Aldatılan Eş Üçüncü Kişiden Tazminat İsteyebilir mi? | 2026
Güncelleme tarihi: 6 Eyl

Eşlerden birinin evlilik devam ederken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşaması, boşanma ve tazminat bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Ancak aldatılan eşin, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden sırf bu ilişki nedeniyle manevi tazminat isteyip isteyemeyeceği uzun süre Yargıtay daireleri arasında farklı değerlendirilmiş, konu 2018 yılında İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından kesin bir ilkeye bağlanmıştır.
Kısa Cevap: Salt Aldatma Nedeniyle Üçüncü Kişiden Tazminat İstenemez
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.07.2018 tarihli, 2017/5 E. ve 2018/7 K. sayılı kararına göre; evli olduğunu bilerek bir kişiyle birlikte olan üçüncü kişiye karşı, yalnızca bu ilişki sebebiyle diğer eşin manevi tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. İçtihadı birleştirme kararı mahkemeler bakımından bağlayıcı niteliktedir.
Neden Üçüncü Kişi Sorumlu Tutulmuyor?
Yargıtay, Türk Medeni Kanunu m.185/3'teki sadakat yükümlülüğünün evlilik ilişkisinden doğduğunu ve eşler arasında geçerli bir yükümlülük olduğunu kabul etmektedir. Üçüncü kişi bu evlilik sözleşmesinin tarafı değildir. Bu nedenle üçüncü kişinin evli olduğunu bildiği kişiyle ilişki yaşaması, tek başına aldatılan eşe karşı bağımsız bir sadakat yükümlülüğünün ihlali sayılmaz.
TBK m.49/2 Uyarınca Sorumluluk Doğar mı?
Türk Borçlar Kanunu m.49/2, ahlaka aykırı bir fiille kasten başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. İçtihadı birleştirme kararında, üçüncü kişinin yalnızca evli bir kişiyle birlikte olmasının bu hüküm kapsamında otomatik olarak sorumluluk doğurmayacağı; tazminat sorumluluğunun haksız fiilin genel şartları oluşmadan yargı kararıyla genişletilemeyeceği kabul edilmiştir.
Üçüncü Kişinin Ayrı Bir Kişilik Hakkı İhlali Varsa Sonuç Değişir
Önemli istisna budur. Üçüncü kişi sadakatsizlikten bağımsız veya onunla bağlantılı olarak doğrudan aldatılan eşin kişilik haklarına saldıran ayrı bir hukuka aykırı eylemde bulunursa, manevi tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Yargıtay kararında konut dokunulmazlığının ihlali, özel hayata müdahale, sır alanına girme, özel bilgileri ifşa etme veya onur ve saygınlığı zedeleyen söz ve davranışlar bu duruma örnek gösterilmiştir.
Aldatan Eşe Karşı Manevi Tazminat Talebi Ayrıdır
Üçüncü kişiye karşı salt ilişki nedeniyle tazminat istenememesi, aldatan eşe karşı boşanma davasında tazminat talep edilemeyeceği anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu m.174/2 uyarınca, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu eşten uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir. Boşanma davasında kusur, nafaka ve tazminatın nasıl değerlendirildiğine ilişkin rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Zina Nedeniyle Boşanma Davası Açılabilir mi?
Evlilik dışı cinsel ilişki, Türk Medeni Kanunu m.161 kapsamında zina sebebine dayalı boşanma davasına konu olabilir. Ancak zina sebebine dayalı dava özel süre ve ispat kurallarına tabidir. Somut olayın ispatlanamaması veya sürelerin geçirilmesi hâlinde, olayların koşullarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılması ayrıca değerlendirilebilir.
Üçüncü Kişi ile Aldatan Eş Müteselsilen Sorumlu Olur mu?
Salt sadakatsizlik eylemi bakımından üçüncü kişinin haksız fiil sorumluluğu kabul edilmediği için, yalnızca bu nedenle aldatan eş ile üçüncü kişinin birlikte veya müteselsilen tazminattan sorumlu tutulması mümkün değildir. Ancak üçüncü kişinin ayrıca hukuka aykırı ve doğrudan kişilik hakkını ihlal eden bağımsız bir eylemi varsa, bu eylemin kendi hukuki şartları çerçevesinde değerlendirme yapılır.
