Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma: Soruşturma, Tedavi ve Denetimli Serbestlik
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma soruşturmasıyla karşılaşan kişinin en sık sorduğu sorular “Hemen dava açılır mı?”, “Denetim kaç yıl sürer?”, “Bir görüşmeye gidemezsem ne olur?” ve “Tedavi istersem cezalandırılır mıyım?” olur. Bu soruların cevabı, yalnızca maddenin ele geçirilmesine değil; isnadın niteliğine, önceki dosyalara, tebligatlara ve yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlıdır.
TCK m.191’deki kullanma ve kullanmak için bulundurma ile TCK m.188’deki imal ve ticaret suçları farklıdır. Ayrıca soruşturma sırasında uygulanan denetimli serbestlik, kesinleşmiş bir hapis cezasının infazında uygulanan denetimli serbestlikle aynı kurum değildir. Bu iki ayrım sürecin doğru anlaşılması için başlangıç noktasıdır.
TCK 191 hangi davranışları kapsar?
Kişinin kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması ya da kullanması TCK m.191/1’de düzenlenir. Kanuni ceza aralığı iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Bu aralık, hakkında soruşturma açılan herkesin hemen hapse gireceği anlamına gelmez; maddede özel bir erteleme, denetim ve gerektiğinde tedavi sistemi bulunmaktadır.
Suçun yalnızca maddenin fiziksel olarak ele geçirilmesiyle sınırlı olmadığı da bilinmelidir. Buna karşılık bir test sonucu, arama tutanağı veya bir başkasının anlatımı dosyanın bütününden bağımsız yorumlanmamalıdır. Maddenin niteliği, numunenin kime ait olduğu, işlem zamanı ve delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği incelenir.
Kullanma ile ticaret arasındaki fark nasıl belirlenir?
TCK m.188; satma, satışa arz etme ve başkasına verme gibi fiilleri de düzenler. Dolayısıyla yalnızca para alınmamış olması, yapılan işlemin mutlaka kişisel kullanım kapsamında kalacağını göstermez. “Ben de kullanıyorum” açıklaması da başkasına verme veya ticaret iddiasını tek başına ortadan kaldırmaz.
Dosyada maddenin türü ve miktarı kadar ele geçiriliş koşulları, bulundurma amacı, iletişim ve para hareketleri, diğer kişilerin anlatımları ve maddi bulgular birlikte değerlendirilmelidir. Kanunda herkes için geçerli tek bir gram sınırının altında kalınca ticaret suçunun oluşmayacağı şeklinde genel bir güvence yoktur. Bu nedenle internetteki miktar tablolarından kesin sonuç çıkarılması sakıncalıdır.
Şüpheli, isnadı ve dayanaklarını öğrenme, avukat yardımından yararlanma, susma ve lehe delillerin toplanmasını isteme haklarına sahiptir. Gerçeğe aykırı bir açıklama hazırlamak yerine olayın ve belgelerin avukatla değerlendirilmesi gerekir. Arama veya dijital inceleme söz konusuysa arama sırasında haklar ve telefon-bilgisayara el koyma rehberleri de yararlıdır.
Beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi nedir?
TCK m.191/2 kapsamında savcı, CMK m.171’deki genel erteleme koşullarını aramadan beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir. Şüpheliye yükümlülükler, yasaklar ve bunlara uyulmamasının sonuçları açıklanır; karar kolluğa da bildirilir. Bu karar bir beraat veya kesinleşmiş mahkûmiyet değildir.
Özel düzenlemenin uygulanabilmesi için dosyanın gerçekten m.191 kapsamında bulunması gerekir. Daha önceki ihlal nedeniyle m.191/4 uyarınca kamu davası açıldıktan sonra, aynı maddenin birinci fıkrasındaki suçun yeniden işlendiği iddiasına ilişkin soruşturmada m.191/6 gereğince yeniden erteleme kararı verilemez. Bu nedenle yalnızca yeni dosyaya bakıp “ilk kez yakalandım” açıklamasıyla sonuç belirlenmemeli; önceki karar ve tarihler de kontrol edilmelidir.
Erteleme süresi boyunca yükümlülüklere uygun davranılması ve yasakların ihlal edilmemesi hâlinde m.191/7 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Süre dolunca dosyanın sonucunun da kontrol edilmesi, karar örneğinin saklanması ve varsa hatalı kaydın değerlendirilmesi yararlıdır.
Denetim ve tedavi ne kadar sürer?
Erteleme döneminde asgari bir yıl denetimli serbestlik uygulanır. Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya doğrudan savcı kararıyla, altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Gerek görülürse denetim süresi içinde tedavi uygulanır. Bir yıllık ilk denetim süresinin tamamlanması, beş yıllık erteleme döneminin de bittiği anlamına gelmez.
Güncel m.191/3 ayrıca savcının, erteleme süresi içinde kullanımı tespit etmek amacıyla kişiyi yılda en az iki kez ilgili kuruma sevk etmesini öngörür. Tebligatta, denetim planında ve sağlık kuruluşunun bildiriminde yer alan tarihler ayrı ayrı takip edilmelidir. Başvuru, görüşme, program ve tıbbi değerlendirme yükümlülüklerinin kapsamı dosyadaki kararlardan öğrenilmelidir.
İş veya okul düzeninin bulunması yükümlülükleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ulaşım, sağlık veya başka bir nedenle sorun yaşanıyorsa bunu sonradan sözlü olarak açıklamakla yetinmek yerine, ilgili birime gecikmeden başvurmak ve durumu belgelemek gerekir. Yükümlülüğün değiştiği veya mazeretin kabul edildiği yazılı olarak doğrulanmadan eski programa uyma zorunluluğunun kalktığı varsayılmamalıdır.
