Tanıma ve Tanımanın İptali | 2026
- Üzeyir AHISKALI
- 5 gün önce
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Tanıma, çocuk ile başka bir erkek arasında mevcut bir soybağı bulunmadığı durumda, babanın kanunda öngörülen resmî yollardan biriyle yaptığı beyan sonucunda çocuk ile baba arasında soybağı kurulmasını sağlayan hukuki işlemdir. Uygulamada çoğunlukla evlilik dışında doğan çocuklar bakımından gündeme gelir. Çocuk başka bir erkekle soybağı ilişkisi içindeyse, bu bağ ortadan kaldırılmadan geçerli bir tanıma yapılamaz.
Geçerli tanıma, çocuk ile baba arasında soybağı kurar ve nüfus kaydına yansır. Tanıma işleminin gerçeğe aykırı olduğu veya irade sakatlığı bulunduğu ileri sürülüyorsa tanımanın iptali davası gündeme gelir.
Tanıma Nasıl Yapılır?
TMK m.295 tanımanın şekillerini sınırlı biçimde düzenler. Baba, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurabilir; ayrıca resmî senette ya da vasiyetnamesinde tanıma beyanında bulunabilir. Tanıyan küçük veya kısıtlıysa veli ya da vasisinin rızası da gerekir.
Tanıma beyanı ilgili nüfus müdürlüklerine bildirilir. Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüğü de tanımayı çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına bildirir. Bu bildirim, sonradan açılabilecek iptal davalarında süre hesabı bakımından önem taşıyabilir.
Tanıyan Kişi Tanımayı İptal Ettirebilir mi?
Evet. TMK m.297 uyarınca tanıyan kişi; yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. Bu dava anaya ve çocuğa karşı açılır. Burada tartışma yalnızca biyolojik babalık değil, tanıma iradesinin geçerli biçimde oluşup oluşmadığıdır.
Tanımanın İptalini Başka Kimler İsteyebilir?
TMK m.298’e göre ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilir. Bu dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir.
Bu gruptaki davalarda temel iddia tanıyan kişinin biyolojik baba olmadığıdır. TMK m.299, kural olarak davacıyı bu hususu ispatla yükümlü tutar; ancak ana veya çocuk tarafından açılan davalarda ispat yükünün doğması için önce tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin inandırıcı kanıtlar göstermesi gerekir.
Tanımanın İptali Davasında Süreler Ne Kadardır?
TMK m.300’e göre tanıyanın dava hakkı, iptal sebebini öğrendiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Diğer ilgililer bakımından da tanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrenmeden itibaren bir yıllık, her hâlde tanımadan itibaren beş yıllık süre öngörülmüştür.
Çocuğun dava hakkı ise ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Kanun ayrıca süreler geçmiş olsa bile gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa, bu sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılmasına imkân tanır. Bu nedenle öğrenme tarihi ve haklı gecikme sebebi somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Tanımanın İptali ile Babalık Davası Arasındaki Fark Nedir?
Tanımanın iptali davası mevcut bir tanıma işleminin ortadan kaldırılmasını amaçlar. Babalık davası ise çocuk ile biyolojik baba arasında henüz kurulmamış soybağının mahkeme kararıyla kurulmasına yöneliktir. Bu nedenle bir tanımanın iptalinden sonra biyolojik baba ile soybağı ayrıca tanıma veya babalık davası yoluyla kurulabilir.
Sık Sorulan Sorular
Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk tanınabilir mi?
Hayır. Mevcut soybağı ilişkisi geçersiz kılınmadan başka bir erkek tarafından geçerli tanıma yapılamaz.
Tanıyan kişi sonradan vazgeçerek tanımayı geri alabilir mi?
Tanıma serbestçe geri alınabilen bir işlem değildir. İptal için TMK m.297’deki yanılma, aldatma veya korkutma sebeplerinden biri ileri sürülmeli ve dava yoluna başvurulmalıdır.
Tanıma iptal edilince biyolojik baba otomatik olarak değişir mi?
Hayır. İptal, mevcut tanımaya dayalı soybağını ortadan kaldırır. Yeni soybağının kurulması gerekiyorsa ayrıca tanıma veya babalık davası gündeme gelir.
Soybağına ilişkin diğer konular için Babalık Davası ve Soybağının Kurulması rehberimizi, Soybağının Reddi Davası yazımızı ve Aile Hukuku çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır.
Uygulamada Pratik Değerlendirme
Aile hukuku uyuşmazlıklarında tarafların ve çocukların güncel durumu, olayların kronolojisi, ekonomik ve sosyal koşullar ile hukuka uygun şekilde elde edilmiş deliller birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle çocukları ilgilendiren konularda çocuğun üstün yararı temel değerlendirme ölçütlerinden biridir.
Sık Sorulan Soru
Aile hukuku uyuşmazlığında dava öncesi nasıl hazırlık yapılmalıdır?
Olayların tarih sırasına konulması, mevcut karar ve tutanakların, gelir ve gider belgelerinin ve hukuka uygun delillerin düzenli biçimde toplanması uyuşmazlığın doğru hukuki zeminde değerlendirilmesini kolaylaştırır.
İletişim ve Aile Hukuku Çalışma Alanı
Büro iletişim bilgileri, randevu kanalları ve aile hukuku çalışma alanına ilişkin açıklamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.



Yorumlar