Üçüncü Kişinin Evli Olduğunu Bilmesi Tek Başına Yeterli mi?
Hayır. İçtihadı birleştirme kararının sonucu bakımından üçüncü kişinin karşı tarafın evli olduğunu bilmesi dahi tek başına manevi tazminat sorumluluğu için yeterli değildir. Sorumluluk için aldatma olgusunun ötesinde, aldatılan eşin kişilik haklarına yönelik bağımsız ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir.
Üçüncü Kişinin Bağımsız Kişilik Hakkı İhlalinde Dava Süresi
Üçüncü kişinin sadakatsizlikten ayrı olarak aldatılan eşin özel hayatına, şeref ve saygınlığına veya başka bir kişilik değerine doğrudan saldırıda bulunması hâlinde tazminat talebi haksız fiil hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir.
Türk Borçlar Kanunu m.72 uyarınca haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülüyorsa bu daha uzun süre uygulanabilir.
Hangi Deliller Önem Taşır?
Boşanma davasında aldatma veya zina iddiası bakımından hukuka uygun mesaj, yazışma, fotoğraf, otel veya seyahat kayıtları, tanık anlatımları ve diğer deliller somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir. Üçüncü kişiye karşı bağımsız kişilik hakkı ihlali ileri sürülüyorsa, o ihlali gösteren ayrı delillerin bulunması gerekir. Hukuka aykırı biçimde elde edilen delillerin kullanılabilirliği ise ayrıca incelenmelidir.
Dava Dilekçesinde Talep Nasıl Kurulmalı?
Boşanma davasında eşe yöneltilecek tazminat talebi ile üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilecek bağımsız haksız fiil talebi hukuki dayanak ve taraf bakımından birbirinden farklıdır. Bu ayrımın dava dilekçesinde açık kurulması gerekir. Boşanma dava dilekçesinde vakıa, delil ve taleplerin nasıl gösterileceğine ilişkin yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının Uygulamadaki Sonucu
2017/5 E., 2018/7 K. sayılı karar sonrasında Yargıtay daireleri, yalnızca evli kişiyle ilişki yaşandığı gerekçesiyle üçüncü kişiye karşı açılan manevi tazminat davalarının reddi gerektiği yönünde kararlar vermiştir. Kararın temel ayrımı, “sadakatsizliğe katılma” ile “aldatılan eşe yönelik ayrıca bir kişilik hakkı ihlali” arasındadır. Yargıtay kararlarına resmi karar arama sistemi üzerinden erişilebilir.
Konunun genel çerçevesi ve bağlantılı hukuki sorunlar için Boşanma Davası Nasıl İlerler? Dava Aşamaları ve Avukatın Rolü başlıklı ana rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Güncel ve bağlayıcı içtihada göre aldatılan eş, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden sadece bu ilişki nedeniyle manevi tazminat talep edemez. Buna karşılık üçüncü kişinin aldatılan eşin özel hayatına, konut dokunulmazlığına, şeref ve saygınlığına veya diğer kişilik değerlerine yönelik ayrıca hukuka aykırı bir saldırısı varsa, bu eylem kendi başına haksız fiil sorumluluğu doğurabilir. Somut olayda hangi eylemin hangi hukuki sebebe dayandığının ayrıştırılması belirleyicidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özellikleri farklı sonuçlar doğurabilir. Büro iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
2026 İçin Uygulama Kontrolü
Sadakatsizlik ile üçüncü kişinin ayrı bir kişilik hakkı ihlali birbirinden ayrılmalıdır. Mesaj, paylaşım ve diğer deliller hukuka uygun biçimde korunmalı; talebin dayanağı, süreler ve güncel içtihat somut olay için değerlendirilmelidir.
İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı
Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.



Yorumlar