Bir randevuyu kaçırmak veya tekrar kullanmak ne sonuç doğurur?
TCK m.191/4 farklı ihlal biçimlerini ayırır. Yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar edilmesi bir ihlal nedenidir. Tekrar kullanmak için madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak ise ayrıca sayılan ihlal nedenleridir. Yükümlülüğe uymama yönünden aranan ısrar şartı, tekrar kullanım için de aynı şekilde aranıyormuş gibi düşünülmemelidir.
Tek bir randevuya katılamama konusunda sonuç; tebligat, uyarı, mazeret, önceki davranışlar ve dosyadaki işlemler üzerinden değerlendirilir. “Bir kez gitmedim, kesin hapis” veya “ilk ihlalin sonucu olmaz” şeklinde iki uç genelleme de doğru değildir. Mazeret varsa rapor, başvuru kaydı ve diğer belgeler gecikmeden ilgili birime sunulmalı; alınan kararın başvuru yolu izlenmelidir.
Erteleme dönemi içindeki tekrar kullanım veya kullanmak için edinme/bulundurma, m.191/5 gereğince ihlal nedeni sayılır ve ayrıca bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Ancak ihlal üzerine dava açılmasından sonraki yeni fiiller için farklı kurallar vardır. Olay tarihleri ile erteleme ve dava tarihlerini bir çizelgede toplamak bu ayrımı görünür kılar.
Kişi kendisi tedavi isterse ne olur?
TCK m.192/4 özel bir düzenleme içerir: Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi isterse cezaya hükmolunmaz. Bu hâlde ilgili kamu görevlileri ve sağlık mesleği mensupları bakımından maddede belirtilen suçu bildirme yükümlülüğü de doğmaz.
Bu hüküm, başlamış her soruşturmanın sonradan tedavi talebiyle otomatik kapanacağı anlamına gelmez. Başvuru ile soruşturmanın başlangıç zamanı ve kanuni şartlar önemlidir. Tedaviye erişim ise yalnızca ceza dosyasının sonucuna bağlanmamalıdır; uygun sağlık kuruluşundan profesyonel yardım alınabilir. Etkin pişmanlığın diğer biçimleri de m.192’de ayrıca düzenlenir ve kendi koşullarını gerektirir.
Sicil ve infaz bakımından hangi ayrım yapılmalı?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi mahkûmiyet hükmü değildir. CMK m.171/5 bu kararların kendilerine özgü bir sisteme kaydedilmesini ve kullanım amaçlarını düzenler. Bu yüzden bir erteleme kararını doğrudan kesinleşmiş hapis cezasıyla aynı görmek de hiçbir kayıt bulunmadığını varsaymak da yanlıştır. Adli sicil belgesinde veya bir kurum işleminde karşılaşılan somut kayıt ayrıca incelenmelidir.
TCK m.191’deki denetim, soruşturmanın özel koşullarla ertelenmesine ilişkindir. Kesinleşmiş hapis cezasının toplum içinde infazına ilişkin denetimli serbestlik ise ayrı koşullara tabidir. Kesinleşmiş hüküm varsa İnfaz Hukuku Rehberi içindeki ilgili başlıklarla birlikte değerlendirme yapılmalıdır.
Dosya hazırlık ve takip listesi
Erteleme, denetim, tedavi ve varsa dava açılması kararlarının tamamını toplayın.
Her kararın tebliğ tarihini, başvuru süresini ve ilgili birim bilgilerini kaydedin.
Görüşme, sevk, test ve tedavi randevularını tek takvimde izleyin; katılım belgelerini saklayın.
Mazeret başvurularını, sağlık belgelerini, uyarıları ve bunlara verilen cevapları dosyalayın.
Önceki soruşturma numaralarını ve olay tarihlerini ayrı bir kronolojiye yerleştirin.
Arama, el koyma, laboratuvar raporu ve ifade tutanağındaki somut itirazları belgeleriyle belirleyin.
Sık sorulan sorular
Denetim bitince dosya hemen kapanır mı?
İlk denetim süresi ile beş yıllık erteleme süresi aynı değildir. Dosyanın kapanması için özel düzenlemedeki koşulların tamamlanması ve ilgili kararın verilmesi gerekir.
Erteleme kararına itiraz edilebilir mi?
TCK m.191/9’un gönderme yaptığı CMK hükümleri çerçevesinde erteleme kararına itiraz değerlendirilebilir. Kararın içeriği, bildirim tarihi ve gösterilen kanun yolu kontrol edilmelidir; bir itirazın yükümlülükleri kendiliğinden kaldırdığı varsayılmamalıdır.
Arkadaşıma ücretsiz verdim; yine ticaret iddiası olabilir mi?
Olabilir. TCK m.188 yalnızca bedel karşılığında satmayı düzenlemez; başkasına verme de maddede sayılır. Fiilin hukuki niteliği olayın bütününe göre belirlenir.
Avukat olmadan ifade vermek zorunda mıyım?
Avukat yardımından yararlanma hakkınız vardır; zorunlu müdafilik koşulları ayrıca değerlendirilir. İsnadı öğrenmeden ve haklar açıklanmadan süreci yalnızca bir formalite olarak görmeyin. İfade sırasında haklar rehberi hazırlık için kullanılabilir.
İlgili rehberler ve resmî kaynaklar
Soruşturma ve yargılama başlıklarına Ceza Hukuku Rehberi, hukuki desteğin kapsamına Ceza Hukuku hizmetlerimiz sayfasından ulaşabilirsiniz.
Hukuki kontrol tarihi: 28 Ekim 2026. Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.188, 191 ve 192; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.147, 149–150 ve 171. Genel bilgilendirmedir; önceki dosyalar, tebligatlar ve tıbbi değerlendirmeler kişiye özgü olarak incelenmelidir.
