması, el atma şikâyeti için yeni bir başvuru süresi başlatmamıştır. Buna karşılık, bedelin değer kaybına uğratılması şikâyeti ödeme sonrasında süresinde yapılmış kabul edilmiştir. Böylece aynı başvuruda ileri sürülen iki şikâyet, süre koşulu bakımından farklı sonuçlara bağlanmıştır. Karar, §§ 8-11

Buradan çıkarılabilecek sonuç, kararın kesinleşmesi ve paranın tahsili aşamalarının ayrı izlenmesi gerektiğidir. İncelenen dosyada vekilin nihai kararı UYAP üzerinden okuması öğrenme tarihi olarak esas alınmıştır. Dolayısıyla ödeme beklentisiyle hareket edilirken, daha önce gerçekleşen öğrenmenin başvuru süresine etkisi gözden kaçırılmamalıdır.

AYM kamulaştırmasız el atma şikâyetlerini nasıl değerlendirdi?

Mahkeme, esasını incelediği el atma şikâyetlerinde, Anayasa'nın mülkiyet hakkını koruyan 35. maddesini, temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin 13. maddesini ve kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesini birlikte değerlendirmiştir. Kamulaştırmanın kanuni güvenceleri bakımından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu da bu çerçevede önem taşımaktadır.

AYM'nin değerlendirmesinde, kamulaştırma usulü izlenmeden taşınmaza el atılması, mülkiyet hakkına müdahalenin kanunilik koşuluyla bağdaşmamaktadır. Taşınmaz malikinin sonradan dava açarak tazminat elde etmesi, başlangıçtaki müdahalenin bu niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Mahkeme, ilgili başvurular yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Karar, §§ 12-13

Bu sonuç, tazminat davasının kazanılması ile anayasal ihlalin giderilmesinin her durumda aynı anlama gelmediğini göstermektedir. Ancak AYM'nin ihlali inceleyebilmesi için başvurunun süre ve diğer kabul edilebilirlik koşullarını karşılaması gerekir.

Tazminatın enflasyon karşısında değer kaybı nasıl değerlendirildi?

Tazminata hükmedilmesi, alacağın ekonomik değerinin kendiliğinden korunduğu anlamına gelmez. Bedelin belirlendiği dönem ile ödendiği dönem arasındaki fiyat artışları, alınan paranın satın alma gücünü azaltabilir. Bu nedenle değerlendirmede, hükmedilen tutarın yanında ödemenin zamanı ve alacağın uğradığı değer kaybı da önem taşır.

AYM, ilgili başvurularda tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybetmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit etmiştir. Bu inceleme, taşınmaza el atılmasının hukuka uygunluğundan ayrı olarak, başvuruculara ödenen bedelin değerinin korunmasıyla ilgilidir. Karar, §§ 14-15

Karar, her gecikmede aynı miktarda tazminat ödeneceği veya bütün alacaklara otomatik olarak belirli bir enflasyon farkı ekleneceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Somut dosyadaki alacak, ödeme ve değer kaybı verileri birlikte değerlendirilmelidir.

AYM hangi sonuçlara ulaştı?

Başvuru veya şikâyet

Sonuç

Birleşen 2023/49590 sayılı başvurudaki kamulaştırmasız el atma şikâyeti

Süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik

Esası incelenen diğer ilgili kamulaştırmasız el atma şikâyetleri

Mülkiyet hakkının ihlali

Esası incelenen tazminatların değer kaybına uğratılması şikâyetleri

Mülkiyet hakkının ihlali

Yargılama sırasında vefat eden Seracettin Yıldırım'ın başvurusu

İşlemden kaldırma

Seracettin Yıldırım'ın 18 Ekim 2025 tarihinde vefat etmesi üzerine, ölüm sonrasında başvurunun sürdürülmesine ilişkin usul koşulları değerlendirilmiş ve başvurusu işlemden kaldırılmıştır. Bu sonuç, ölümün her durumda başvuruyu sona erdirdiği anlamına gelmediği gibi, kendisi yönünden esasa ilişkin bir ihlal veya ihlal bulunmadığı kararı değildir. Karar, §§ 4-7 ve hüküm bölümü

Benzer biçimde, süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik de el atmanın hukuka uygun bulunduğu anlamına gelmez. Bu sonuç, ilgili şikâyetin esasının başvuru süresi nedeniyle incelenemediğini ifade eder.

