top of page

AİHM Lacote/Belçika Kararı: Tanık Sorgulama Hakkı ve Yargılamanın Bütünlüğü

Yazarın fotoğrafı: Üzeyir AHISKALI
Üzeyir AHISKALI
12 Eyl
2 dakikada okunur
Lacote / Belçika kararı: tanık sorgulama hakkı, başvuru no: 17596/23

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanan Lacote/Belçika kararında, sanığın iki aleyhe tanığı duruşmada sorgulatamamasını adil yargılanma hakkı yönünden değerlendirmiştir. Mahkeme, başvuruyu kabul edilebilir bulmuş; esas incelemesinde ikiye karşı beş oyla ihlal bulunmadığına karar vermiştir. Davalı devlet Belçika’dır; karar Türkiye hakkında verilmemiştir.

Uyuşmazlığın konusu

Başvurucu, yokluğunda verilen mahkûmiyet kararına itirazı üzerine yapılan yeniden yargılamada, soruşturma aşamasında aleyhine beyanda bulunan P.J. ve J.M. adlı iki tanığın dinlenmemesinden şikâyet etmiştir. İnceleme, bu tanıkların beyanlarının mahkûmiyetteki ağırlığına ve savunmanın karşılaştığı güçlüklerin giderilip giderilmediğine odaklanmaktadır.

Karar ne diyor?

AİHM; tanığın duruşmaya katılmamasının haklı nedenini, önceki beyanının mahkûmiyetin tek veya belirleyici dayanağı olup olmadığını ve savunma bakımından yeterli dengeleyici güvencelerin bulunup bulunmadığını birlikte incelemiştir. Değerlendirme yalnızca bir duruşma aşamasıyla sınırlanmamış, soruşturma dâhil yargılamanın bütünü dikkate alınmıştır.

Mahkeme, tanıkların dinlenmemesine ilişkin gerekçenin açıkça ortaya konulmasını tercih edilir bulmuştur. Bununla birlikte çoğunluk; mahkûmiyetin birbiriyle uyumlu başka delillere dayanmasını, iki tanığın beyanlarının tek veya belirleyici delil olmamasını, başvurucunun avukatlarıyla savunma yapabilmesini, talep ettiği yirmi başka kişinin dinlenmesini ve mahkûmiyetin ayrıntılı gerekçesini birlikte değerlendirmiştir. Sonuçta AİHS’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3. fıkrasının (d) bendinin ihlal edilmediğine hükmedilmiştir.

İki hâkim ise ortak karşıoylarında tanıkların dinlenmemesi için yeterli neden gösterilmediğini ve beyanlarının öneminin gerektiği gibi değerlendirilmediğini savunmuştur. Dolayısıyla karar oybirliğiyle verilmiş bir ihlalsizlik kararı değildir.

Kimi ilgilendiriyor?

Karar; ceza yargılamalarında aleyhe tanıkların dinlenmesini isteyen sanıklar, müdafiler ve önceki tanık beyanlarının hükümde kullanılmasına ilişkin itirazları değerlendiren hukukçular için önem taşımaktadır.

Türkiye’deki uygulama bakımından anlamı ve sınırları

Türkiye bakımından çıkarılabilecek uygulama notu, tanık dinletme talebinin dosyayla somut bağının kurulmasıdır: Tanığın hangi olguyu açıklayacağı, beyanındaki hangi çelişkinin sorgulanacağı, bu beyanın hükümdeki ağırlığı ve sorgulama yapılamamasının savunmaya etkisi ayrı ayrı gösterilmelidir. Ret kararının gerekçesi ve savunmaya sağlanan diğer imkânlar da birlikte değerlendirilmelidir. Bu paragraf, karardaki Sözleşme ölçütlerinden hareketle hazırlanmış bir uygulama değerlendirmesidir.

İhlal bulunmaması, aleyhe tanıkların genel olarak dinlenmeyebileceği anlamına gelmez. Mahkeme, tanık sorgulama hakkının kural olarak güvence altında olduğunu yinelemiştir. Ayrıca başvuru usulden reddedilmemiştir: İç hukuk yollarının tüketilmediği itirazı reddedilmiş ve esas incelenmiştir. Karar Türk mevzuatını değiştirmemekte; Belçika’daki yargılama düzeninin Türkiye’ye aynen aktarılmasını gerektirmemektedir.

Karar bilgileri ve kesinleşme durumu

Karar: Lacote/Belçika (Lacote c. Belgique). Başvuru no: 17596/23. Kararı veren: AİHM Birinci Bölüm, Daire. Müzakere ve kabul tarihi: 7 Temmuz 2026. Kararın açıklanma, yazılı bildirim ve resmî basın duyurusu tarihi: 10 Eylül 2026; duyuru kimliği: ECHR 218 (2026).

Sonuç: Başvurunun kabul edilebilirliğine oybirliğiyle; AİHS 6 §§ 1 ve 3 (d) yönünden ihlal bulunmadığına ikiye karşı beş oyla karar verilmiştir. 11 Eylül 2026 itibarıyla incelenen resmî metin, kesinleşmenin AİHS 44 § 2 koşullarına tabi olduğunu belirtmektedir; karar kesinleşmiş olarak sunulmamaktadır. Kanun değişikliği olmadığından ayrıca yürürlük veya geçiş hükmü bulunmamaktadır.

Resmî kaynaklar

İnceleme özellikle kararın 55–61, 64–87. paragrafları, hüküm bölümü ve ortak karşıoya dayanmaktadır. Fransızca resmî metinden hazırlanmış özgün Türkçe özettir; resmî Türkçe çeviri değildir. Genel bilgilendirme amacı taşır; somut uyuşmazlık ayrıca değerlendirilmelidir.

Yorumlar


© 2026 Ahıskalı Hukuk & Danışmanlık 

  • LinkedIn
bottom of page