İhlallerin giderilmesi için neye karar verildi?

AYM, giderimi de ihlalin kaynağına göre belirlemiştir. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tespit edilen ihlaller yönünden manevi tazminata hükmetmiş; bu ihlaller bakımından yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar görmemiştir.

Tazminatın değer kaybına uğratılması nedeniyle tespit edilen ihlaller yönünden ise yeniden yargılama yapılmasını gerekli bulmuştur. Bu kapsamda ihlalin ve sonuçlarının giderilmesi için kararın ilgili mahkemelere gönderilmesine karar verilmiştir. Yeniden yargılama yeterli giderim olarak görüldüğünden, bu ihlallerle bağlantılı diğer tazminat talepleri reddedilmiştir. Karar, §§ 16-18 ve hüküm bölümü

Bu ayrımın pratik karşılığı şudur: AYM'nin ihlal kararı vermesi, her şikâyet için doğrudan aynı türde bir ödeme yapılması anlamına gelmez. Bazı ihlallerde tazminat, bazılarında ise ihlalin sonuçlarını giderecek yeni bir yargısal değerlendirme öne çıkmaktadır.

Karar taşınmaz malikleri ve uygulayıcılar için ne ifade ediyor?

Karar, özellikle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açan ve hükmedilen bedelin ödenmesini bekleyen taşınmaz maliklerini ilgilendirmektedir. Uygulama açısından çıkarılabilecek temel sonuç, her şikâyet için başvuru yolunun ve sürenin ayrı değerlendirilmesidir.

Bu değerlendirmeyi yapabilmek için nihai karar, tebligat ve UYAP üzerinden öğrenme kayıtları ile ödeme belgelerinin birlikte incelenmesi yararlı olacaktır. Tazminatın hesaplandığı tarih, hükmedilen bedel, faiz ve fiilî ödeme bilgileri de değer kaybı iddiasının somutlaştırılmasına yardımcı olur. Bunlar, kararın ortaya koyduğu ayrımdan hareketle hazırlanan uygulama önerileridir.

İncelenen dosyada ödeme tarihi değer kaybı şikâyeti bakımından dikkate alınmış olsa da, bundan her türlü alacak ve değer kaybı uyuşmazlığında ödemeye kadar beklenebileceği sonucu çıkarılmamalıdır. Başvurunun konusu, kullanılabilecek etkili hukuk yolları ve dosyanın bulunduğu aşama birlikte ele alınmalıdır.

Mülkiyet hakkı ve giderim konusundaki diğer incelemelerimiz için Aynur Ceylan ve diğerleri ve mahkeme kararının uygulanması bakımından Songül Yüksel yazılarına da bakılabilir.

Karar bilgileri

Bilgi

Açıklama

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi, İkinci Bölüm

Başvuru adı

Nur Alpseymen ve diğerleri

Ana başvuru numarası

2022/76951

Karar tarihi

3 Aralık 2025

İncelenen hak

Mülkiyet hakkı - Anayasa m. 35

Sonuçlar

İlgili başvurular yönünden ihlal; bir şikâyet yönünden süre aşımı; bir başvurucu yönünden işlemden kaldırma

Oylama

Oybirliği

Resmî Gazete yayım tarihi

Doğrulanamadı

Kararın tarihi, Resmî Gazete'de yayımlanma veya veri tabanına eklenme tarihi yerine kullanılmamalıdır. Yazıdaki karar değerlendirmeleri, AYM'nin resmî karar metni esas alınarak hazırlanmıştır.

Yorumlar


© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page